Politika
Dervişoğlu: İYİ Parti altında toplanabilecek şemsiye parti haline gelmiştir
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankarada bir otelde iftarda gazetecilerle bir araya geldi. Dervişoğlu, İBB davasının canlı yayınlaması talebine ilişkin sorulan soruya, “Adnan Menderesin Yassıada yargılamasında radyo yayını olumsuz etkisini değerlendirmek gerekli. Benim doğrudan karşı duruşum söz konusu değil. CHP canlı yayın yönünde önerge verdiğinde, Meclise geldiğinde evet oyu veririm. Süreçte Çağlayan Adliyesine de ilk gidenlerden birisiyim. Süreçle ilgili kaygılarımı da hem Sayın İmamoğluna hem de Sayın Özele ifade ettim. 12 Eylül dönemindeki yargılamalar yayınlanıyor mesela yani tarihe not düşülüyor. Ancak yargılama sırasında olumsuz etkisi olabileceği kaygısını ifade ettim. Ama bugünkü duruşmada canlı yayınla ilgili açıklamam yanlış anlaşılmış. Kimi dostlarımız Sizden destek bekleriz diye mesajlar atmış. Ama ben zaten ilk günden desteğimizi verdim. Siyasi arenaya dönüştürülmemesi lazım. Tartışılan adalettir. Adalet duygusu zedelenirse, zedelenmemiş hiçbir kurum kalmaz” ifadelerini kullandı.
S-400LERİN AKTİVE EDİLEMEYECEĞİNİ HEPİMİZ BİLİYORUZ
Dervişoğlu, İrandan Türkiyeye fırlatılan 2 füze ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğanın güvenlik tedbirlerine ilişkin yaptığı açıklamanın sorulması üzerine, “Sayın Erdoğanı da iktidarın ortakları da bazı durumları anlamakta zorlanıyorum. Türkiyenin hava şemsiyesi, hava saldırılarına karşı güvenliği maalesef tartışma konusu. Ayrıca bu eksikliği giderebilmek için milyarlarca dolar aldığımız bir S-400 füzelerin meselesi var. Onların aktive edilemeyeceğini de hepimiz biliyoruz. Başta bunu alanlar olmak üzere herkes biliyor. O füzeleri aldık diye F-35 projesinden çıkarıldığımızda herkesin malumu. Dolayısıyla ben Türkiyenin askeri gücünün tartışılmasına asla müsaade edemem. Ve konuyla ilgili cümlelerimi de son derece dikkatli seçerim. Türk Silahlı Kuvvetleri, NATOnun en güçlü ordularından biridir. Ama bazı alanlarda ikmal edilmesi icat eden eksiklikleri vardır. Bunu da hava sahamızda girmesi muhtemelen füzelerin NATO ülkeleri tarafından imha edildiğini anlıyoruz ve görüyoruz. Bu sebeple evet ülke güvenliği teminat altındadır. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri güçlü bir ordudur. Türk milleti de basiretli bir millettir. Ülkenin güvenliğini tartışma konusu yapmak gibi bir düşüncenin asla sahibi olamam. Yani bir kere bunu milli duygularım engeller öncelikle onu söylüyorum. Ama güvenlik perspektifi üzerinde siyasi had devşirmeye hazır bekleyen unsurların olduğu da hem bizim hem de kamuoyunun malumudur. Dolayısıyla Türkiyenin hem ordusunun hem teknolojik yeteneklerinin çok üst düzey olması gerektiğine inanıyorum. Türkiyenin jeopolitik durumu da zaten buna emrediyor. Yani o zamana kadar yapılmamış şeyler varsa o yetersizliklerin giderilmesi noktasında da bizi mecbur tutuyor bazı gelişmeler. O yönüyle bunun üzerinde siyasetin konuşacağı bir konu olarak görmüyorum. Bu doğrudan doğruya bir milli meseledir” dedi.
SORUNU OLAN TÜRKLER NASIL VARSA ELBETTE Kİ SORUNU OLAN KÜRTLER DE VAR
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye tanımının iki öznesi var. Biri terörsüzlük diğeri de Türkiye. Ben konuyla ilgili milliyetçi reflekslerle konuşmadığımı her fırsatta ifade ettim. Ayrıca yaptığım Türkiyede yaşayan Kürtler açısından bir savunma hattı özelliği taşıdığını da ifade ettim. Suriyedeki, Iraktaki ve İrandakilerle aynı değil Türkiyedekiler; bir kimliği var. Suriyedeki Kürtlerin kimliğe bile layık bulunmadığı dönemler olmuştur. Ayrıca Iraktaki Kürtlerin birisi kimliksiz bakın. Bir diğerinin seçme ve seçilme hakkı yoktu daha yakın zamana göre. İrandakilerinin de memur olma hakkı yoktu. Türkiye zaten milli birliğini ve beraberliğini hem üniter devlet yapısıyla hem vatandaşlık tanımıyla, milli kimlik tanımıyla yerine getirdi. Doğu, Güneydoğu, Anadolu orijinli insanların yüzde 60ından fazla Ankaranın batısında yaşıyorlardı. Ve eşit, onurlu vatandaş olmanın hazzıyla hareket ediyor. Şimdi bu Terörsüz Türkiye meselesi konuşulurken biz Türkiyeyi hep unuttuk. Sadece teröristleri konuştuk. Yani teröristlerin önermelerini, teröristlerin tavsiyelerini başta İmralıdaki cani başı olmak üzere; onların önermelerini konuştuk ve tartıştık. Türkiyeyle ilgili hiçbir şey konuşmadık. Türkiye sorunsuz bir alan değil ki sorunu olan Türkler nasıl varsa elbette ki sorunu olan Kürtler de var bu ülkede. Bunların müşterek bir bakış açısıyla ele alınarak sorunların çözümüne talim edebilecek adımların atılması gerekiyordu. Biz neyi konuşuyoruz bugün? Bizim bugün konuştuğumuz vatandaşlık tanımı. İktidar da muhalefetin büyük bir kesimi de vatandaşlık tanımının tartışmaya açılmasına karşı oldu. Ama yarın ne olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Taleplerin boyutunu bilmiyoruz. Ayrıca iç cepheyi geliştirdiklerini söylüyorlar. Yani iç cephede bizim bir problemimiz yoktu ki zaten” diye konuştu.
TÜRK MİLLETİNİN ADININ OLMADIĞI YERDE BIRAKALIM İYİ PARTİNİN DE İSMİ OLMASIN
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora değinen Dervişoğlu, “Bu raporda İYİ Partinin o komisyona katılmadığına İYİ Partinin adını vererek ifade etmekten bile kaçmışlar. 50 sene sonra sizlerin çocukları ya da torunları işte yüksek lisans yaparken test hazırlarken ya da doktora çalışması yaparken bu raporu alacak. İçinde İYİ Partiden bahsedilmiyor. Şöyle diyor; Komisyon çalışmalarına katılmayacağını daha önceden başkanlığımıza bildiren parti. Bırakın da tarihe geçelim; katılmadığımız tarihe şer olsun. Herkes de bilsin. Ama o komisyon raporunda Türk milletinin adının geçmemesi bizim o raporda ismimizin neden bulunmadığını da tevafuken anlatıyor diye düşünüyorum. Türk milletinin olmadığı yerde bırakalım İYİ Partinin de ismi olmasın. Ama Türk milleti de onu yapanların peşini bırakmayacak, herkes bundan emin olsun. Göreceğiz. Yani önümüzdeki dönemde yasal canlıları kabul edilecekler. İmralı canisi için ne isteniyor göreceğiz. Onun 50 bin vatandaşımızı katleden örgütü için neler arzulanıyor göreceğiz. Abdullah Öcalan denen cani hangi statüyü istiyor ve arzuluyor onu öğreneceğiz. Yani şifreli şifreli bunları veriyor Devlet Bahçeli. Sayın Cumhurbaşkanından konuyla ilgili herhangi net bir cümle kurulmuş değil. Ama bu işin moderatörlüğünü Sayın Bahçeli yaptı. Önce onu Meclisin kürsüne davet etti. Kürsüye gelebilmesi için özgürlüğüne kavuşmuş olması lazım o caninin. Ama Sayın Bahçeli özgürlüğü yerlerini değiştirerek kullanma konusunda çok mahirdir bunu. Bunu ilk kez de yapmıyor. Daha önceden de defalarca benzer cümlelerine şahit ettik. O zaman da söyledim. Adam Aşağı Ayrancıda oturtmuyor ki Meclise gelsin, konuşma yapsın. Orada Umut hakkından bahseden ilk kişi Devlet Bahçeli. Umut hakkını ilk telafuz eden eski raporda Abdullah Öcalan. Komisyon kurulma talebinin gerçek sahibi Abdullah Öcalan. Son dönemde statüden bahsediyor. Halk ozanlarında ayak verme var ya onu yapıyor. Sayın Bahçeli, Abdullah Öcalanın göz göre göre postacılığını yapıyor bu süreçte. Bunun tarafımızdan kabul edilebilecek bir yanı yok. O sebeple dedim ki bunların arasında bir kırmızı hat olduğu kesin. Ben o hattın kimler tarafından kurulduğunu merak ediyorum. Göreceğiz. Yani kim İmralı ve Öcalan sevdalısı, kim onun için ne yapıyor, bunu göreceğiz. Biz Türkiyenin dertleriyle meşgul olmaya devam ediyoruz. Bu coğrafyada yaşayan bu bayrağında altında onun gölgesinde varlığını sürdürmekle iftihar eden, burayı vatan sayan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kimliğini onurla taşıyan herkes bizim kardeşimizdir. Ve hiç kimse bu coğrafyada misafir değildir. Herkes ev sahibidir” ifadelerini kullandı.
TÜRK SİYASETİNE MÜHÜR VURACAĞIZ
Milliyetçi cephedeki partiler arasında ittifak kurulması konusunda ise “Zamanından önce değerlendirme yapmayacağım” diyen Dervişoğlu, ittifak konusunda şunları söyledi:
“Bu benim tek başıma alabileceğim bir karar değil. Parti en yetkili organlarında konuşularak alınacak bir karar bu. Ama bizim 2023 seçimlerinden bugüne bizim herhangi bir siyasi parti ile yaptığımız ittifak görüşmesi yoktur. İYİ Parti ne güzel bugünlerde yüzde 8lerde anılıyor. Bir dönem İYİ Partiye ömür biçenler de vardı. Bu sistemde bizim daha yüksek oy almamız gerekiyor. İYİ Parti altında toplanabilecek şemsiye parti haline gelmiştir. Bizimle birlikte olmak isteyen partilerin talebine şahit oluyoruz, zamanı gelince karar vereceğiz. Siyasette iki artı iki dört yapmaz. Sinerji oluşacağını zannederken, olumsuz durumla karşı karşıya da kalabilirsiniz. Bunun üzerinden bir siyasi denklem kurma ihtiyacında değiliz. Niye milliyetçileri birleştiriyoruz, milleti birleştirelim. Solcusuyla sağcısını birleştirelim. Milleti birleştirelim. Türk siyasetine mühür vuracağız” dedi.