Politika

Özgür Özel: Herkesin adaleti bulduğu ülkeyi hedefliyoruz

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinde Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantının ardından açıklama yapan Özel, ABD-İsrail ile İran savaşına ilişkin, “Tüm bölge ülkelerini ve uluslararası toplumu, uluslararası hukuku da hiçe sayan bu saldırılara karşı daha fazla ses yükseltmeye davet ediyoruz. Biz İran’daki yönetimin halka yönelik baskıcı ve insan haklarını yok sayan uygulamalarını elbette tasvip etmiyoruz. Ne zamandır da bu konudaki eleştirilerimizi dile getiriyorduk. Ancak İran’ın geleceğine sadece İran halkının karar vereceği, emperyalist ülkelerin haksız müdahalelerinin son bulacağı bir düzeni savunmak siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. Biz bu savaşa karşıyız. Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz. Bu kendini bilmez ikilinin Filistin, Gazze, Suriye, Lübnan ve çok sayıda komşu ülkeye yönelik saldırılarını cesaretle reddetmeye devam edeceğiz. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka, etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

‘YAPTIĞINIZ İŞİN AYIPLI OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her koşulda Trump yönetiminin safında durmasını kabul etmediklerini söyleyen Özel, “İran’ı kınayan, Amerika’ya ve Trump’a tek eleştiri yapılmayan bir bildirinin imzalanmasını sorunlu buluyoruz. Bir bildiriye imza attınız; bildiride Amerika’ya tek söz yok, İsrail’e bir söz yok, İran uyarılıyor ve kınanıyor. Bildirinin tercümesini de sitenize koymaktan acizsiniz. Çünkü yaptığınız işin ne kadar ayıplı, sorunlu olduğunu biliyorsunuz. Amerikan büyükelçisinin ifade ettiği gibi Trump, Erdoğan’a meşruiyet veriyorsa, biz bu meşruiyet arama diplomasisini elimizin tersiyle itiyoruz. Sayın Erdoğan’ın Trump ile kurduğu şahsi, ilkesiz ve kendine meşruiyet aramaya odaklı bu ilişkinin Türkiye için büyük riskler barındırdığını bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının Amerika Başkanı karşısında bu kadar zayıf ve boyun eğen pozisyonda durmasını milletimiz de biz de içimize sindiremiyoruz. Bu, bir seçilmişin Türkiye Cumhuriyeti’ne tarihimiz boyunca yaşamadığı bir hüzündür” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDARIN EKONOMİ POLİTİKASI YOK’

İran savaşının tüm dünyaya ve özellikle Türkiye’nin kırılgan ekonomisine olumsuz etkilerinin endişe verici boyuta ulaştığını belirten Özel, “Yani ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır. Görüyoruz ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bugün içinde bulunduğumuz krizi aşmak için bir ekonomi politikası yoktur. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, siyasi iktidarın yıllardır süren yanlış politikalarının üzerine gelen 19 Mart darbesiyle birlikte çok daha derinleşmiş, ülkemizin her köşesine, her sektörüne yayılmıştır. Tam bu aşamada iktidar partisi anayasal bir zorunluluk olan ve 2018 yılında kadük haline getirdiği kanun yürürlükte olsaydı yılda üç kez toplanması gereken, ancak halen daha anayasamıza göre toplanması gereken Ekonomik Sosyal Konseyi yine toplamamayı kararlaştırdı. En son 2009 yılının ocak ayında toplanmıştı Ekonomik Sosyal Konsey. 9 yıl boyunca toplamayıp, kanununu yeni kanuni uyum düzenlemeleriyle kadük hale getirdiler. Anayasal bir zorunluluk olmasına rağmen böylesi krizli bir dönemde yine toplamadılar. Pandemide de bunu yapmamışlardı. Ekonomik Sosyal Konsey’de işçilerin, emekçilerin, işverenlerin, esnafların, çiftçilerin temsilcileri, tepe örgütleri, sendikaları, birlikleri dinlenir ve soruna çözüm hep birlikte aranır. Adeta anayasal bir yükümlülüğü yerine getirmeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın bu boşvermişliğine karşı Türkiye’nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla bir süredir yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalarımızı tamamladık” açıklamasında bulundu.

‘VERGİDEN VERGİ ALAN TUHAF UYGULAMA SONLANDIRILMALI’

Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin, toplumun tüm kesimleri ve tüm sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Özel, “Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz tarafından bu kapsamlı çalışma sonucu hazırlanan, savaşın ekonomik etkilerine ve risklerine karşı toplumun tüm kesimlerinin önerilerini almış olan, toplumun tüm sorunlarını çözeceği için desteğini alacağını umduğumuz paketimizi açıklıyoruz. Paketimizi ‘acil önlemler’ ve ‘orta, uzun vadeli tedbirler’ diye iki ana başlık altında aktaracağım. Acil önlemler içinde akaryakıt zamlarına karşı gündeme getirdiğimiz eşel mobil sistemine geçilmesi çağrımız karşılık bularak uygulamaya başlanmıştı. Ancak yüzde 100 olarak uygulanmasını önerdiğimiz sistem, yüzde 75 olarak hayata geçirilmiş, yani akaryakıta gelen zammın yüzde 75’i ÖTV’den karşılanmış, yüzde 25’i ise pompaya yansıtılmıştı. Şu anda eşel mobil sistemindeki ÖTV payı tükenmiş durumda. Artık gelen her zam doğrudan pompaya yansımaya başladı. Önlem alınmazsa, akaryakıta gelecek zamlarla enflasyon ve hayat pahalılığı daha da katlanacak. Bu nedenle akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini öneriyoruz. Benzin ve motorinin ÖTV’sinin içindeki KDV’nin ise kalıcı olarak kaldırılmasını, vergiden vergi alan bu Türkiye’ye özgü tuhaf uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını öneriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

‘DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA SÜRECEK’

Türkiye’nin büyük ve güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi; liyakatli kadroları, güçlü kurumları, Türkiye’de iktidarı devralmaya motive tüm kadroları ile birlikte dimdik ayaktadır, iktidar yürüyüşünü sürdürmektedir. İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz. Tam bir demokrasiyi ve adalet sistemini tesis edeceğiz. Ekonomik dirençliliğin inşası şarttır. Bunu yapmanın ön şartı demokratik ve kurumsal dirençliliği artırmaktır. Bunu yapmak için de olmazsa olmaz, öngörülebilir olmaktır. Herkesin önünü görebilmesidir. Bunun da tek çaresi hukuk devletidir, hukukun üstünlüğüdür. Çalışan herkesin kazandığından emin olduğu, yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz. Kayırmacılık bitecek, liyakat gelecektir. Bu ülkede gelir adaleti, vergi adaleti, mahkeme adaleti ve sosyal adaleti mutlaka ama mutlaka sağlayacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu siyasi bir darbeyle hapse atılmış olsa bile, adalet ve demokrasi mücadelemiz sürmektedir ve kararlılıkla sürecektir” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version