Sosyal medyada bizi takip edin

Ekonomi

Prof. Dr. Ocak: Nükleer enerji artık bir seçenek değil, stratejik bir gereklilik

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

IAEAnın küresel nükleer işletme kapasitesinin 2050ye kadar 2024 seviyesinin 2,6 katına çıkabileceğini öngördüğünü belirten Prof. Dr. Ocak, ajansın 2025 raporuna atıfla şu değerlendirmeyi yaptı:

“IAEA, dünya genelinde 2024 sonunda işletmede olan 417 ticari reaktörle toplam kapasitenin 377 GWe ulaştığını ortaya koyuyor. Yüksek senaryoda bu kapasitenin 2050ye kadar yaklaşık 2,5 kat artarak 992 GWe çıkması, düşük senaryoda ise yüzde 50 artışla 561 GW(e) seviyesine ulaşması bekleniyor.”

NÜKLEER ENERJİNİN BÜYÜMESİNDE SMRLERİN ROLÜ ARTACAK

Prof. Dr. Ocak, nükleer enerjinin küresel elektrik arzındaki payının artmasının beklendiğini ve bu büyümede küçük modüler reaktörlerin (SMR) önemli bir rol üstleneceğini kaydetti. IAEA verilerine göre SMRlerin 2050ye kadar küresel kapasite artışında kayda değer bir paya sahip olacağını ifade eden Prof. Dr. Ocak, “SMRler büyük ölçekli santrallere kıyasla daha hızlı, esnek ve uygun maliyetli kurulum imkânı sunuyor. Yüksek senaryoda yeni kapasitenin yüzde 24ünü, düşük senaryoda ise yüzde 5ini oluşturması öngörülüyor. Bu reaktörler, enerji arz güvenliğini artırmak ve yerel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek açısından önemli avantajlar sağlıyor” diye konuştu.

Prof. Dr. Ocak, nükleer teknolojide uzun bir geçmişe sahip olan Rusyanın, bugün uluslararası nükleer projelerde önemli bir aktör olarak öne çıktığını belirtti. Prof. Dr. Ocak, Rus nükleer endüstrisinin 80 yılı aşan deneyimini yorumlarken şu ifadeleri kullandı:

“Dünya enerji ihtiyacının sürdürülebilir şekilde karşılanmasında Rusyanın deneyimi ve teknolojik kapasitesi önemli bir rol oynuyor. Rus nükleer sektörü hem geleneksel büyük reaktörlerde hem de SMR teknolojilerinde önemli girişimlerde bulunuyor. Rusyanın Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi projeleri, bu alandaki uluslararası iş birliğinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Rusyanın bu perspektifi, nükleer enerji konusundaki uluslararası iş birliklerinin jeopolitik ve ekonomik boyutlarının da altını çiziyor.”

GÖKTEPE: NÜKLEER ENERJİ JEOPOLİTİK MESELELERİN MERKEZİNDE OLMAYA DEVAM EDECEK

NUTEK Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve WiN Türkiye (NÜKAD) Başkanı Bahire Gül Göktepe de küresel enerji sisteminin hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, artan elektrik talebi, arz güvenliği ve iklim hedeflerinin nükleer enerjiyi yeniden stratejik bir konuma taşıdığını dile getirdi.

IEA, IAEA ve Dünya Nükleer Birliği (WNA) raporları ile Riyaddaki EPR 2500 Konferansındaki izlenimlerini değerlendiren Göktepe, “Elektrik talebi dünya genelinde hızla artıyor. Bu talebin kesintisiz ve düşük karbonlu kaynaklarla karşılanması artık sosyo-ekonomik bir zorunluluk. Nükleer enerji, artan dünya elektrik talebi karşısında enerji-çevre-ekonomi üçgeni ve jeopolitik meselelerin merkezinde olmaya devam edecek” dedi.

Göktepe ayrıca, IEA Başkanı Fatih Birolun 26 Aralık 2025te, İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından düzenlenen konferansta, yapay zeka veri merkezleri, elektrikli araçlar ve klima kullanımındaki artışın elektrik talebini ciddi biçimde yükselteceğine ve enerji güvenliği açısından nükleerin kritik rolüne dikkat çektiğini hatırlattı.

IEA SENARYOLARI NÜKLEER ENERJİDE İSTİKRARLI BÜYÜMEYE İŞARET EDİYOR

IEAnın Mevcut Politikalar (CPS) ve Belirlenmiş Politikalar (STEPS) senaryolarına değinen Göktepe, her iki senaryonun da nükleer enerjide önümüzdeki yıllarda istikrarlı bir büyümeye işaret ettiğini söyledi. Göktepe, mevcut politikalar kapsamında küresel nükleer kapasitenin 2035e kadar yaklaşık üçte bir oranında, uzun vadede ise yüzde 80in üzerinde artmasının beklendiğini belirtti.

Göktepe, STEPS senaryosunda yenilenebilir enerjinin hızlı büyümesine rağmen nükleer üretimin artmayı sürdürdüğünü belirterek “IEA, nükleer elektrik üretiminin 2035e kadar yaklaşık yüzde 40 artacağını ve toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 9 seviyesinde korunacağını öngörüyor. Bu, nükleer enerjinin enerji dönüşümünde sistemin omurgasını destekleyen temel kaynaklardan biri olduğunu gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

2026 TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR DÖNEM OLACAK

Göktepe, Akkuyu NGS de ilk ünitenin faaliyete geçmesi ve 2026 yılında Türkiyede COP31in düzenlenecek olması, eski adıyla Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinin rehabilitasyonu ile nükleer AR&Ge çalışmalarının hızlandırılmasının Türkiye için önemli fırsatlar yaratacağını da ifade etti.

NÜKLEER ENERJİNİN GELECEĞİNDE SMRLERİN YÜKSELEN ETKİSİ

Göktepe, nükleer enerjideki büyümenin yalnızca büyük ölçekli santrallerle sınırlı kalmayacağını, Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) enerji sistemlerinde artan esneklik ihtiyacıyla birlikte öne çıktığını belirtti.

“SMRler, daha kısa inşaat süreleri, ölçeklenebilir yapıları ve şebeke ihtiyacına göre uyarlanabilen tasarımlarıyla dikkat çekiyor” diyen Göktepe, bu teknolojilerin sanayi bölgeleri, veri merkezleri ve uzak yerleşimler için yeni çözümler sunduğunu ifade etti. Ayrıca Göktepe, yeni nesil reaktörlerin pasif güvenlik sistemleri, verimli yakıt kullanımı ve uzun yakıt çevrimleri gibi teknolojik yeniliklerle desteklendiğini aktardı.

Küresel nükleer kapasite artışında Rusyanın belirleyici bir aktör olduğuna dikkati çeken Göktepe, Rusyanın teknoloji, insan kaynağı ve proje deneyimiyle uluslararası pazarda güçlü bir konuma sahip olduğunu dile getirdi.

Rus nükleer endüstrisinin 80 yılı aşan bir birikime dayandığını belirten Göktepe, “Bu deneyim santral inşasının ötesinde yakıt çevrimi, mühendislik, eğitim ve Ar-Ge gibi geniş bir ekosistemi kapsıyor. Yeni nükleer santral inşaatında küresel pazarın yaklaşık yüzde 90ında pay sahibi olan Rosatom, farklı kıtalarda yürüttüğü projeler ile Ar-Ge yatırımları, kadınlar, genç araştırmacılar ve STEM alanlarına verdiği destekle nükleer enerjinin yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor” dedi.

Akkuyu NGS ve farklı ülkelerde devam eden projelerin bu birikimin somut göstergeleri olduğunu kaydeden Göktepe, bu çalışmaların ülkeler arası teknik iş birliği ve bilgi transferine de katkı sağladığını belirtti. Göktepe ayrıca, nükleer enerjinin yaygınlaştırılması için finansman ve insan kaynağı yatırımlarının artırılmasının önemine işaret etti.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
  • Prof. Dr. Ocak: Nükleer enerji artık bir seçenek değil, stratejik bir gereklilik. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Prof. Dr. Ocak: Nükleer enerji artık bir seçenek değil, stratejik bir gereklilik. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Prof. Dr. Ocak: Nükleer enerji artık bir seçenek değil, stratejik bir gereklilik. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İleri Teknolojiler Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sema Bilge Ocak. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • NUTEK Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve WiN Türkiye (NÜKAD) Başkanı Bahire Gül Göktepe. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

Continue Reading
Reklam