Sosyal medyada bizi takip edin

Politika

Ömer Çelik: PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakması gerekiyor

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut, Çorum Ortaköy Aşdağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncüle rozet taktı.

MKYK toplantısı devam ederken AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantıya ve gündeme ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, “Bu yıla çok yoğun bir şekilde girdik. Bu yoğunluk çok da pozitif anlamda değil. Birçok alanda dünyanın krizlerle sarsıldığı bir dönemdeyiz. Birçok hassasiyetin çok iyi stratejilerle yönetilmesi gerekiyor. Hem MYKmız, hem MKYKmızda iç ve dış politikalardaki gelişmeleri hassasiyet çerçevesinde değerlendiriyor. Bugün, Dışişleri Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sunumu var. TBMM çalışmaları var. Burada hem Gazzedeki, hem Suriyedeki durumun değerlendirilmesi, hem de Aile Bakanlığının gündemiyle ilgili olarak basına yansıyan son konular ve sosyal medya kullanımı konusundaki yaklaşımların değerlendirilmesi bakımından MKYKmız kapsamlı bir toplantı gerçekleştiriyor” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLARIMIZLA BULUŞACAĞIMIZ, PROGRAMLAR GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğanın toplantının açılış konuşmasında, Gazzede ve Suriyede gelinen son noktayı ve bu konuda yürütülen diplomasiyi paylaştığını aktaran Çelik, “İç ve dış politikaya dair MKYKmıza talimatları oldu. Bu ay, Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüşün koordinasyonunda bütün arkadaşlarımız sahadalar, illere gidiyorlar. Bu ayı da dolu dolu geçiriyoruz. Önümüzdeki aylarla ilgili vatandaşlarımızla buluşacağımız, programlar gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE İÇ İÇE GEÇMİŞ İKİ KAVRAM

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge konusundaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Çelik, “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge iç içe, kol kola ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını görüyoruz, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu bağın koptuğunda da yerine ne yerleştirilmeye çalışıldığına baktığımızda; terör örgütlerini meşrulaştırmaya çalışan, mazur göstermeye çalışan, terör organizasyonlarının kurduğu bir takım diktatoryal vesayetleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımları görüyoruz. Bütün bu süreç, bu iki kavramın ne kadar zamanlı olduğunu, ne kadar doğru olduğunu ve stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor” diye konuştu.

10 MART MUTABAKATININ ÖNEMİNİ VURGULADIK

Suriyedeki gündemin son derece önemli olduğunu belirten Çelik,, “Uzun zamandır biz Suriyede terör örgütlerinin alan kapama, terörist aktiviteleri devam ettirmeleri konusundaki uyarlarımızı ifade ediyorduk. Suriyedeki herkesin kazandığı Tek Suriye, tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik grupların, mezhep grupların, dini grupların haklarının garanti altına alınacağı bir modelin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk. Burada her zaman hassasiyetle vurguladığımız bir konu, Suriyede DEAŞla mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğidir. DEAŞ denilen katliam örgütünün hiçbir şekilde kendisine bir alan bulamaması gerektiğidir. Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerekmektedir. Uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge kapsamında PKKnın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendini feshetmesi ve silah bırakması gerekiyor. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmaları, Avrupadaki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz hem kan dökülmemesi açısından hem Suriyedeki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması hem terörün vesayetinden kurtulması bakımından hem de Suriyenin birliğine, bütünlüğüne zarar veren asimetrik silahlı grupların ortadan kalması ama bir şekilde Suriyenin bir parçası olması gerektiği bakımından da 10 Mart Mutabakatı’nın önemini vurguladık” dedi.

KARARNAME, SON DERECE SEVİNDİRİCİ

Çelik, 10 Mart Mutabakatının sade bir yöntemi içerdiğini, SDGnin içindeki Suriyeli olmayan PKKlılardan arınması, terör faaliyetlerinden vazgeçmesi ve SDG unsurlarının bireysel olarak Suriye ordusunun parçası olup Tek Suriye ilkesine dayalı bir şekilde entegrasyona yöneldiği zaman bütün bunların çatışmasız bir şekilde çözülmüş olacağını kaydetti. Çelik, “Tek Suriye, tek ordu ilkesine aykırı bir tutum almanın hem bizim açımızdan hem de Suriye açısından milli güvenlik ve tehdit olduğunu, burada Suriye ile Türkiyenin ortak düşündüğünü ifade ettik. Önemsediğimiz bir konu da ESAD rejimi döneminde kimlikleri yok sayılmış Kürt kardeşlerimizin, Türkmen kardeşlerimizin ve diğer unsurların kimliklerinin, kültürlerinin garanti altına alınmasıdır. Burada tek bir Suriye iradesinin ortaya çıkmasının ve Türkmen, Kürt, Arap kardeşlerimizin ortak bir iradeyle kendi ülkelerine eşit özne olarak katılmalarının sağlanmasının gerektiğini ifade ettik. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara tarafından yayımlanan Suriyedeki Kürt kardeşlerimizin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade etmek isterim” diye konuştu.

GERÇEK KAZANIM TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN KURTULMAK

Suriyede ortaya çıkan son tablonun bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların kazanımı olarak görmek gerektiğini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

“Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımını, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa, burada son derece hastalıklı zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG, Kürtleri temsil ediyor gibisinden hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp, DEAŞ, Arapları temsil ediyor hastalıklı cümlesinden bir farkı yoktur. Burada gerçek kazanım, Suriyede Kürt, Arap, Türkmen kardeşlerimizin terör örgütlerinden kurtulmasıdır. Kendi iradelerini açıkça beyan edecekleri politik süreçlerin siyasal katılma süreçlerinin hukuk temelinde iyi işlemesine dönük gayretlerin ortaya koyulmadır. SDGnin ve DEAŞın kaybını kim ki Kürtlerin, Arapların kaybı gibi kodluyorsa onun Kürt ya da Arap gibi bir derdi olmadığı net bir şekilde görülür.”

DAVOS TOPLANTISINDAN YANSIYAN MESAJLAR SON DERECE İLGİNÇ

İsviçrenin Davos kasabasında 19-23 Ocakta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumunu (WEF) değerlendiren Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğanın yıllar önce dile getirdiği, Dünya beşten büyüktür sözü üzerinde durarak, “Bu sene Davos toplantısından yansıyan mesajlar son derece ilginç. Doğrudan küresel düzenin geleceğiyle ilgili olarak çok etkili mesajlar veriliyor. Neoliberal siyasi düzeni savunanların, bu haliyle kapitalizmi savunanların, kendi içinde çelişkiye düştüğü en önemli zaman dilimlerinden bir tanesindeyiz. Cumhurbaşkanımızın yıllar önce söylediğinin bugün tekrarı anlamına gelebilecek, teyidi anlamına gelebilecek çarpıcı cümleler duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

İRANA DÖNÜK DIŞ MÜDAHALENİN KARŞISINDAYIZ

İrandaki gelişmeleri yakından ve endişeyle takip ettiklerini belirten Çelik, “İrana dönük dış müdahalenin karşısındayız. Bu son derece yanlış olur. Burada İran halkının iradesine saygı gösterilmelidir. Her dış müdahale vahşi ve acı verici, halka bedel ödeten sorunlar ortaya çıkarmıştır. Ülkelerin devlet başkanlarının hedef alınması, silah zoruyla rejimlerinin değiştirilmeye çalışılması dünyanın hiçbir yerinde çözüm olmadı. İrandaki sorunları görmezden gelmiyoruz. Bu sorunlar, kardeş İran halkının dinamikleriyle çözülmelidir” dedi.

FİLİSTİNİ FİLİSTİNLİLER YÖNETMELİDİR

Gazze Kurulunun yapacağı çalışmalarının yakından takip edileceğini kaydeden Çelik, “Filistini Filistinliler yönetmelidir. Burada kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hale gelmesi ama ondan sonra 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, entegre toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu olmadan orada kalıcı barışın sağlanması mümkün değildir. Son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, Gazze bir vatandır” dişe konuştu.

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KARŞISINDAYIZ

Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özelin, Kobaniye yardımların Obamanın talimatlarıyla yapıldı sözlerinin sorulması üzerine Çelik, “Bu Kürt meselesini istismar etmeyi meslek ve kariyer haline getirmiş bazı siyasiler. Bizim söylediğimiz şey şudur; oraya yardım götürülmesiyle ilgili bir irade oraya koyulurken PKK bu yardımı engelliyordu. Orada sivil insanlar ölsün de örgütün propagandası olsun diye engelliyordu. Türkiye, terör örgütünün bu blokajını bypass edecek bir yöntem buldu ve o yöntemle birlikte PKKnın yaklaşımı çökertilmiş oldu. Bunu defalarca ifade ettik. Kobaniye tabii ki insani yardımda bulunuyoruz. İlk aşamada 11 TIR gitti. Hangi ideolojiden olursa olsun bölgedeki terör örgütlerinin karşısındayız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özelin Cumhurbaşkanı Erdoğan adına bir müze yapıldığı için eleştirilerde bulunduğunu dile getiren Çelik, önceki cumhurbaşkanları adına da müzelerin olduğunu, bu müzelerin toplumun kurumsal hafızası haline getirilmesinin gelecek nesillere de yol gösterdiğini söyledi.

ÖRGÜTÜN ARGÜMANI

Çelik, “DEM Parti eş başkanları olmak üzere bazı siyasilerin bizim teröre karşı tutumumuzu HTŞyi desteklemek gibi sunması siyasi bir cümle değil. Burada özgür bir irade yok. Bu argüman örgütün argümanı. Keşke bu cümleler kurulmasaydı” ifadelerini kullandı.

KIRMIZI ÇİZGİ İHLAL EDİLMEMELİYDİ

Çelik, son süreçte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin fedakarlığını herkesin gördüğünü kaydederek, “Bu isimlerin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeliye kullandığı ifadeler son derece ahlak dışı ifadelerdir. Bu ifadeleri lanetliyoruz. Onların hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Bugün, Kürtlere sahip çıkıyorum diyerek terör örgütlerine sahip çıkanların Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Bahçeliyi hedef alması en büyük Kürt düşmanlığıdır. Bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi” diye konuştu.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
  • Ömer Çelik, toplantıya ve gündeme ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan belediye başkanlarına rozet taktı. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan belediye başkanlarına rozet taktı. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan belediye başkanlarına rozet taktı. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan belediye başkanlarına rozet taktı. Fotoğraf: Ankara, (DHA)

Continue Reading
Reklam