Türkiye
Maketlere hatıraları sığdırıyor
Kentte yaşayan Çağatay Postacı, pandemi döneminde üniversite öğrenimi gördüğü sırada ‘diorama’ sanatına ilgi duydu. Bu alanda kendini geliştiren Postacı, çeşitli malzemelere şekil vererek ev, araç, çaydanlık, soba, radyo, gibi minyatürler yapmaya başladı. Zamanla ürünlerini sanal medyada paylaşan Postacı, halktan gelen istek üzerine kendi iş yerini açıp, insanların geçmişte yaşadıkları ev ve çeşitli hatıralarını ‘diorama’ sanatıyla yaşatmaya başladı. Postacı, süreci anlatarak, “Hayatımıza pandemi ile girdi aslında. Babamla bir uğraş amacıyla başladım bu işe. Kendisi sıkılıp bırakınca ben devam ettirdim. Kendim başladım. Daha sonrasında sosyal medyalarda yaptığım ürünleri paylaşınca, talep gördü. Şu an kişiye özel çerçeveler üretiyoruz. Geçmişte insanların anılarının geçtiği maket evler yapıyoruz” diye konuştu.
‘HOBİ OLARAK BAŞLADIK’
İlk olarak yaptığı tamirhane maketiyle tanındığını belirten Postacı, “Tamirhane maketi yapmıştım. Sosyal medyada paylaşınca herkes birbirine göndere göndere çoğaldı. Eski model bir aracım vardı. Onu sanayiye götüre getire o şekilde gördüğümüz yerlerden esinlenerek yaptığım çalışmaydı. Bir müşterimin çocukluğunda yaşamış olduğu bir evin maketiydi aslında. Kendisi bize iletti. Biz de fotoğraflardan yola çıkarak kendisinin doğmuş büyümüş olduğu bir evi yaptık. Hobi olarak başladık. Şu an 2,5 senedir de resmi olarak sosyal medya sayfamız ve web sitemizden satışını yapıyoruz. İşimiz anılar ve insanların geçmişiyle alakalı olduğu için talep görüyor. Çerçeve ürünlerimiz şu an daha çok talep görüyor tabii ki. O şekilde ilerliyoruz. Yaptığımız işte bir sınır yok aslında. İnsanların isteklerine karşılık vermeye çalışıyoruz. Bu konuda bir mekan olabilir, geçmişte bir yer olabilir, bir sokak olabilir veya bir çerçeve içerisinde görmek istediği bir anının fotoğrafı olabilir. Bu şekilde ilerliyorum şu an” ifadelerini kullandı.
Çalışmalarından örnekler veren Postacı, “Daha çok yıkılmış evler oluyor. Geçmişten çocukluğunda doğup büyümüş olduğu ve şu an orada olmayan bir ev daha çok talep görüyor. Orayı canlı görmek istiyor insanlar evinde. Ben burada doğdum, büyüdüm demek açısından. Biz de elimizden geldiği kadar diorama sanatıyla, bunu canlandırmaya çalışıyoruz” dedi.