Türkiye
Tuncer Bakırhan: Bizim İran’daki savaşa ilişkin tavrımız nettir
DEM Parti Van İl Başkanlığı öncülüğünde nevruz kutlamaları, Özgürlük ve Demokrasi Nevruzu sloganı ile Van Kalesinin güneyindeki Atatürk Kültür Parkında yapıldı. Polisin güvenlik önlemi aldığı alana gelenler, kurulan 2 güvenlik barikatından geçirildi, üst aramaları yapıldı. Kutlamalara, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Dem Parti Van milletvekilleri, yurt içi ve yurt dışından davetliler katıldı.
Alanda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Orta Doğu’nun yangın yeri olduğunu belirterek, “Neredeyse Orta Doğunun her başkentine bombalar yağıyor. Sınırlar yara bere içerisinde. Bunun tek bir sebebi var. Demokrasi olmayan ve ülkesinde özgürlük olmayan bütün ülkelerde huzur yok. Demokratik değerleri benimsemeyen ülkeler, hegemonik güçlerin, emperyal güçlerin müdahalelerine zemin hazırlıyor. Bakın, hemen yanı başımızda İran var. İran yıllarca şah rejiminin zulmünü gördü. 40-50 yıldır da molla rejiminin zulmünü görüyor. İranda demokrasi olmadığı için Kürtlerin, Beruçların, Azerilerin, kadınların ve farklı yaşam biçimi olan insanların demokratik hakları dikkate alınmadığı için İran yıkımı yaşıyor. Bizim İrandaki savaşa ilişkin tavrımız nettir. Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de baskıcı idam sehpası kuran molla rejimini destekliyoruz” dedi. Bakırhan, İran’ın, kimliklerin özgür olduğu bir yaşamla huzur bulabileceğini söyledi.
‘SÜREÇ SADECE KÜRTLERİN DEĞİL, 86 MİLYONUN SÜRECİDİR’
Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Değerli arkadaşlar, bakın 27 Şubatta Öcalanın çağrısını hep beraber gördük. Aslında Öcalan bu baskı ve emperyal müdahaleleri ön görerek böyle bir süreç başlattı. Öcalanın amacı İranın da bölge ülkelerinin de emperyal müdahalelere uğramaması için kendi ülkelerindeki hakların ve inançların demokratik haklarının tanınması içindi. Ama İran bunu okumadı ve anlamadı. Bugün kendi halkına bir kırım ve zulüm getirdi. 27 Şubat Orta Doğudaki karanlığa bir ışıktı, bir aydınlıktı. Onun için 27 Şubat deyip küçümsememek lazım. Vandan 2-3 çağrı yaparak konuşmamı bitirmek istiyorum. Önce devlete ve iktidara bir çağrı yapıyorum. Gelin demokratik dönüşüme duyarlı bir hale gelin diyoruz. Kurtuluşta Kürtler vardı, öyle mi? Çanakkalede biz vardık. Gaziantepte Vanlılar vardı. Urfada Karslılar, Siirtliler ve Amedliler vardı. Kurtuluşta olan Kürtlerin hakkını ve hukukunu teslim edin diyoruz. Bir mesajımız da Türkiye kamuoyuna. Bu süreç sadece Kürtlerin süreci değil, 86 milyonun sürecidir. Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiyede yaşayan herkes içindir. Herkes müsterih olsun. Bu süreç Türkiyeyi bölen bir süreç değil, aksine birleştiren, kardeşleştiren, eşitleştiren bir süreç olacaktır. Onun için Türkiyede yaşayan bütün yurttaşlarımızın bu sürece katkı sunmasını istiyoruz.”