Türkiye

İstanbul – Bakan Bayraktar: Toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan ile yapılan anlaşma kapsamında Sivas ve Taşelinde kurulacak Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerine ilişkin imza törenine katıldı. Törene ACWA Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Abunayyan, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü La Camera, kamu ve özel sektör temsilcileri katıldı. Törende Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ACWA arasında yatırım anlaşması ve “Elektrik Üretim A.Ş Genel Müdürlüğü ile ACWA Arasında Elektrik Satın Alım Anlaşması imzalandı. İlk anlaşmaya Bakan Yardımcısı Zafer Demircan ile ACWA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İdari Direktörü Raad Al Saady, ikinci anlaşmaya ise EÜAŞ Genel Müdürü Zafer Benli ile ACWA Türkiye-Azerbaycan Ülke Genel Müdürü Mehmet Selim Güven imza attı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

‘ÜLKEMİZDE EN DÜŞÜK FİYATLA ELEKTRİK ALIMINI GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLACAĞIZ’

İmza töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bugün, Sivas ve Taşeli Güneş Enerjisi Santrali Projeleri İmza Töreni vesilesiyle sizlerle bir aradayız. Birazdan atılacak imzalar ile 2 bin megavatlık dev güneş enerjisi yatırımlarının, Riyad’da imzaladığımız hükümetler arası anlaşmanın ardından, ikinci önemli adımını da atmış olacağız. Enerji sektörümüze yapılan doğrudan yabancı yatırımların en büyüklerinden biri olacak bu proje sayesinde aynı zamanda ülkemizde en düşük fiyatla elektrik alımını gerçekleştirmiş olacağız” dedi.

‘2035 YILINDA GÜNEŞ VE RÜZGARDA KURULU GÜCÜMÜZÜ 120 BİN MEGAVATA ÇIKARACAĞIZ’

Bakan Bayraktar, “Dünyada geçtiğimiz yıl enerjide 3.3 trilyon dolarlık yatırım gerçekleşti. Bu yatırımın üçte ikilik kısmı ise temiz enerji teknolojilerine yapıldı. Ülkemizde de son 23 yılda yenilenebilir enerji alanında adeta bir devrim gerçekleşirdik. 2025 sonu itibarıyla elektrik kurulu gücümüzün yüzde 62’si, 76 bin megavatı yenilenebilir kaynaklardan oluştu. Güneş ve rüzgarda neredeyse sıfır olan kurulu gücümüzü 40 bin megavata çıkardık. 2024 yılında Cumhurbaşkanımız, Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklimle Mücadele Taraflar Konferansı COP29’da tüm dünya kamuoyuna iddialı hedeflerimizi ilan etti. Buna göre Türkiye olarak 2035 yılında sadece güneş ve rüzgarda kurulu gücümüzü 120 bin megavata çıkaracak. Bu doğrultuda ilk hedef yılımız olan 2025 yılında 8 bin megavatın üzerindeki kurulu güçle yeni bir rekora imza attık. Önümüzde çok sıkı bir şekilde 7/24 çalışmamız gereken bir 10 yıl var. Her yıl 8 ile 10 bin megavatlık güneş ve rüzgar santralini kurmamız gerekiyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarını dengeleyecek baz yük yatırımlarını da yaparak, kaynak çeşitliliğini elden bırakmıyor, bir yandan da şebekemizi yeni çağa hazırlıyoruz. İddialı hedeflerimize ulaşmak için farklı modeller uyguluyoruz” dedi.

‘HEDEFİMİZ İLK ETAPTA 3 BİN MEGAVATLIK YÜZER GES PROJELERİNİ EN KISA SÜREDE DEVREYE ALMAK’

Bakan Bayraktar, “Bunlardan bir tanesi YEKA dediğimiz Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları. YEKA yarışmalarında rekabetçi bir modelle. Yabancı yatırımcıların da yoğun ilgi gösterdiği ihale süreçleri yaşadık. Yeni model ile 2025 yılında 3 bin 800 megavatlık yarışma ile kapasiteleri tahsis ettik. Her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışması düzenlemeye bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılında Kıyı Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle, denizler, göller ve barajlarda yenilenebilir enerji üretim santralleri kurulabilmesinin önünü açmıştık. Bu kapsamda ilk adımı, geçtiğimiz yıl attık. Manisa’daki Demirköprü HES rezervuar alanına 35 megavatlık bir yüzer GES kurulumunu gerçekleştireceğiz. Şimdi hedefimiz ilk etapta 3 bin megavatlık yüzer GES projelerini en kısa sürede devreye almak olacak. YEKA benzeri bir modeli, deniz üstü rüzgarda da uygulayacağız. 2035 yol haritamız doğrultusunda 5 bin megavatlık deniz üstü rüzgar kurulu gücü hedefliyoruz. Bunun yanı sıra özellikle sanayicilerimizin öz tüketim amaçlı GES’lere olan ilgisini takip ediyoruz. Bu kapsamda Ocak ayı içerisinde öz tüketim amaçlı 3 bin 500 megavatlık bir kapasiteyi tahsis etmek üzere ilan ettik. Burada, kendi tüketimi için elektrik üretecek olan kamu kurumlarına ve stratejik sektörlere öncelik vermeyi planlıyoruz” diye konuştu.

‘SUUDİ ARABİSTAN, TÜRKİYEDE TOPLAM 5 BİN MEGAVAT GÜCÜNDE GÜNEŞ VE RÜZGAR SANTRALİ İNŞA EDECEK’

Bakan Bayraktar, “Yenilenebilir enerjide yeni rekorlar kırmak için Antalya’da düzenlenecek 31’inci Taraflar konferansı ev sahipliğimizde 2026’nın önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, hükümetler arası anlaşmalarla, büyük ölçekli ve çok daha rekabetçi fiyatlarla projeler geliştiriyoruz. Bu kapsamda malumunuz Riyad’da mevkidaşım Abdülaziz bin Selman ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı ile Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetler Arası Anlaşmayı yaklaşık 2 hafta önce imza altına aldık. Yaptığımız bu anlaşma, her iki ülke için enerji alanında atılmış çok stratejik bir adımdır. Bu çerçevede Suudi Arabistan, Türkiyede toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santrali inşa edecek. Bugün, bu işbirliğini ACWA şirketi ile somutlaştırıyoruz. Anlaşmayı fiiliyata geçirerek deyim yerindeyse sahaya çıkıyoruz. ACWA, Sivas ve Karaman Taşeli’nde biner megavatlık güneş enerjisi santrali kuracak. Sivas’ta her bir kilovatsaat elektrik için 2,35 euro/sent satış fiyatı üzerinde mutabakata vardık. Karaman Taşeli’nde ise üretilen elektriği bugüne kadar Türkiyede oluşan en düşük fiyatla kilovat başına sabit 1,99 euro/sent’ten alacağız. Bu fiyatlar 25 yıl boyunca geçerli olacak. Toplam alım süresi ise 30 yıl. İlk 5 yıl inşa edilecek santrallere YEKA yarışmalarında olduğu gibi teşvik verilecek” dedi.

‘SİVAS VE TAŞELİ GES PROJELERİ İLE TOPLAM 2,1 MİLYON HANENİN ELEKTRİK İHTİYACINI KARŞILAYACAĞIZ’

Bakan Bayraktar, “Bu teşvik, üretilen elektriğin serbest piyasaya satış hakkı yerine ortalama piyasa fiyatının altında belirlenen kilovatsaat başına 4,75 euro/sent üzerinden uygulanacak. 2 bin megavatlık iki proje yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geliyor. Sivas ve Taşeli GES projeleri ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Burada önemli bir diğer husus da yerlilik. Hem Sivas’ta hem Taşeli’nde yerlilik oranı en az yüzde 50 olacak. İnşallah bu projelerin temellerini bu yıl içerisinde atacağız. 2028 yılı başlarında da her iki santral ticari işletmeye geçecek ve en kısa zamanda tam kapasiteye ulaşacak. Toplam 5 bin megavatlık anlaşmanın ikinci fazında ise biraz önce ifade ettiğim gibi 3 bin megavatlık ilave güneş ve rüzgar enerjisi santralleri yatırımı yapılacak” şeklinde konuştu.

ENERJİ ALANINDA DA İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİREBİLİRİZ’

Programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar kendisine, Azerbaycan, yapılan 33 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz tedarik anlaşmasında Azerbaycan ve Türkiye’nin neler kazandığı ve Azerbaycan, Türkiye, Ermenistan Enerji Bakanları arasında bir görüşme sağlanır mı?’ diye sorulması üzerine konuşan Bakan Bayraktar, “Azerbaycan bizim tabii çok önemli bir enerji ortağımız. Türkiyede birçok alanda enerjide yatırımlar yapılıyor, birlikte yaptığımız, gerçekleştirdiğimiz projeler var. Tabii doğal gaz bizim için çok önemli çünkü aynı zamanda elektrik üretiminde kullanıyoruz, evlerimizde kullanıyoruz, sanayimizde kullanıyoruz ve Azerbaycan ve SOCAR bizim için çok önemli bir tedarikçi çok uzun yıllardır böyle, boru hatlarımız var. Bu yaptığımız anlaşma 2030 sonrasında da bu ilişkilerin devam etmesini, bu ticaretin devam etmesini sağlayacak. Çünkü ülkemizin evet kendi gazımızı üretiyoruz, Karadenizde büyük bir çalışma var ama yine de ülke olarak ihtiyacımız çok fazla. Dolayısıyla bunun bir kısmını, yine alabildiğimiz kısmını bu bahsettiğiniz anlaşmayla Azerbaycandan almış olacağız önümüzdeki 15 yıl boyunca. Bu açıdan önemli. Ama sadece doğalgaz kısmı yok. Bir de bizim Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan olarak bir yeşil koridor ve özellikle Nahçıvanda üretilen elektriğin yine yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin Türkiyeye ve Avrupaya ihracının içerisinde olduğu bir projemiz var. Onda da ilk imzaları atmıştık. İnşallah bu Güney Gaz Koridoru Toplantısında Mart ayının başında onu bir sonraki aşamaya getirmeyi hedefliyoruz. Bunun bir parçası Ermenistan olabilir mi? Olabilir tabii ki. Biz normalleşmeyi bu anlamda destekliyoruz ve normalleşme deyince aslında ekonomik ilişkilerin de normalleşmesi. Bahsettiğiniz gibi enerji alanında da iş birliğini geliştirebiliriz. Orada da iyi fırsatlar olabilir. Ümit ediyorum bu süreç herkese faydalı bir şekilde yürüyecek” dedi.

NÜKLEER SANTRALLERİMİZİ BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORUZ

Türkiye’nin 2053 yılına kadar sıfır emisyon hedefi var. Geçen yıl Türkiye elektriğinin yüzde 33.6sını kömürden sağladı. Bu Türkiyenin çözmesi gereken bir mesele değil mi? sorusunun sorulması üzerine konuşan Bakan Bayraktar, “Evet, çözmemiz gereken bir iş. Tabii emisyonların 2053te Türkiyenin karbon nötr bir ekonomi olması aslında bütün ekonominin, bütün sektörlerin çok önemli bir dönüşüm içerisinde olmasını gerektiriyor. Ulaştırmadan tarıma, sanayiye birçok alanda yapılması gereken işler var. Bizim açımızdan tabii o dönüşüm sürecinde dikkat edilmesi gereken bir iki husus var. Bunlardan bir tanesi tabii enerjiyi kesmeden ve arz güvenliğinde herhangi bir sıkıntı yaşatmadan bunu çözebilmek çok önemli. Burada Türkiye aslında çok uzun yıllardır çok dengeli bir planlama içerisinde ve dengeli bir strateji izliyor. Bakın dünyada ne olduğunu görüyoruz. Bir dönem böyle herkes yenilenebilir konuşurken bir anda tekrar farklı hükümetler farklı kararlar alabiliyor. Ama biz çok uzun zamandır şu strateji; yani Türkiyenin dengeli bir portföye ihtiyacı var, üretim portföyüne ihtiyacı var. Türkiyenin elbette bunu yaparken ucuz enerjiye ihtiyacı var. Bizim dışa bağımlılığı bitirmek gibi bir hedefimiz var. Dolayısıyla aslında mümkün olan kendi kaynaklarımızı maksimum ölçüde kullanma hedefimiz var. Geçen seneki bizim yeni devreye aldığımız tüm kapasitenin neredeyse tamamı, yüzde 99u aslında yenilenebilir enerji. Şu anda yeni yapılan santraller hep bu yönde ilerliyor ve toplam üretim içerisindeki pay da diğerlerinde aşağı gelecek. Hedefimiz biz planlı bir şekilde, tabii en önemli 2053 hedefi iklimle alakalı Türkiyenin, ancak nükleerlerle mümkün olabiliyor. Yani siz Fransız ajansı değil mi? Fransa bugün elektriğinin yüzde 70inin neredeyse nükleerden sağlıyor. Bu çok büyük bir avantaj. Çünkü karbonsuz bir şekilde elektriğinizi üretme şansınız var. Onun için Türkiye için de 2050 için ortaya koyduğumuz 20 bin megavatlık nükleer santrale sahip olma projesi var. Türkiyenin kömürünü ilk etapta belki gazla ama aslında orta ve uzun vadede mutlaka nükleerle belki ikame etmesi söz konusu olabilir. Onun için bu nükleer santrallerimizi bir an önce hayata geçirmek istiyoruz. Akkuyuyu inşallah bu sene ilk reaktörü devreye almak suretiyle. Ama Sinop ve Trakya projelerini de beraberinde küçük modüler reaktörlerle birlikte devreye almayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version