Connect with us

EKONOMİ

İYİ Parti’den hükümete! “O para EYT’linin hakkı!”

İstanbul Boğazına yapılan üçüncü köprünün yüzde 51 hissesinin satılmak istendiğini söyleyen İYİ Parti Grup Başkan Vekili Müsavat Dervişoğlu, “O para EYT mağduru vatandaşlarımızın hakkı” dedi.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, şunları söyledi:

“3. KÖPRÜ SATILMAK İSTENİYOR”

“İstanbul Boğazı’na yapılan üçüncü köprü, yani Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü işleten firma, yüzde 51’lik hissesini bir Çinli firmaya satmak üzere 2 yıldır görüşme yapıyor. Resmi kanallara verilen bilgiye göre, bu köprünün yüzde 51 hissesi 688 milyon dolara satılmak isteniyor. Gelen bilgilere göre görüşmeler durmuş. Bizim ilgi alanımız satış değil, milletin hazinesi üzerindeki oyunlar.

“NEDEN 2 MİLYAR FAZLA ÖDEDİK?”

Bakın; Dönemin Ulaştırma Bakanı’nın verdiği bilgiye göre, Türk Milleti’ne 3.5 milyar dolara malolan bu köprünün yarısına biçilen fiyat 688 milyon dolar. Yani tamamı için biçilen fiyat, 1 Milyar 362 milyon dolar. Bu işler, iktidarın kirli işlerinin açığa çıktığı işlerdir. Bu işler, köprünün değil, milletin hazinesinin nasıl satışa getirildiğini gösteren işlerdir. Bir firma, yaptığı bir işi satarken üzerine kar da koyar. Buradan anlıyoruz ki, Çinli firmadan istenen rakamın içinde karı da var. Şimdi aziz milletimin huzurunda sormak isterim; Karıyla birlikte 1 milyar 362 milyon dolar değer biçilen bir köprüye, Türk Milleti neden 2 milyar 150 bin dolar daha fazla ödemek zorunda bırakılmıştır?

“O PARA EYT’LİNİN HAKKI”

Bakın öyle böyle bir paradan söz etmiyoruz. Pandemi şartlarında, millete yapılan nakdi destek 10 milyar lira, yani 1 milyar 170 milyon dolar. Tek bir işten, tek bir müteahhidin cebine konan paraysa bunun iki katı. Ayıptır, günahtır, yazıktır. Kirasını ödeyemeyen esnafımızın hakkı, EYT mağduru vatandaşlarımızın hakkı, 3600 ek göstergeye kavuşamayan memurlarımızın hakkı, Toprağa düşürdüğü terin hakkını alamayan çiftçilerimizin hakkı, İşsiz gencimizin, üreten işçimizin hakkıdır bu para. Yüce Meclis’te, milletimiz adına verilen soru önergelerini, “Ticari sır” diye cevaplamıyor, gerçekleri saklıyorlar. Ama gerçeğin bir gün mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu olduğunu unutuyor.”