Türkiye
Parkinson hastası beyin piliyle sağlığına kavuştu
Memur Ekrem Karanfil, 2018 yılında Parkinson hastalığına yakalandı. Karanfil, yıllar içinde artan titreme ve hareketlerindeki yavaşlama nedeniyle günlük yaşam aktivitelerinde ciddi kısıtlılık yaşadı. Yaklaşık 7 yıldır ilaç tedavisi gören Karanfil, ilaçların zamanla etkisini yitirmesi ve günde 20 tablete varan yoğun ilaç kullanımına bağlı yan etkiler nedeniyle cerrahi tedavi için değerlendirmeye alındı. Karanfil, 26 Ocakta Bilkent Şehir Hastanesinde uygulanan ve halk arasında beyin pili olarak bilinen 6 saatlik derin beyin stimülasyonu operasyonuyla sağlığına kavuştu.
Ekrem Karanfil, hastalığa yakalandıktan sonra günlük davranışlarında ve hareketlerinde değişiklikler olduğunu belirterek, “Parkinson, kısıtlı hareketleri olan bir rahatsızlık. Yani yürürken yavaş yürüyorsun veya dengeyi kaybedebiliyorsun veya küçük küçük adımlar atmak zorundasın. Hatta öyle bir zaman geliyor ki artık adım atamıyorsun. Önce ilaç tedavisine başlandı. Günde 20 tane hap tablet kullanıyordum. Bu tabletin yanında bir de iğne yapıyordum. Ameliyat olmak için belli bir sürem varmış. En sonunda Bilkent Şehir Hastanesinde bu ameliyatı geçirdim. Çok ağır bir ameliyatmış ama şimdi kendimi mükemmel hissediyorum. Mutluyum, huzurluyum, titreme yok, hareketlerimde bir yavaşlama yok. Ameliyatı düşünenler için tavsiye edebilirim. Bu hastalığın belli bir tedavisi yok ama en azından bu ameliyatla etkileri geçiyor” diye konuştu.
DÜNYADA 25O BİN İNSANA TAKILMIŞ, GÜVENİLİR BİR CİHAZ
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Beyin Cerrahi Kliniği Uzmanı Op. Dr. Ahmet Eren Seçen ise halk arasında beyin pili olarak bilinen tedavinin derin beyin stimülasyonu denilen bir cihaz olduğunu belirterek, “Bu cihaz, ağırlıklı olarak yüzde 80in üzerinde oranla Parkinson hastalığında kullanılıyor. Ama sadece Parkinson hastalığında değil, daha değişik hareket bozukluklarında, bazı psikiyatrik hastalıklarda, yeme bozukluklarında da kullanılabiliyor. Parkinson hastalığı biraz komplike bir hastalık. Öncelikli olarak medikal tedavisi, ilaç tedavisi var. Belli bir süre sonra ilaçlar etkisiz olmaya başladığı andan itibaren pil tedavisi yavaş yavaş devreye girmeye başlıyor. Pil tedavisi için tanı konulduktan sonra 5 yıl kadar bekliyoruz. Çünkü Parkinsona ek hastalıklar da gelişebiliyor. İlaçlar etkisiz olmaya başladığında ya da ilaçların dozu artırıldıkça çeşitli yan etkiler çıkabiliyor. Hasta bunu tolere edemedikçe pil devreye giriyor. Türkiyede de uzun yıllardır kullanılıyor. Dünyada yaklaşık 250 bin insana takılmış ve oldukça güvenilir bir cihaz. Bu cerrahi diğer cerrahilere göre farklı. Çünkü hastaların yüzde 80ini uyanık cerrahi dediğimiz, hastanın da uyanık olduğu bir sistemle ameliyat ediyoruz. Ameliyat sırasında zaten hastanın semptomlarının, bulgularının düzeldiğini genellikle görüyoruz” ifadelerini kullandı.
UZUN ÖMÜRLÜ PİLLER, 9-10 YIL DURABİLİYOR
Op. Dr. Seçen, hastanın bu tedaviyle çok fayda gördüğünü söyleyerek, “Kendisi şu an çok iyi durumda. Şu an takmış olduğumuz piller uzun ömürlü piller, 9-10 yıl durabiliyor. Hatta yeni teknolojik pillerimizde kendilerinden şarj olabilen pillerimiz de var. Parkinson, ilerleyici, dejeneratif bir hastalık, sürekli devam eden bir hastalık. Ne yazık ki bu hastalığı tamamen yok edemiyoruz, tedavi edemiyoruz. Yaptığımız ilaç tedavisi de pil tedavisi de hastalığı yavaşlatıyor. Hızla ileri gitmesini engelliyor. Yani saatte 100 kilometre hızla giden bir arabayı 30 kilometre hıza düşürmek gibi düşünebiliriz. Hastanın konforunu ve yaşam kalitesini oldukça artıran, mucizevi sayılabilecek tedaviler bunlar. Hasta kısa sürede normal hayatına geri dönüyor. Zaten istediğimiz de bu. Hastaların normal hayattan gittikçe kopmalarını engellemeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Nöroloji uzmanı Dr. Ebru Bilge Dirik ise “Genellikle 65 yaşından sonra beyin pili takmamayı tercih ediyoruz. Ancak bazı hastalarda MR görüntüleri uygunsa, değerlendirmeleri iyiyse ve eşlik eden sistemik bir hastalık yoksa 70 yaşına kadar nadiren uygulanabiliyor. Ameliyat öncesinde hastanın pile uygunluğu olup olmadığı, demans yani bunama bulunup bulunmadığı değerlendiriliyor. Psikiyatrik bir hastalığı varsa psikiyatrik konseyden geçiyor” dedi.