Connect with us

KÜLTÜR

Pera Palas Oteli, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Osmanlı Bankası… Institut français İstanbul’da sergileniyor

– Fransız asıllı levanten mimar Alexandre Vallaury’in 1800’lü yıllarda yaptığı Osmanlı Bankası binası, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Rum Yetimhanesi ve Pera Palas Oteli gibi iz bırakan eserleri fotoğrafçı Bilal İmren’in objektifinden Institut français Istanbul’da sergileniyor. Sergiyle Osmanlı’nın ilk mimarı olan Vallaury’in Türkiye’deki mimariye olan etkilerini göstermek ve Fransa ile olan kültürel ilişkilere ışık tutmak hedefleniyor.

Institut français, Avrupa Miras Günleri kapsamında Fransız asıllı levanten mimar ‘Alexandre Vallaury’in İstanbul mirası’ isimli sergi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Taksim’deki Institut français’de 23 Ekim’e kadar sürecek olan sergide ziyaretçiler fotoğrafçı Bilal İmren’in objektifinden Alexandre Vallaury’in mimari alanda İstanbul’a bıraktığı mirası görebilecek.

VALLAURY, NEO-OSMANLI STİLİNİN YARATICILARINDAN

Paris Güzel Sanatlar Ulusal Yüksek Okulu’nda öğrenim gören mimar Alexandre Vallaury, boğaz kıyısında 19’uncu yüzyıl sonlarında ve 20’nci yüzyıl başlarında inşa edilen binaları tanımlayan neo-osmanlı stilinin yaratıcılarından ve ileri taşıyanlarından biri oldu. Alexandre Vallaury’nin yaratıcısı olduğu binalar arasında, neo-rönesans stilinde Osmanlı Bankası binası, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Rum Yetimhanesi Pera Palas Oteli yer alıyor.

Bir Fransız ve Avrupa kültür geleneği haline gelen 39’uncu Avrupa Miras Günleri vesilesiyle düzenlenen sergi, hem şehirde sanatsal bir yolculuğa davet ediyor hem de Fransa ve Türkiye arasındaki sağlam kültür ilişkisinin bir nişanesi olarak karşımıza çıkıyor.

“4-5 AY SIKI ÇALIŞTIK, ÇOK KEYİFLİ BİR İŞ OLDU”

Sergiye ilişkin konuşan genç fotoğrafçı Bilal İmren, “Sergi Alexandre Vallaury’in İstanbul’da yaptığı eserler üzerine, Vallaury çok önemli bir mimar. Osmanlı’nın ilk mimari, şehr-i mimar olarak geçiyor. Türkiye için mimari alanda önemli başlangıçlar yapmış. Güzel sanatlar eğitimini ilk kuranlardan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Pera Palas Oteli, Arkeoloji Müzesi gibi sayısız iz bırakan eseri var. Sergiyi Fransız Kültür Merkezi ile Türkiye-Fransa ilişkilerine yönelik ortak proje olarak hayata geçirdik. 4-5 ay sıkı çalıştık böyle bir sergi ortaya çıktı. Benim için çok keyifli bir işti. Sergide 7-8 mekanın fotoğrafları var. Sergide ana çıkış noktamız Fransız asıllı bir mimarın Türkiye’ye olan etkilerini göstermek. Bu eserler uzun yıllardır gözümüzün önünde olan büyük büyük yapılar” dedi.

PAZARTESİ’DEN CUMARTESİ’YE 10.00 İLE 18.00 SAATLERİ ARASINDA ZİYARET EDİLEBİLİR

Institut français İstanbul iletişim sorumlusu Selin Şaşmaz Kalaycıoğlu ise “Her yıl eylül ayında yapılan Avrupa Kültür Mirası Günleri kapsamında sergiyi sanatseverlerle buluşturduk. Avrupa Kültür Mirası Günleri bu yıl 39’uncu kez düzenleniyor. Fransa’da başlayıp, 50’ye yakın ülkeye yayıldı. Bu günlerde ağırlık olarak müzelerin kapalı bölümleri, kamu binaları, parlamentolar ziyarete açılıyor. Fotoğraf sanatçımız Bilal İmren ile bu sergide mimar Alexandre Vallaury’in İstanbul’da imzasını taşıyan başlıca eserleri fotoğrafladık. Özel bir seçki hazırladık, eserleri 23 Ekim’e kadar sergiliyoruz. Pazartesi’den cumartesi gününe kadar 10.00 ile 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Tüm sanatseverleri ve İstanbul aşıklarını sergiye bekliyoruz” diye konuştu.

BİLAL İMREN KİMDİR?

Sergi Güzel Sanatlar fakültesi mezunu genç fotoğrafçı Bilal İmren’in objektifinden, İstanbul’da Alexandre Vallaury’nin mirasını kendi seçkisi ve perspektifinden keşfediyor. 1994 senesinde Ağrı’da doğan İmren, 2014 yılında Güzel Sanatlar Fakültesi fotoğraf bölümünde okudu. Mimari ve belgesel fotoğraf alanında yaptığı çalışmalarla çeşitli sergilere katıldı. Toplumsal bilincinin ve belleğin oluşması açısından önemli bir güce sahip olduğunu düşündüğü bu görsel sanat alanında üretim yapmaya devam ediyor. Fotoğrafçı, profesyonel belgesel fotoğrafçısı olarak, her stilize köşe ve kıvrımın, detay ve perspektif çizgisinin, gölgenin ya da yönlendirilmiş ışık izinin arkasında mimarı ortaya çıkartmayı amaçlıyor. Fotoğraflarının akademik boyutu bu masif ve hacimli taşınmaz özneleri en iyi şekilde ortaya koyuyor.