Türkiye
Diyarbakır – Dershane önündeki bombalı terör saldırısında ölenler anıldı
DİYARBAKIRDA 18 yıl önce terör örgütü PKKnın dershane önüne park ettiği bomba yüklü aracı infilak ettirmesi sonucu yaşamını yitiren 6sı öğrenci, 7 kişi düzenlenen programla anıldı. Saldırıda 17 yaşındaki oğlu Eren Şahini kaybeden eski AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, “Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşması en büyük amacımdır, en büyük arzumdur, dileğimdir. Ama bu durum, oğlum Erenimi, oğlumla beraber şehit olan diğer çocukları, şehit Aybüke öğretmeni, şehit Necmettin öğretmeni, şehit asker, polis ve korucularımızı bizlere asla ve asla unutturmayacaktır” dedi.
Yenişehir ilçesi Prof. Dr. Yusuf Yazıcıoğlu Caddesinde 3 Ocak 2008de PKKlı teröristlerce bir dershanenin önüne park edilen bomba yüklü aracın, askeri aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu 6sı öğrenci, 7 kişi yaşamını yitirdi, 73 kişi de yaralandı. Saldırıda hayatını kaybeden dershane öğrencileri Eren Şahin Eronat, Salih Ekinci, Melek İpek, Rıdvan Süer, Ferhat Mutlu ve Engin Taşkın ile kızını dershaneden almaya giden Cengiz Kaya için Yenişehir ilçesindeki Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezinde anma programı düzenlendi. Programa, Vali Murat Zorluoğlu, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma komutanı Tüm General Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, patlamada oğlu Eren Şahini kaybeden AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal marşının okunmasının ardından Kuran-ı Kerim okundu, dualar edildi. Ardından şiirler okundu, sinevizyon gösterimi yapıldı.
BİZ BUGÜN BURADA SADECE EVLATLARIMIZI ANMAK İÇİN BİR ARAYA GELMİYORUZ
Eski AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, “Bundan tam 18 yıl önce 3 Ocak 2008de PKK terör örgütü tarafından çocukların gittiği dershaneye park etmiş bir araç içerisine bırakılan 80 kilogram bombanın evlatlarımızı bizden kopardığı o meşum günün yıl dönümündeyiz. Oğlum Eren Şahin, Melek İpek, Rıdvan Süer, Ferhat Mutlu, Engin Taşkaya, Salih Ekinci ve kızını dershaneden almaya gelen baba Cengiz Kaya olmak üzere 7 canımızı şehit verdik. Biz bugün burada sadece evlatlarımızı anmak için bir araya gelmiyoruz. Biz ciğerparelerimizi bir saniye olsun unutmuyoruz ki bugün analım. Bizim bugün buradaki en önemli amacımız bu büyük acıların bir daha yaşanmaması için ülkemize, milletimize, birliğimize ve beraberliğimize nasıl sahip çıkabiliriz? Ayrıca biz yandık, başka anaların da yüreği yanmasın düsturuyla hareket etmek içindir” dedi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİN BAŞARIYA ULAŞMASI EN BÜYÜK AMACIMDIR
Terörsüz Türkiye sürecini desteklediğini belirten Eronat, “2011 yılında ilk milletvekilliğim döneminde, sonra da AK Parti Genel Merkez çalışmalarım sırasında Türkiyenin her bölgesinden şehit yakınları ve gaziler beni arardı. Bazen sohbet etmek için, bazen sorunlarını çözmek için. Bu kendiliğinden oluşmuş, adı konulmamış bir gönüldaşlık bağıydı. Ama beni başka anneler de arardı. Özellikle Diyarbakırdan çocuğu dağda olan annelerin arayıp, Sen annesin, bizi en iyi sen anlarsın, bize yardım et, çocuklarımıza kavuşalım dediklerini bilirim. Ayrıca bazı ana ve babaların beni arayıp, Bak çocuğumuz bu yoldan dağa gidiyor, lütfen yardım et dediklerini biliyorum. Tabii tek başımıza bir şey yapamayız. Sağ olsun emniyet güçlerimizin desteğiyle birçok çocuğu ailesine kavuşmasına vesile olmuşluğumu olmuştur. Biz işte o zaman anladık ki Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi annelerin ideolojisi olmuyormuş, gözyaşının da rengi yokmuş. Orta Doğudaki bütün terör örgütlerinin enerjisi aynı prizden gelmektedir. Adı ister PKK olsun ister DEAŞ olsun ister YPG olsun hiç fark etmez. Emperyalist güçlerin maşası durumundaki bu örgütler, yine bu emperyalist güçlerin böl ve yut politikalarına hizmet vermektedirler. Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşması en büyük amacımdır, en büyük arzumdur, dileğimdir. Ama bu durum, oğlum Erenimi, oğlumla beraber şehit olan diğer çocukları, şehit Aybüke öğretmeni, şehit Necmettin öğretmeni, şehit asker, polis ve korucularımızı bizlere asla ve asla unutturmayacaktır” diye konuştu.
DEVLETİMİZ, MİLLETİMİZ VE DİYARBAKIRIMIZ BU ACIYI SAHİPLENMEKTEDİR
Olayın, milletin hafızasında ayrı bir iz bıraktığını belirten Vali Murat Zorluoğlu, “Diyarbakır maalesef son 40 yılda birçok terör hadisesini yaşamış bir şehirdir. Burada vatanın birliği ve bütünlüğü, milletimizin kutsal değerleri ve mukaddesatının muhafazası için büyük mücadeleler verdik, bizler nefes alabilelim diye son nefesini veren askerimiz, polisimiz, güvenlik korucularımız oldu, şehitlerimiz oldu, göğüslerini siper edip yaralanan kahraman gazilerimiz oldu. 3 Ocak 2008de o dershanenin önünde yaşananlar milletimizin hafızasında ayrı bir iz bıraktı. Hayata hazırlanmak, ailesine ve milletine faydalı insanlar olabilmek için yola çıkan pırıl pırıl gençlerimiz hayatlarının baharında, geleceğe dair hayallerinin hiçbirini gerçekleştiremeden PKK terör örgütünün bombalı saldırısında şehit oldular. Devletimiz, milletimiz ve Diyarbakırımız bu acıyı sahiplenmektedir. 40 yılı aşkın bir süredir devam eden terör eylemlerinden kim faydalandı, en çok kim kazandı? Terör baronları, terör sektörü, kandan beslenenler kazandı. Türkiyenin gelişmesini, kalkınmasını, bölgesinde ve dünyada güçlü bir devlet olarak var olmasını engellemek isteyenler kazandı. 40 yılda 50 binden fazla insanımız hayatını kaybetti, binlerce şehit ve gazi verdik. Ayrıca milletimizin refahı için harcayabileceğimiz 2 trilyon dolar paramız da maalesef terörle mücadeleye harcanmak zorunda kalındı” dedi.
BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYENİN ŞAFAĞI SÖKÜYOR
Terörsüz Türkiye hedefinin bir temenniden ibaret olmadığını belirten Vali Zorluoğlu, “İşte bugün Terörsüz Türkiye vizyonuyla bu küresel oyunu, bu kirli tezgahı, bu nifak hareketini bozuyoruz inşallah. Bugün Malazgirt ruhu, Çanakkale ruhu, İstiklal savaşının ruhu yeniden şekilleniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle bugün büyük ve güçlü Türkiyenin şafağı söküyor. Terörsüz Türkiye hedefi, bir temenniden ibaret değildir. Bu hedef; çocuklarımızın okula giderken endişe değil heyecan taşıdığı, annelerin-babaların yüreğinin ferah olduğu, şehirlerimizin huzurla büyüdüğü bir geleceğin adıdır. Diyarbakır, acıyı da dayanışmayı da bilen kadim bir şehirdir. Biz bu şehirde korkuyu değil umudu, ayrışmayı değil dayanışmayı büyüteceğiz. Gençlerimizin yolunu eğitimle, bilgiyle, bilimle, kültürle, sanatla açacağız. Çünkü biliyoruz ki terörün karşısındaki en güçlü cevap, eğitimli, özgüvenli ve birbirine kenetlenmiş bir toplumdur” diye konuştu.