Sosyal medyada bizi takip edin

Türkiye

‘Hong Kong, ABD ve Hollanda’nın ticaretini yaptığı Nuh’un Gemisi için müze inşa etmemiz lazım’

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Britanya Müzesinde sırrı çözülen Babil tabletinde Nuhun Gemisinin yeri belirlendi. 3 bin yıllık Imago Mundi tabletini inceleyen bilim insanları, İncil referansı ile çözdükleri tabletin arka yüzünde bir yolcunun yolculuk sırasında gördüklerini anlattığı bilgileri buldu. Talimatların birinde parsiktu kadar kalın bir şeyi görmek için yedi fersah yol kat edilmesi gerektiği yazdığını belirleyen araştırmacılar parsiktu teriminin Büyük Tufandan kurtulmayı işaret eden bir ölçü olarak kullanıldığını tespit etti. Araştırmacılar, Ağrı Dağını işaret eden tabletin dağın zirvesindeki toprak yapıyı geminin yeri olarak belirlediğini açıkladı. Tablette geminin ölçüleri ise arşın olarak 155 metre uzunluğunda, 26 metre genişliğinde, 16 metre yüksekliğinde olduğu ifade edildi.

AĞRI DAĞI VE DURUPINAR

Londra Britanya Müzesinde çözümü yapılan Babil tabletiyle ilgili değerlendirmede bulunan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, tufan hadisesi ve Nuhun Gemisi’nin nerede karaya oturduğu konusunun uzun zamandan beri dünyanın gündeminde olduğunu belirtti. Kutsal kitapların yanında tufanın, ilginç bir özellik olarak sadece isimler farklı olmak üzere Sümer, Babil, Grek, Hint, Britanyanın Galler Bölgesi, İskandinav ve Çin efsanelerinde de yer aldığını ifade eden Kaya, son olarak Londrada Babil tableti üzerinde çözümleme yapıldığını bildirdi. Prof. Dr. Kaya, şunları söyledi:

“Kitab-ı Mukaddeste Ağrı Dağının adı r-r-t olarak geçmekte ve Hari Ararat şeklinde ifade edilmektedir. Hari Ararat, Dağlık Ararat anlamına gelmektedir. Ararat dağları da popüler kültürde genellikle Ağrı Dağı olarak bilinmektedir. Ağrı Dağı pek çok insanın düşüncesinde Nuhun Gemisi ve tufan ile özdeşleşmiştir. Kuran-ı Kerimde Cudi ifadesi kullanılmıştır. Zira Kuran geminin Cudiye istiva ettiğini (demir attığını) belirtmiş, ancak onun bir dağ olduğunu bildirmemiştir. İslami kaynaklar daha çok Kuran-ı Kerimdeki bu ifadeden yola çıkarak geminin Cudi Dağında olabileceğini, Hristiyan kaynakları da Kitab-ı Mukaddesten yola çıkarak geminin Ağrı Dağında olabileceği şeklindeki bir inanışa sahiptirler. Bu inanışlardan yola çıkarak her iki dağda da çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu bağlamda 1829 yılında Ağrı Dağına ilk tırmanış gerçekleştirilmiştir. Nuhun Gemisi’ni arama çalışmaları kapsamında ilk tırmanış Friedrich Parrot ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Dini kimliği de olan Parrot, Nuhun Gemisi’nin Ağrı Dağının zirvesinde olduğuna dair inanışı nedeniyle bu tırmanışı gerçekleştirmiş ve bulgularını bir kitapta toplamıştır. Gezi esnasında gemiye dair çeşitli işaretlerin olduğunu kayıt altına almış ve kitabında yazmıştır. İlk tırmanışın ardından Batılı bilim insanlarının Ağrı Dağına olan ilgileri günümüze değin sürmektedir. Ağrı Dağından başka, Ağrı ili sınırları içinde yer alan ve son dönemlerde çeşitli araştırmacılar tarafından Nuhun Gemisinin bulunduğu yer olarak da gösterilen bir diğer alan ise Gürbulak oluğunun güney kesiminde Telçeker ile Üzengili köyleri arasında yer alan doğal anıttır. Gemi silüetinde olan bu doğal yapı Türkiye-İran transit yoluna 3,5 kilometre mesafededir. Bu konu üzerinde çalışmalar yapan bazı araştırmacılar Nuh Tufanı sonucunda karaya oturan geminin ve Nuhun kayıp kenti Naxuanın bu çevrede bulunduğunu öne sürmektedir. Buranın keşfedilmesi ile birlikte Ağrı sınırları içerisinde hem Ağrı Dağı zirvesinde hem de hemen güneyinde yer alan bu doğal yapının olduğu alanda çalışmalar devam etmektedir. Dünyaca çok ünlü jeologlar burada farklı zamanlarda araştırmalar yapmışlar. Bu araştırmacıların hemen hepsi biraz önce de ifade ettiğim gibi özellikle Kitab-ı Mukaddeste ve İncildeki ifadeden ötürü daha çok işin dini boyutuyla ilgilenmişler.”

‘TARTIŞMALAR DEVAM EDECEKTİR’

Telçeker köyü Durupınar bölgesinde kendilerinin de araştırma yaptığını ifade eden Prof. Dr. Kaya, “Farklı üniversitelerden farklı alan uzmanlarından oluşan akademisyenlerle birlikte Telçeker köyündeki Durupınar bölgesinde bir çalışma yaptık. Buradaki yerleşme tarihinin Kalkolitik dönemine yani M.Ö. 5500 ile 3000 yılları arasında tarihlenebileceği laboratuvar çalışmaları sonucunda ortaya çıktı. Hazreti Nuhun da günümüzden yaklaşık 5000 yıl önce yaşadığı varsayıldığında tarihlerin birbiriyle paralellik arz ettiği söylenebilir. Ancak bu konuda net ifadelerin kullanılabilmesi için çok kapsamlı bilimsel çalışmaların yapılması ve bu bilimsel çalışmalara Türkiyedeki üniversitelerin öncülük etmesi son derece önemlidir. Nuhun Gemisinin nerede karaya oturduğu konusu ile ilgili tartışma ve araştırmalar bundan sonra da devam edecektir. Ülkemizdeki üniversitelerin, özellikle farklı bilim alanlarından fizikçilerin, jeologların, arkeologların yer bilimcilerin bir araya gelerek bu çalışmaları detaylandırmaları zaruret arz etmektedir. Hazreti Nuhun gemisi bulunur mu bulunmaz mı, ne zaman bulunur, nerede bulunur bu sorular bugün olduğu gibi gelecekte de devam edecek. Bu çalışmaları üniversitelerimizin öncülüğünde bilim insanlarımız yaparsa, en azından zaman içerisinde bu konudaki sorulara daha gerçekçi cevaplar bulmuş olacağız” diye konuştu.

‘AĞRI DAĞINI İNANÇ TURİZMİ AÇISINDAN DÜNYANIN İLGİ ODAĞI HALİNE GETİRİLEBİLİRİZ’

Nuhun Gemisi araştırmalarının bir de inanç turizmi boyutu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, bu konuda Hong Kong, ABD ve Hollandada 3 ayrı müze kurulduğu bilgisini verdi. Hong Kongdaki müzenin şu ana kadar yaklaşık 8 milyon ziyaretçi aldığını, ABDnin Kentucky eyaletinde İncilde ifade edilen boyutlarıyla inşa edilen Nuhun Gemisi müzesinin günlük ortalama 7 bin kişi tarafından, kişi başı ortalama 13 dolar karşılığında ziyaret edildiğini ifade eden Kaya, benzer bir müzenin de Hollandada inşa edildiğini söyledi.

Nuhun Gemisi’nin Ağrı Dağı veya çevresinde olduğuna inanan Hristiyanların bunun ticaretini Hong Kong, ABD ve Hollandada yaptıklarını kaydeden Prof. Dr. Kaya, “Bizim bu algıyı kullanmamız ve hemen çok kapsamlı bir Nuhun Gemisi müzesini Ağrı veya Doğubayazıtta, Ağrı Dağına nazır bir konumda inşa etmemiz lazım ve elzemdir. Batı coğrafyacılarının şöyle bir ifadesi var; Güney Afrikanın altın ve elması ne kadar kıymetliyse Türkiyenin Ağrı Dağı da o kadar kıymetlidir. Biz bu kıymeti İngilteredeki gazetelerde Nuhun Gemisi’nin Ağrı Dağında olduğuna dair çıkan son yazılarla bir kez daha fark ediyoruz. Bizim bu algıyı mutlaka ve ivedi olarak değerlendirmemiz lazım. Ağrı ili insanlık tarihinin tartışmasız olarak en önemli destanlarından birine ev sahipliği yaptığı halde, ne yazık ki bu büyük fırsatı ve potansiyeli günümüze kadar gereği gibi değerlendirememiştir. Bu yüzden de tahmin edilmeyecek kadar büyük bir ekonomik girdi kaybı yıllardır göz göre göre uzaktan izlenmektedir. İnanç turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olan Nuhun Gemisi yüce Ağrı Dağının bir sırrı olarak geçmişte olduğu gibi gelecekte de gizemini korumaya devam edecektir. Günümüzde bu potansiyeli harekete geçirecek ve yöreyi canlandıracak inanç turizmine yönelik altyapı ve tanıtım çalışmaları hızlandırılmalıdır. Bu inanç turizmi potansiyeli zaman kaybetmeden sürdürülebilir turizm çerçevesinde değerlendirilirse hem Türkiyenin en fakir illerinden biri olan Ağrının hem bölgenin hem de ülkemizin ekonomisine çok ciddi katkılar sunarak, Ağrı Dağını inanç turizmi açısından bütün dünyanın ilgi odağı haline getirilebilir” diye konuştu.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
  • Uzun süredir Nuh'un Gemisi'ni Ağrı Dağı'nda arayan bilim insanları, 1959'dan sonra Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker köyü Durupınar bölgesindeki gemi benzeri kalıntıyı inceliyor. Fotoğraf: Arşiv, (DHA)

  • Uzun süredir Nuh'un Gemisi'ni Ağrı Dağı'nda arayan bilim insanları, 1959'dan sonra Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker köyü Durupınar bölgesindeki gemi benzeri kalıntıyı inceliyor. Fotoğraf: Arşiv, (DHA)

  • Uzun süredir Nuh'un Gemisi'ni Ağrı Dağı'nda arayan bilim insanları, 1959'dan sonra Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker köyü Durupınar bölgesindeki gemi benzeri kalıntıyı inceliyor. Fotoğraf: Arşiv, (DHA)

  • Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya (Fotoğrafta), Babil tabletinde Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğunun bildirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Fotoğraf: Ümit OKTAN / Ağrı, (DHA)

  • Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya (Fotoğrafta), Babil tabletinde Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğunun bildirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Fotoğraf: Ümit OKTAN / Ağrı, (DHA)

Continue Reading
Reklam
Yorum yapmak için tıkla

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir