Sosyal medyada bizi takip edin

Sağlık

‘Ev tozu akarı çocuklarda astımı tetikliyor’

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Gözle görülmeyen ancak mikroskop altında canavarı andıran ev tozu akarları, çocukların sağlığını tehdit eden en büyük ev içi düşmanlardan biri. Halıdan yastığa, yorgandan perdeye kadar evin her noktasına yerleşen bu canlılar, özellikle sonbahar ve kış aylarında alerjik çocukların kabusu oluyor. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesinden Doç. Dr. Ömer Akçal, ailelerin bu durumu genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu ile karıştırdığını belirterek uyarılarda bulundu.

ÜST VE ALT SOLUNUM YOLLARINI ETKİLİYOR

Ev tozu akarlarının solunum yoluyla alınan alerjenler olduğunu aktaran Doç. Dr. Akçal, “Sağlıklı bireyler bu alerjenleri solusa da herhangi bir sorun yaşamazken, duyarlı çocuklarda zamanla çeşitli alerjik belirtiler ortaya çıkabiliyor. Bu belirtiler üst solunum yollarında burun tıkanıklığı, akıntı, hapşırık ve kaşıntı şeklinde görülüyor. Bu tablo alerjik rinit olarak tanımlanıyor. Alt solunum yolları tutulduğunda ise öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi bulgularla alerjik astım gelişebiliyor” diye konuştu.

YAŞLA BİRLİKTE SIKLIĞI ARTIYOR

Ev tozu akarı alerjisinin genellikle 3 yaşından sonra ortaya çıktığını söyleyen Doç. Dr. Akçal, “5 yaşından sonra sıklığı belirgin şekilde artar. Ev içi bir alerjen olduğu için belirtiler daha çok ev ortamında ortaya çıkar ve yıl boyunca devam edebilir. Kapı ve pencerelerin daha az açıldığı kış aylarında belirtiler şiddetleniyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları da tabloyu ağırlaştırabiliyor” ifadelerini kullandı.

TEDAVİ ÜÇ BASAMAKTA YAPILIYOR

Ev tozu akarı alerjisinde tedavinin üç basamakta ele alındığını anlatan Doç. Dr. Akçal, ilk adımın korunma önlemleri olduğunu belirtere “Çocuğun odasında mümkün olduğunca az eşya bulunmalı, ev tozu tutan materyaller azaltılmalı. Gerekli durumlarda hava temizleme cihazları da kullanılabilir. İkinci basamakta ise alerjik rinit, astım ya da egzama gibi mevcut tabloya yönelik medikal tedaviler uygulanıyor. İlaç ihtiyacının yoğun olduğu ve yaşam kalitesinin etkilendiği durumlarda üçüncü basamak olan alerji aşısı gündeme geliyor” dedi.

ALERJİ AŞISI UZUN SOLUKLU BİR TEDAVİ

Halk arasında alerji aşısı olarak bilinen alerjen spesifik immünoterapinin kısa süreli bir uygulama olmadığını belirten Doç. Dr. Akçal, “Bu tedavi tek dozluk bir aşı değildir. En az 3, en fazla 5 yıl süren, düzenli takip gerektiren bir tedavi sürecidir ve mutlaka çocuk alerji ve immünoloji uzmanları tarafından planlanmalıdır” diye konuştu.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Continue Reading
Reklam