Türkiye

Depremzede İdil, depremde ölen annesinin hayalini gerçekleştirdi

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatayın İskenderun ilçesindeki evleri yıkılan ve enkaz altında kalan İdil Gülmez, 5,5 saat sonra yaralı kurtarıldı. Gülmezin annesi ev hanımı Gül (44), erkek kardeşleri Can (16) ve Yusuf (10) ile evlerinde kalan kuzeni Poyraz Yürek (13) hayatını kaybetti. Deprem sırasında Gaziantepte bulunan babası elektrik formeni Gökhan Gülmez (46) ile yaşamaya başlayan İdil Gülmez, Türk Eğitim Derneğinin Afet Bursundan yararlanarak liseyi tamamladı. Ardından YKSye giren Gülmez, Ankaradaki özel bir üniversitenin Türkçe Öğretmenliği bölümünü yüzde 100 burslu olarak kazandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

PES ETMEMEYİ ÖĞRENDİM

İdil Gülmez, deprem döneminde içine kapandığını belirterek, “Bir süre babam dahil kimseyle iletişim kurmadım. Fakat bunun bana giderek daha çok zarar verdiğini fark ettim. Bir yerden başlamam gerekiyordu. Çünkü 12nci sınıfa geçecektim ve bir hayalim vardı. Geçmişi kapatamayız, silemeyiz, unutamayız ama bir yerden de başlamamız gerekiyordu. Sınav sürecine başlarken hiçbir umudum yoktu. Aslında hazırlanmayı da düşünmüyordum. Sonrasında bir hayalim olduğu aklıma geldi ve başarabileceğimin de farkındaydım. Bir karar aldım ve etüde yazıldım. Deprem öncesinde düzenli çalışan bir insandım ve onu yakalamaya çalıştım. Etüde gitmek için sabah 06.00da uyanıyordum ve ilçe değiştiriyordum. 2 saatlik yolum vardı. Zordu, özellikle kışın çok zordu ama ben pes etmemeyi öğrendim. Günlük 9 saat çalışmaya başladım. Vazgeçmemeyi öğrendim. Vazgeçseydim şu an burada olmazdım” dedi.

HER KARANLIĞIN ALTINDA BİR IŞIK YATIYOR

Gülmez, açıklamasında, “Ailede bir tek evini kaybeden biz değildik, halam da kaybetmişti ve babaannemlerde kalıyorduk. Onlarda can kaybı yoktu; hepsinin tek odağı bendim, benim kendime gelmemdi. Agresiftim, kimseye konuşmuyordum, sinirliydim. Ağlayamıyordum, içime kapanmıştım. Duygularımı bastırıyordum. Bu da panik atağa sebep oluyordu zaten. Kötüydüm, sürekli rüyamda o anı yaşıyordum. Deprem anında, göçük altında ayağım sıkışmıştı. Hala izi duruyor. Belli bir süre ayağımı basamadım, yürüyemedim. Toparlanmak da kişinin kendi elinde ve çevresinde. Çevren destek olduğu sürece ayakta durabiliyormuşsun. Türkçe Öğretmenliği çocukluk hayalimdi. Annem her bana baktığında, Kızım öğretmen olacak diyordu. Annem ve kendi hayalimi gerçekleştirdim. Vazgeçince, karanlığa gömülünce, hayat bitiyor bence. Fakat ben şunu fark ettim. Her karanlığın altında bir ışık yatıyor ve o ışık da biziz” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version