Connect with us

TEKNOLOJİ

Türk biyoteknoloji şirketi antibiyotiksiz et ve süt için harekete geçti

Kuantum biyolojisi alanında tedavisi olmayan hastalıklara yönelik bilimsel çalışmalar yapan AVB Biyoteknoloji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tunç,  geliştirdikleri sinyal tedavisi sisteminin hayvanlarda kullanılması ile hayvan sağlığında herhangi bir ilaç ve kimyasal kullanımına gerek kalmayacağını söyleyerek antibiyotiksiz et ve süt üretiminin de mümkün olabileceğini açıkladı.

AVB Biyoteknoloji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tunç, 2020 yılında buluşunu yaptıkları kuantum tünelleme tekniği ile kullanılan sinyal tedavisi sisteminin hayvan tedavilerinde kullanılmaya başlanacağını duyurarak AVB Biyoteknoloji iştiraki olarak kurulan Vetbitech şirketi ile tüm dünyada aktif olarak tedavilerin yürütüleceğini söyledi.

“HAYVAN SAĞLIĞINDA HERHANGİ BİR İLAÇ VE KİMYASAL KULLANIMINA GEREK YOK”

Yaklaşık 1 milyar insanda henüz hayata geçmemiş ve tedavisi olmayan birçok hastalığın geliştirdikleri tedavi ile artık hayvanların da tedavi edilebileceğini belirten Tunç, “Özellikle et ve süt üretimi amacıyla yapılan hayvan yetiştiriciliğinin toplum sağlığı açısından çok önemli. Çiftlik hayvanlarında kullanılan ilaçlar nedeniyle son yıllarda bakterilerde direnç gelişmiş ve bu etki insanlarda da net olarak görülmeye başlanmıştır. Geliştirdiğimiz tedavi ve alt yapısını oluşturan teknoloji sayesinde hayvan sağlığında herhangi bir ilaç ve kimyasal kullanımına gerek kalmamaktadır. Bu sayede antibiyotiksiz et ve süt üretimi mümkün olabilmektedir. Tedavilerimiz yaygınlaştıkça, kullanan toplumların sağlığı açısından dirençli bakteri mevhumu da yavaş yavaş ortadan kalkmış olacaktır” dedi.

“HAYVANDAN İNSANA BULAŞAN ENFEKSİYONLAR ORTADAN KALKACAK”

Hayvanlarda hangi hastalıkların tedavisinin yapılacağını açıklayan Tunç, “Bu durumun yanı sıra hayvanlardan insanlara bulaşma ihtimali olan bazı virüsler toplum sağlığını tehdit edebilmektedir. Keza bu nedenle toplu hayvan itlafları da yapılmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz tedavi teknolojisi sayesinde yakın gelecekte bir daha bu tür olumsuz durumlar yaşanmayacak. Çünkü sadece virüsün tek bir türü değil, tüm mutasyonlarına etki edebilen ve bunu vücut içinde yok edebilen üstün bir teknolojiden söz ediyoruz. Tüm virüs türleri başta olmak üzere, bakteri ve mantarların sebep olduğu enfeksiyonlar ile insanlarda henüz geçerli tedavisi olmayan sepsis, inme, felç tedavileri ile Miyelit, Ensefalit, Nefrit, Pankreatit gibi iltihabi hastalıkların tedavilerinin yanı sıra artık ameliyatsız olarak beyinde hidrosefali, pıhtı ve ödem tedavileri yapılabilecek. Kısacası milyon dolarlar harcanarak yapılamayan tedavileri hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

“HAYVANCILIK SEKTÖRÜ 2 TRİLYON DOLARDAN FAZLA HACME SAHİP”

Hayvan tedavilerinin maliyetinden örnek veren Tunç, “Sadece sepsis nedeniyle yeni doğan buzağı ölümlerinin dünyaya maliyeti, yıllık ortalama 50 milyar dolar seviyelerindedir. Bizim tedavi teknolojimizin yüksek ölümcül seviyedeki sepsis üzerindeki etkisi yüzde 100 olarak kanıtlandı ve bilimsel çalışmalarımızda ispatladık. Geliştirdiğimiz bu tedavi teknolojisi, sadece çiftlik hayvanlarında değil, pet hayvanlarında dahil olduğu alanlardaki kayıpları en aza indirecek seviyede bir donanıma sahip. Rekabet gücü yüksek bir şirketiz ve geliştirdiğimiz bu teknoloji sayesinde de dünyada söz sahibi konuma geleceğimizden hiç şüphemiz yok” ifadelerini kullandı.

“GERÇEK ZAMANLI TEDAVİ TAKİP SİSTEMİ”

Tedavi ürünlerinin, yüksek bir kalite yönetim sistemi ve mevzuatlar gereği takip edilme zorunluluğuna tabi olduğunun altını çizen Tunç, “Tedavi ürünlerinin takipleri maalesef yeterince şeffaf olmayan şekilde yapılmaktadır. Biz mevcut standartları yukarı çekerek, gerçek zamanlı bir ürün ve hasta tedavisi takip sistemi haline getirdik. Yapay zekalı bir cihaz kullandığımız için dünyanın neresinde ne tür tedaviler yapıldığını, bu tedavileri kimlerin yaptığını, hangi hastaya ve hastalığa uygulandığını eş zamanlı olarak görebilme imkanı sunuyor. Böylelikle teknolojimiz ve tedavilerimiz tüm dünyada şeffaf olarak anlık izlenebilecektir. Bu sistem ile dünyanın en büyük bilimsel veri kaynağını da oluşturmuş oluyoruz. Bu uygulamayı da dünyada ilk defa hayata geçiren şirket olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.