Politika

Kurtulmuş: Bu davranışın Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Meclisteki makamında bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrası Kurtulmuş ve Zupancic, ortak basın toplantısı düzenledi. Numan Kurtulmuş, Zupancic ile heyetini TBMMde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ve ülkeler arasında gerçekleştirilen resmi ziyaretlerin ilişkileri güçlendirdiğini belirtti. Türkiye ve Slovenyanın NATO üyeliği zemininde ortak bir ilişki ağına sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Ayrıca Türkiyenin Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecinde Slovenya her zaman ülkemize destek olmuş ve bu konuda ülkemizin önünün açılmasıyla ilgili karar ve inisiyatiflere destek olmaya çalışmıştır. Slovenyanın önemli özelliklerinden birisi de maalesef uzunca bir süredir devam eden ve 75 bin kişiyi aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı, büyük bir zulümle öldürüldüğü, İsrail ve Başbakanı Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi olmasıdır. Slovenya özellikle Filistin davasına verdiği destek ile soykırıma tabi tutulan Filistinin masum insanlarına verdiği destekle ve geçtiğimiz yıl Filistin Devletinin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü desteğiyle tarihin doğru tarafında ve insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupanın önemli ülkelerinden birisidir” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

İKİLİ TİCARET HACMİMİZİN 5 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ÇIKMASI MÜMKÜN

Türkiye ve Slovenya arasında yakın ilişkilerin bulunduğunu söyleyen Numan Kurtulmuş, “Bu ilişkilerimiz artarak devam ediyor. Ticari anlamda birçok alanda; ulaştırma, enerji, turizm, savunma sanayi olmak üzere birçok alandaki ilişkilerimizi devam ettiriyoruz. Bu çerçevede şu anda 3,7 milyar dolar seviyesinde bir ikili ticaret hacmine sahibiz. Bunun önümüzdeki süreçte daha da artırılarak 5 milyar dolar seviyelerine çıkması mümkündür. Ayrıca Slovenya ile ortak bir coğrafyayı da paylaşıyoruz. Slovenya, Balkanların en batısında biz ise Balkanların en doğusunda yer alıyoruz. İki ülke de Balkanlarda barışın, istikrarın ve dostluğun gelişmesi ve güçlendirilmesi için ortak çalışmalar sürdürüyor. Ayrıca Slovenya, Doğu Avrupa ülkesi olarak Doğu Avrupadaki bütün gelişmeleri de yakından takip ediyor ve bunlardan etkilenen bir ülke olarak Avrupada da barışın, istikrarın ve güvenliği sağlanması için gayret ediyor, mücadele ediyor. Türkiye olarak biz de hem bölgemizde yaşadığımız bütün sorunlarla ilgili hem de küresel ölçekte yaşadığımız sorunların tamamıyla ilgili temel perspektifimiz; barış, istikrar ve diyalog olmuştur” diye konuştu.

GAZZE HALKINA KARŞI SÜRDÜRÜLEN SOYKIRIM UNUTULMAMALI

Kurtulmuş, uluslararası sistemin olayları çözme kapasitesinin sorunlu olduğunu vurgulayarak, “Kural bazlı ve bütün ülkelerin egemenlikte eşit kabul edildiği yeni bir dünya sisteminin kurulması için bu perspektife sahip olan ülkelerin hep birlikte çalışması kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor. Biz bu anlamda Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inanıyoruz. Filistinde hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin Devletinin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğuya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğudaki ve dünyanın genelinde yaşanan gelişmelerde; tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki; Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur” değerlendirmesinde bulundu.

ANAYASA VE DEMOKRATİK TEAMMÜLERE AYKIRIDIR

Ardından Numan Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, dün TBMM Genel Kurulunda Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçinin yemin töreni öncesinde CHP milletvekillerinin eylemlerine ilişkin, “Öncelikle şunu ifade etmek isterim; dünkü yemin töreni, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının amir hükümleri uyarınca ve TBMM İç Tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir, bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla anayasadan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız, görüşlerinizi kalkar söylersiniz. TBMM bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir ama asla, Benim görüşüme uymayan konuya ben zorla müdahale ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyetinde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına milletimizi belli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

RAPOR TAMAMLANARAK SÜREÇ BÜTÜNÜYLE NİHAYETE ERMİŞ OLACAK

Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı taslak raporla ilgili de “Süreç planlandığı gibi gidiyor. Bu anlamda komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir ve tabii ki bu salonda 50 arkadaşımızı toplayarak rapor üzerinde müzakere yapılacak, oylamayla birlikte rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayete ermiş olacak” ifadelerini kullandı.

ANAYASAL BİR DÜZENLEME ŞARTTIR

Numan Kurtulmuş, kıyafeti üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgünle ilgili soru üzerine de şöyle konuştu:

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

“Bu çok bayat bir tartışma. Ülkemizin geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları nedeniyle ne kadar büyük bedeller ödediğimizi biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla, kendilerini devlet, yasa, anayasa, hatta Anayasa Mahkemesi (AYM) yerine koyarak çeşitli yasakları fiilen uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatlarının üniversite kapılarından, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum. Bu konuyu konuşmayı da öyle isteyerek konuşmuyorum ama sonuçta Türkiyeden bahsediyoruz. Yakın dönemde büyük bedeller ödenmiş bir konudan bahsediyoruz. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir, böylesine bir haksızlık olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş veya susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiyede bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır.”

ZUPANCİC: SLOVENYA, ORTA DOĞUDA TÜRKİYENİN ROLÜNÜ TAKDİR ETMEKTEDİR

Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ise iki ülke arasındaki ilişkilerin yakın olduğunu ve ticaret hacminin yükselmesi gerektiğini dile getirdi. Zupancic, “Slovenya özellikle Orta Doğuda Türkiyenin barışın tesisi ve güvenliğin sağlanması ile ilgili rolünü takdir etmektedir. Aynı zamanda BM, ABD ve Türkiyenin rolü özellikle Ukraynaya kalkınma yardımı yapılması önem teşkil ediyor. Slovenya ayrıca Türkiyenin Suriyedeki rolünü ve Ukrayna-Rusya arasındaki aracı çabaları olmadan iki ülke arasındaki barış görüşmeleri de mümkün olmayacaktı. Slovenya ayrıca Türkiyenin Orta Doğudaki barış süreçlerindeki tavrını paylaşmaktadır” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version