Connect with us

TÜRKİYE

Dişe ayrılmayan 5 dakika, 100 bin liraya kadar maliyetle geri dönüyor

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alper Kuştarcı, günde 2 kez en az 5 dakikanın, diş fırçalamaya ayrılması gerektiğini belirterek “Örneğin; bir çürük meydana geldiğinde ilk olarak bu çürüğün dolguyla restorasyonu gerekiyor. Dolgu yapılmazsa çürük ilerliyor ve kanal tedavisine geliyor. Diş kayıpları da meydana gelirse implant tedavileri veya prototip restorasyonlara geliyor. Bu 500 lira 5 bin liraya, 10 bin lira 20 bin liraya, 50 bin liraya veya 100 bin liraya kadar dönebiliyor” dedi.

AÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alper Kuştarcı, ağız ve diş sağlığının önemine vurgu yaptı. Diş veya diş etinde oluşabilen enfeksiyonun ciddi rahatsızlıklara yol açtığını belirten Prof. Dr. Kuştarcı, ilerleyen enfeksiyonların kalp rahatsızlıklarına neden olduğunu anlattı. Her gün diş için ayrılmayan 5 dakikanın diş kayıplarına yol açtığını aktaran Kuştarcı, aksayan tedavi sürecinin, maddi zararın yanı sıra zaman kaybına neden olduğunu söyledi.

DİŞ ENFEKSİYONU KALP KAPAKÇIĞINI ETKİLİYOR

Sağlığın ağızda başladığını anlatan Prof. Dr. Kuştarcı, diş ve diş eti enfeksiyonlarının iç organlara zarar verdiğini aktardı. Her yıl birçok insanın ağız diş sağlığı enfeksiyonu nedeniyle farklı hastalıklara yakalandığını belirten Kuştarcı, “Ağız ve diş enfeksiyonları kalp kapakçığı, mide, eklem ve böbrek rahatsızlığı gibi hastalıklara yol açıyor. Örneğin; bir hastada çürük veya diş eti enfeksiyonu meydana geldi, hasta bunun tedavisini yaptırmadı veya dişlerini fırçalamaya devam ediyor. Öyle büyük bir bakteriyel yük meydana geliyor ki bu kan ile kalp kapakçığına yerleşip yavaş yavaş çoğalmaya başlıyor. Sonuçta da kalp hastalıkları, kalp kapakçıkları tutulumuna kadar gidebiliyor” diye konuştu.

Kalp kapakçığı veya bazı hastalıklarda tedavi için ilk olarak diş hekimlerine yönelindiğini aktaran Kuştarcı, “Fakültemizde onların diş tedavilerini detaylı yaptıktan sonra hastayı direkt AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne veya diğer hastanelere sevk ediyor ya da diğer işlemlere alınıyorlar” dedi.

TEDAVİ EDİLMEDİĞİNDE DİŞ KAYIPLARI MEYDANA GELİYOR

Ağız ve diş bakımının çok önemli olduğunu, günde en az 2 kere diş fırçalanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kuştarcı, diş ipi kullanımının önemine de dikkat çekerek, şunları kaydetti:

“Dişler fırçalanmadığı zaman çürük ve diş eti enfeksiyonu olarak geri dönüyor. Artık tedavi olma sürecine giriliyor. Tedavi edilmediğinde diş kayıpları meydana gelebiliyor ve bunun sonucunda hem zaman hem de maddi ve manevi kayıplar artıyor. Hem sağlık sisteminden dolayı hükümetlere hem de bireysel maddi külfet gereken sürece giriliyor. Günde 5 dakikamızı diş fırçalamaya ayırarak, günde en az 2 kere diş fırçalamayı tavsiye ediyoruz. Diş hekimi kontrollerine giderek bunların önüne geçebiliriz. Örneğin; bir çürük meydana geldiğinde ilk olarak bunun dolguyla restorasyonu gerekiyor. Dolgu yapılmazsa çürük ilerliyor ve kanal tedavisine geliyor. Bu 500 lira 5 bin liraya dönmüş oluyor. Diş kayıpları da meydana gelirse implant tedavileri veya prototip restorasyonlara geliyor. Bu 500 lira 5 bin liraya, 10 bin lira 20 bin liraya, 50 bin liraya veya 100 bin liraya kadar dönebiliyor. Hastalarımız ‘5 dakika ayıramadım, çok vaktim zamanım yoktu’ diyor. Aslında 5 dakika 1 saate, bazen birkaç saatlik seanslara dönüyor. Ama prototip restorasyonlara, implant tedavilerine dönüştüğü zaman da 3-4 ay tedavi süreci gibi çok büyük zaman kayıplarına neden oluyor. Normalde günlük 5 dakika dişimizi fırçalayarak aslında her şeyin önüne geçebiliriz.”

Prof. Dr. Kuştarcı, koruyucu diş tedavilerine yönelinmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bizim artık koruyucu diş tedavilerine yönelmemiz lazım. Şu anda bütün dünyada tedavi hizmetlerine çok büyük para harcanırken, aslında koruyucu tedaviye daha çok paranın harcanması gerektiği bilinen bir gerçek. Özellikle İskandinav ülkelerinde koruyucu tedaviye yüksek maliyetler ayrılıyor ki insanlar diş bakımlarına özen göstersinler, dişler çürümesin veya diş eti enfeksiyonu olmasın diye. Bizim de buna yönelmemiz lazım. Çocuklara okullarda bilinçlendirme çalışmaları ve uygulamaları yapılıyor, ancak bunlara daha fazla yönelmemiz gerekiyor” dedi.