Sağlık

‘Lazer tedavisiyle gözlük ve lens bağımlılığı sona eriyor’

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Cüneyt Özmen, refraktif cerrahi yöntemleri ve kişiye özel cerrahi planlamalar hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Özmen, açıklamasında, “Refraktif cerrahi gözdeki miyop, astigmat ve hipermetropi gibi kırma kusurlarını azaltarak gözlük veya kontakt lense olan bağımlılığı ortadan kaldırmayı amaçlayan cerrahi yöntemler bütünüdür. 18 yaş üstü, numarası değişmeyen ve kornea yapısı uygun bireyler adaydır. Gözlük veya lens kullanımını bırakmak isteyen, yaşam kalitesi için daha net görüş talep eden kişilerde uygulanmaktadır. Farklı lazer yöntemleri ile veya lens cerrahileri ile gerçekleştirilebilmektedir. Her yöntemin kendi avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Düzeltebilecekleri miktarlar da yöntemden yönteme değişiklik göstermektedir. Lazer için uygun olmayan gözlerde ve ileri derecelerde ICL yani fakik göz içi lensi veya refraktif lens değişimi daha uygun olabilmektedir” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

‘KİŞİYE ÖZEL GÜNCEL LAZER TEDAVİ YÖNTEMLERİ MEVCUT’

Refraktif cerrahinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özmen, “Her hastaya aynı yöntem uygulanmaz. Doğru hasta doğru cerrahi yaklaşım ile başarı oranı yüksektir. Refraktif cerrahide kullanılan güncel ve güvenilir yöntemler arasında LASIK, No-Touch PRK (Trans-PRK), SMILE, ICL ve refraktif lens değişimi bulunur. Dünyada en sık kullanılan yöntem LASIK olmakla birlikte her hasta kendi özelinde değerlendirilmelidir. Cerrahi öncesi hasta bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Lazer yapılacak kornea tabakasının yanı sıra göz yüzeyi ve retina da detaylı değerlendirilir. Topografi, pakimetri ve gözyaşı incelemeleri yapılır. Sadece kornea kalınlığı değil, korneanın yapısı da işleme karar vermek için önemlidir. Kuru gözü olan hastalarımız lazer öncesi 4-6 hafta tedavi süreci sonrası tekrar değerlendirilip lazere uygun olup olmadıklarına karar verilir. Gözlükten kurtulmak için yapılan lazer işlemlerinin kendilerine has özellikleri olmakla birlikte genellikle göz başına birkaç dakika sürer. Damla anestezisi ile ağrı hissedilmemektedir” dedi.

‘İŞLEM SONRASINDA GÖRME YÜZDE 99 ORANINDA DÜZELİYOR’

Prof. Dr. Özmen, uygun hastalarda görmenin belirgin şekilde iyileşmektiğini söyleyerek, “Çoğu kişi günlük yaşamını gözlüksüz sürdürebilir. Lazer işlemleri sonrasında hastaların tam netliğe ulaşmaları aralarında fark göstermekle birlikte bir kaç günden bir kaç haftaya ulaşan bir sürecin sonunda gözlüksüz tam görme oranı yüzde 99 oranındadır. 40 yaş üzeri kişilerde presbiyopi nedeniyle yakın gözlüğü gerekebilir. LASIK ve SMILE sonrası çoğu hasta ertesi gün sosyal ve iş yaşantısına dönebilir. PRK sonrası iyileşme 3-5 gün sürebilir. İlk hafta su teması, makyaj ve göz ovalamadan kaçınılması gerekmektedir. Dünya çapında uzun yıllardır uygulanan güvenli bir yöntemdir. Başarı oranı yüksek olup komplikasyon oranı düşüktür. Başarıda ana belirleyici unsur uygun hasta seçimidir. SMILE gibi minimal invaziv cerrahiler, kişiye özel topografi ve wavefront rehberli lazer tedavileri, yapay zekâ destekli ameliyat planlama sistemleri ve yeni nesil ICL lens teknolojileri ön plana çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version