Connect with us

POLİTİKA

Soruşturma başlatıldı! Atilla Peker, “Belimde silahla uçağa bindim”

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’in Gazeteci Kutlu Adalı cinayetine ilişkin yaptığı açıklamaların ardından harekete geçti. Başsavcılık soruşturma başlattı.

Gazeteci Kutlu Adalı cinayetine ilişkin organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker, gündeme bomba gibi düşecek açıklamalarda bulunmuştu. Bu iddiaları Atilla Peker, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek yargıya taşımıştı. Konuyla ilgili olarak Atilla Peker’in dilekçesi Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Başsavcılık iddialarla ilgili soruşturma başlattı.

“KUTLU ADALI’NIN CİNAYETİYLE İLGİLİ OLARAK SORUŞTURMA BAŞLATILDI”

Konuyla ilgili olarak Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamada bulundu. Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı, “Atilla Peker adlı şahsın Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderdiği ‘Gazeteci Kutlu Adalı’nın Kıbrıs’ta öldürülmesi’ olayına ilişkin çeşitli iddialar içeren dilekçesinin teslim alınması ve yapılan ilk değerlendirme sonucu iddiaya konu suçlarla ilgili Türk adli makamlarının soruşturma ve kovuşturma yapmasının Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca olanaklı olduğu kanaatine varılması üzerine dilekçe içeriğinde bahsi geçen suç iddialarıyla ilgili derhal soruşturma başlatılmıştır.

“KKTC İLE YAZIŞMALAR BAŞLADI”

Soruşturma kapsamında cinayet olayının gerçekleştiği KKTC adli makamlarından ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin temin edilmesi amacıyla gereken yazışmaların yapılması ve yine ülkemiz dahilinde bulunan muhtemel delillerin temini ile dilekçe sahibinin ayrıntılı beyanının alınması için çalışmalara başlanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

“KORKUT EKEN BANA SİLAH VERDİ BELİMDE SİLAHLA UÇAĞA BİNDİK”

Atilla Peker’in 25 Mayıs tarihli Kutlu Adalı cinayetine ilişkin savcılığa verdiği dilekçede şu ifadeler yer aldı, “Kardeşim Reis Sedat Peker beni 1996 yılı Mart ya da Nisan ayında aradı. Ankara Sheraton Otel’e gelmemi istedi. Ben de isteğine uyarak bulunduğu yere gittim. Orada Korkut Eken ile kendisinin bulunduğu ortamda Kıbrıs’a Korkut Eken ile birlikte gitmem gerektiğini, polis ve askerlerimizi şehit eden terörist kişilerin bulunduğunu ve bu kişilerin öldürülmesi gerektiğini söylediler. Ertesi gün ben Korkut Eken ile THY’nin tarifeli uçağı Kıbrıs’a gitmek üzere kontrol yapılmadan uçağı doğru geçerken önce memurlara cebinden çıkardığı birkaç kimlik arasından seçerek Mustafa kimliğini gösterdi ve kendini kaydettirdi. Korkut Eken bana Jeriko bir silah verdi ve ben belimde silah olmak suretiyle uçağı bindik.

“KUTLU ADALI’NIN EVİNİN ÇEVRESİNDE KEŞİF YAPTIK”

Kıbrıs’a indik, ismini hatırlamadığım bir otele yerleştik. Sonra aynı gün Kıbrıs’ta Sivil Savunma Daire Başkanlığı’na gittik. Orada Kurmay Albay Galip Mendi ile tanıştım. Yardımcısı Enver Tosun Yarbay ile tanıştım. Sonrasında yan odada Korkut Eken Uzi marka silahı bana verdi, bu silahın nasıl kullanılacağını ve susturucunun nasıl sökülüp takılacağını bana öğretti. Bir sonraki gün Beyaz Reno Toros marka araçla Kutlu Adalı isimli şahsın akşam hava karardıktan sonra evinin çevresinde keşif yaptık. Hatırladığım kadarıyla evi yola yakın bahçeli bir evdi. Önünde ufak bir bahçesi vardı. Şahsın evinde kalabalık dört beş kişilik bir kalabalık olduğunu fark ettik. Bu nedenle içeri girmedik. O esnada benim belimde Jeriko silah ve elimde susturuculu bir UZİ marka silah vardı. Ertesi gün tekrar geldik. Gündüzleri de evin etrafında birkaç sefer keşifte bulunduk, yine evden çok sesler geliyordu. Bunun üzerine Korkut Komutan bana dede ki üç kişi de olsa bunların hepsi PKK’lıdır. PKK’lı ile dost olan da PKK’lıdır. Hepsini öldürmende bir mahsur olmaz dedi.

“ORADA ALAY KOMUTANINI AZARLADI”

Üçüncü gün bir piyade alay komutanının makamına gittik. İsmini hatırlamadığım alay komutanından Korkut Eken’in talebi Kutlu Adalı isimli şahsın aracının güvendiği iki rütbeli tarafından durdurularak şahsın bize teslim edilmesinin sağlanmasını istedi. Bir iki saat sonra şahsın durdurulduğu haberi geldiğinde biz de hızlı adımlarla Alay Komutanlığı binasından çıktık. Şahsın yanında 15 yaşlarında bir çocuk vardı. Kişi alayın içine sokulmuş olduğunu etrafının da askerlerce sarılmış olduğunu görünce tekrar Alay Komutanının makamına geri döndük. Orada Alay Komutanını azarladı. Ben sana böyle mi söyledim dedi. Sivil Savunma Daire Başkanlığı’na geri döndük ve ertesi günde tekrar Türkiye’ye geri döndük. Ancak Korkut Komutan bana Atilla buraya geleceğiz dedi. Sonrasında ben bir yaralama nedeniyle Paşakapısı Cezaevi’nde bulunduğum sırada beni cezaevinde yanımda bulunan cep telefonumdan arayarak kendisinin Klasis Otel’de kaldığını, ziyarete geleceğini söyledi. Ben de abi cumartesi Pazar ziyaret yok, ben hastaneye çıkacağım, sizi Klasis’e otele ziyaretinize geleceğim dedim.

“ATİLLA BİZ KIBRIS İŞİNİ HALLETTİK BİLİYOR MUSUN”

O tarihte cezaevinin hastane için ring aracı yoktu. Bu şekilde taksiyle gardiyan ve askerler eşliğinde hastaneye gittim. Hastane çıkışında iki sicil araçla gelmesini sağladım ve bulunduğu Silivri Klasis Otel’e bu araçla bir gardiyan ve askerlerle gittik. Erlere ve gardiyana lobide oturmalarını söyledim. Korkut Komutanın olduğu odaya çıktım, odada Reis Sedat Peker ve birkaç kişinin olduğunu gördüm. Korkut Eken, astsubay ve uzman çavuşun alnından öperek Atilla’yı getirdiğiniz için teşekkür ederim dedi. Bana hitaben gülerek “Atilla biz Kıbrıs işini hallettik biliyor musun” dedi. Sonra sabaha doğru cezaevi sayımından önce cezaevine döndüm. Adı geçen şahıslarla her platformda yüzleşmeye de hazırım. Videoda anlatılanlarla ilgim gördüm bundan ibarettir.”

SIRADAKİ HABER: Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den Soylu’ya tepki!

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply