Politika
TBMM Genel Kurulu’nda, Türkiye ve OECD arasında imzalanan uluslararası anlaşma kabul edildi
TBMM Genel Kurulu, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1er dakikalık konuşmalar, grup başkanvekillerinin gündeme ilişkin değerlendirmeleri ve siyasi partilerin TBMM Başkanlığına sunduğu önergelerin ardından Türkiye ile OECD arasında, ‘OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Yenilenmesine Yönelik Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’ üzerine görüşmelere başlandı.
‘DIŞ POLİTİKA KUYUMCU SARRAFLIĞINDA YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR ALAN’
Teklif üzerine söz alan Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, “OECD, ‘Olsa da olmasa da olur’ denilebilecek bir kuruluş. Niye? Çünkü 1945te kurulan dünya düzeninin insanlığa bir huzur getirmediği, küresel sistemin artık gücü yeten yetene düzenine döndüğü ve bugün İran-Amerika müzakerelerinde olduğu gibi bölgemizin ateş çemberine çevrilmek istendiği bir ortamda, biz bugün bu OECD teklifine ‘evet’ diyebiliriz. Ekonomik kalkınma, iş birliği teklifine ‘evet’ diyebiliriz ama bu, sadece herhangi bir şekilde diplomaside bir adım atmış olduğumuz sonucunu doğurur ama son tahlilde biliniz ki dış politika kuyumcu sarraflığında yürütülmesi gereken bir alandır. Türkiye kendi güvenliğini korumak ve bu bölgede ayakta kalmak istiyorsa çok taraflı diplomasiyi, D-8i hayata geçirerek bundan kurtulabiliriz” ifadelerini kullandı.
‘OFİSİN KURULMASI TÜRKİYE’Yİ OECD ORTALAMALARINDA ÜST SIRALARA TAŞIYACAK MI?’
İYİ Parti grubu adına konuşan Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, “Elbette, Türkiyenin kurucu üyesi olduğu OECDyle iş birliği yürütmesi önemlidir. Uluslararası kuruluşlarla temas diplomatik ve ekonomik görünürlük açısından değerlidir, buna kimsenin itirazı yoktur, olamaz. Ancak bugün burada sormamız gereken soru şudur; Bir OECD ofisinin İstanbulda bulunması Türkiyeyi OECD ortalamalarında üst sıralara taşımaya yeter mi? Bence asıl tartışmamız gereken konu budur. OECDyi ‘bir temsil ofisleri organizasyonu’ gibi görmek son derece yanlıştır. OECD veriye dayalı karşılaştırmalar yapan; ülkelerin eğitimden ekonomiye, hukukun üstünlüğünden kamu yönetimine kadar performanslarını ölçen bir kuruluştur. Dolayısıyla başarı ofis açmaktan çok o verilerde ilerlemekten ve ortalamalarda yükselmekten geçmektedir” diye konuştu.
‘PROTOKOLU ONAYLIYORUZ’
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya ise teklif üzerine, “Türkiye, OECDnin kurucu üyelerinden biri olmasına rağmen bugün o örgütün demokrasi, insan hakları, şeffaflık kriterlerinin çok uzağına düşmüş durumda. Biz diyoruz ki, bu ülke halklarının hakkı OECD ortalamalarının altında ezilmek değil üzerine çıkmaktır. Bunun yolu da kayıt dışı ekonomiyi bitirmekten, vergide adaleti sağlamaktan, eğitimi laik ve bilimsel bir temele oturtmaktan, sağlıkçının hakkını vermekten, eğitimcinin hakkını vermekten ve daha önemlisi, en önemlisi demokrasiyi, demokratik bir düzeni yeniden inşa etmekten geçer. OECD İstanbul Merkezi bu eşitsizlik rejimini, bu kayıt dışı istihdamı ve bu demokratik çöküşü örtme hesabında kamu denetimine kapalı, israfçı bir yapının sembolü olmaktan çıkarılmalıdır. DEM Parti olarak bu protokolü onaylıyoruz. Ancak hesap verebilirlik, şeffaflık ve halk yararı ilkesine dayalı bir zemin oluşturulmadan bu tür girişimlerin yurttaşlara bir fayda sağlamayacağını da bir kere daha hatırlatıyoruz” dedi.
‘ÜLKEMİZİN ULUSLARARASI KURULUŞLARDA GÜÇLÜ OLMASINI DESTEKLERİZ’
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Namık Tan, “CHP olarak biz, ülkemizin üyesi bulunduğu uluslararası kuruluşlarda güçlü ve etkin olmasını kuvvetle destekleriz. Bu amaca hizmet ettiğini düşündüğümüz her girişime de destek veririz. Dolayısıyla tasarıya komisyonda ‘Evet’ oyu verdik. Zira, biz ülkemizin itibarı meselesinin partiler üstü olduğuna inanıyoruz. Keşke bu anlayışı iktidar koalisyonuna mensup arkadaşlarda da görebilseydik. Keşke ülkemizi ilgilendiren tüm hayati konularda parti ayrımı gözetmeden ve mecliste temsil edilen hiçbir partiyi dışlamadan kararlarımızı alabilseydik. Keşke iktidar mensubu arkadaşlarımız dış siyasetteki meseleleri kendi iç siyasetleri için malzeme etmeyi alışkanlık haline getirmeselerdi” diye konuştu.
TEKLİF KABUL EDİLDİ
Siyasi parti temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelerin ardından Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, teklifi oylamaya sundu. Yapılan oylama sonucunda teklif, kabul edildi.
GENEL KURUL KAPANDI
Ardından Meclis Başkanvekili Bozdağ, birleşimi 3 Mart Salı günü toplanmak üzere kapattı.