Türkiye
İzmir- Engelli bireyler takı kursu ile hem sosyalleşiyor hem de gelir elde ediyor
TÜRKİYE Sakatlar Derneği (TSD) İzmir Şubesi tarafından açılan takı tasarım kurslarına katılan engelli bireyler hem sosyalleşiyor hem de ürettikleri takıları satarak gelir elde ediyor. TSD İzmir Şubesi Başkanı Metin Çınar, “Amacımız; engelli bireylerin istihdamına destek olmak ve üretmeyi öğretebilmek. Aynı zamanda bütçelerine az da olsa katkı sağlamak istiyoruz” dedi.
TSD İzmir Şubesi, Konak Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle engelli bireylerin istihdamına ve sosyal hayata katılımına destek olmak amacıyla takı tasarım kursları açtı. İki ayrı grup halinde, hemen hemen her gün yapılan derslerde engelli bireyler el becerilerini geliştirerek üretime katılıyor, ürettikleri takıları satarak gelir elde ediyor.
KURSLARIMIZ ÇOK BEĞENİLDİ
Gerekli malzemelerin hayırseverler ve dernek bütçesinden karşılandığını belirten TSD İzmir Şubesi Başkanı Metin Çınar, “Amacımız; engelli bireylerin istihdamına destek olmak ve üretmeyi öğretebilmek. Aynı zamanda bütçelerine az da olsa katkı sağlamak istiyoruz. 2024 yılının Eylül ayında kısa dönemli bir deneme kursu yaptık. Kurslarımız çok beğenildi, üyelerimiz tarafından takdir gördü. Biz de ikinci dönemde iki kursumuzu başlattık. Halk Eğitim Müdürlüğünden görevlendirilen iki öğretmenimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Agora AVMye başvuruda bulunduk. Sosyal sorumluluk kapsamında alan tahsis ettiler. Önümüzdeki hafta itibarıyla 1 hafta boyunca ürettikleri ürünleri satacaklar ve elde edilen gelirin tamamı kendilerine ait olacak. İlerleyen süreçte AVMler ve belediyelerle de temasa geçerek, insan yoğunluğunun fazla olduğu alanlarda satış yapabilmeleri için destek isteyeceğiz” dedi.
SAĞLIK YÖNÜNDEN DE PEK ÇOK FAYDASI OLUYOR
Kursların sağlık açısından da olumlu etkileri olduğunu belirten Çınar, “TSD demek aile demektir. Burada bir aile ortamı oluşturuyoruz. Üyelerimiz hem sosyalleşiyor hem de el kaslarını ve zihinsel becerilerini çalıştırıyor. Sağlık yönünden de pek çok faydası oluyor. İlk zamanlar elini kullanmakta zorlanan bir arkadaşımız vardı, şimdi el kasları güçlendi ve zevk alarak takı işliyor. Multipl Skleroz (MS) hastası bir üyemiz ise yaptığı işe odaklanarak beyin fonksiyonlarını güçlendiriyor. 2026 yılı itibarıyla 27 yaşına giren engelli bireylerin, özel eğitim ve rehabilitasyon desteklerinin sona ermesi gibi bir durum söz konusu. Oysa sürekli eğitim alan bireylerin, yaşı ne olursa olsun hayata katılması ve öğrenmeye devam etmesi çok önemli. Bu nedenle haklarının kaybolmasını istemiyoruz” diye konuştu.
ÇOK GÜZEL ŞEYLER BAŞARDIĞIMIZI HİSSEDİYORUZ
Spina bifida hastası olan ve tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdüren Gülşen Kırsan Güneş (46), “Yıllardır bu ailedeyim. Beynime pıhtı attığı için sol elimi çok fazla kullanamıyordum. Bu kursa başlayınca Metin Başkan sürekli gelip, Elini kullan diye teşvik etti. Yavaş yavaş çalıştırarak elimi oldukça geliştirdim. Her gün buradan eve giderken çok güzel şeyler başardığımızı hissediyoruz. Sabah kalktığımda Bir an önce giyinip derneğe gitmeliyim, yapmam gerekenler var diyerek heyecanla geliyorum. Arkadaşlarımı çok seviyorum. Ayrıca Turgay Kızıltuğ Akademisinin destekleriyle ve TSD bünyesindeki koroda solistim, zaman zaman sahne alıyorum” dedi.
BİR AİLE GİBİYİZ
Ruhsal ve duygusal engellilik tanısı bulunan ve eşiyle birlikte kursa katılan Fadime Yıldırım (54) ise “Bizim için çok güzel bir etkinlik oldu. Eskiden evden çıkmak istemiyordum. Şimdi buraya sevinerek ve heyecanla geliyorum. Çünkü gerçekten bir aile gibiyiz. Takı yapmayı öğreniyoruz, sevdiklerime yılbaşı hediyeleri bile yaptım. Çok memnunum” diye konuştu.
İLK KEZ BONCUK ALIP, İŞLEME YAPTIM
Kas hastalığı olan ve musküler distrofi tanısı nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan Murat Yıldırım (54) da “12 yıl önce bocce sporu yaparken Metin Çınar ile tanıştık. Takı tasarım kursuna geldim ve ilk kez boncuk alıp, işleme yaptım. Bileklik, kolye gibi pek çok ürün yapabiliyorum. Aile bütçesine de katkı sağlamaya çalışıyoruz. İlk bakışta boncuk işlemek sıkıcı gibi geliyor ama yapmaya başladığınızda hem el becerisi gelişiyor hem de insanı sakinleştiriyor. Öğretmenimiz bize büyük bir sabırla öğretti. Bu kadarını yapabileceğimi ben de bilmiyordum” dedi.