Türkiye

Eğirdir Gölü’nde ‘bulanık yapı’ riski

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Ispartada Türkiyenin en büyük ikinci tatlı su gölü konumundaki Eğirdir Gölünde SDÜ ve Erciyes Üniversitesi iş birliğinde 2024 yılı Aralık ayında başlatılan Eğirdir Gölünde Siyanobakteri Düzeylerinin Belirlenmesi ve Kontrol Stratejilerinin Geliştirilmesi Projesi devam ediyor. Projede Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Filiz Dadaşer Çelik ve SDÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Dr. Meltem Kaçıkoç görev alıyor. Dr. Kaçıkoç, kentte hem içme suyu temini hem de tarımsal sulama açısından stratejik öneme sahip Eğirdir Gölünde, DSİnin 1990-2024 yılları arasındaki ölçüm verilerine göre yıllık ortalama su seviyesinin 916,84 metreden 914,50 metreye gerilediğini, toplamda 2,3 metrelik düşüş gerçekleştiğini kaydetti.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

YEREL BİR ÇEVRE SORUNU DEĞİL

Eğirdir Gölünün yalnızca ekolojik açıdan değil, aynı zamanda Türkiyenin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olması dolayısıyla özel bir öneme sahip olduğunu ifade eden Dr. Meltem Kaçıkoç, “Göldeki su seviyesinin düşmesi ve su kalitesindeki bozulma; doğrudan içme suyu güvenliğini, tarımsal üretimi ve bölge ekonomisini etkilemektedir. Bu nedenle Eğirdirde yaşanan süreç, yalnızca yerel bir çevre sorunu değil, ulusal ölçekte ele alınması gereken bir su yönetimi meselesidir” dedi.

EĞİRDİR GÖLÜ EYLEM PLANI

Bu kapsamda, Türkiyede ilk kez bir göl için hazırlanan kapsamlı Göl Eylem Planının Eğirdir Gölü için oluşturulmasının son derece anlamlı olduğunu ifade eden Dr. Kaçıkoç, “DSİ Genel Müdürlüğü ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulmuş olan Eğirdir Gölü Eylem Planı, gölün korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından önemli bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Ancak bu planın başarısı, belirlenen önlemlerin sahada etkin biçimde uygulanmasına ve sürekliliğinin sağlanmasına bağlıdır” diye konuştu.

SİYANOBAKTERİ GELİŞİMİ İNCELENİYOR

Dr. Meltem Kaçıkoç, Erciyes Üniversitesi ve SDÜ Çevre Mühendisliği bölümleri olarak birlikte yürüttükleri proje kapsamında, Eğirdir Gölünün mevcut durumu ile gelecekte karşı karşıya kalabileceği su kalitesi risklerinin bilimsel bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti. Dr. Kaçıkoç, “Çalışmalar kapsamında gölün hidrodinamik yapısı, su kalitesindeki zamansal değişimler, nütrient (besin) yükleri ve özellikle siyanobakteri gelişimi ayrıntılı biçimde incelenmektedir” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

İÇME SUYU KAYNAĞI OLARAK SÜRDÜRELEBİLİRLİĞİ AÇISINDAN TEHDİT OLUŞTURMAKTA

Proje kapsamında elde edilen ön bulguları da açıklayan Dr. Meltem Kaçıkoç, şunları söyledi:

“Eğirdir Gölünün giderek makrofit baskın berrak sistemden, fitoplankton ve siyanobakterilerin hakim olduğu bulanık bir yapıya doğru ilerleme riski taşıdığını göstermektedir. Bu durum yalnızca ekolojik denge açısından değil, gölün içme suyu kaynağı olarak sürdürülebilirliği açısından da ciddi tehdit oluşturmaktadır. Gölün geleceği açısından sürdürülebilir su seviyesi yönetimi, tarımsal su kullanımının kontrol altına alınması, besin yüklerinin azaltılması ve ekosistem temelli bir yönetim yaklaşımının benimsenmesi kritik önem taşımaktadır.”

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version