Politika

CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Partisi’nden ortak basın toplantısı

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, Yeni Yol Grup Başkan Vekili Selçuk Özdağ ve DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Muğla Akbelende yeni arazilerin madene açılmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Günaydın, “Neden Milastan, Akbelenden, Bodrumdan, Muğladan bu arkadaşlar burada? Arkadaşlar mesele inanılmaz ölçüde bir talanı tarif ediyor. Yalnızca 2026 yılının Ocak ve Şubat ayları içerisinde MAPEG kararlarıyla 667 yeni maden sahası işletmeye açıldı. Bunların 35i Muğla’da. Bu 164 bin dönümlük bir alanı tarif ediyor. Daha rahat anlaşılsın diye söylüyorum; 23 bin futbol sahası yalnızca bu yılın ocak ve şubat ayı içerisinde maden ruhsatına kavuşturuldu, buna yönelik bir işlem yapıldı. Muğlanın 12 bin kilometrekarelik toplam yüz ölçümünün yüzde 68i maden ruhsatına açık durumda. Bu 1 milyon 235 bin futbol sahası anlamına geliyor. Ortada Muğla diye bir yer bırakmamaya yemin etmiş bir çaba var. Ve bu çaba acele kamulaştırma gibi aslında kamusal ülke güvenliğine yönelik zorunluluk nedenleri ile çıkartılmış hukuki düzenlemeleri açıkça kamunun şirketlere, memleketi talan izni vermesi için kullanıyor. Vatandaşın tarım alanını, orman alanını, zeytinliğini kamu geliyor, Ben buraya el koyuyorum ve yeni sahibi de şu şirkettir’ diyor. Bu kadar basit. Yüzyıllardır, binlerce yıldır orada yaşayan insanlar, ağaçlarına sarılarak Yeter artık diyorlar. Bu sesi bütün Türkiyenin duyması lazım. Eğer siyasi yelpazenin her tarafından müktesebatları birbirinden çok farklı olan siyasal partiler, bu meselede bir araya gelmişlerse bu meselenin aslında vahametini de açıkça ortaya koymaktadır. Biz bu mücadelede köylü arkadaşlarımızın tam da yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

RUHSATLAR İHALESİZ ŞEKİLDE VERİLİYOR

Özdağ, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen yasa ile Cumhurbaşkanına kamulaştırma yetkisinin verildiğini belirterek, “Türkiyenin her yerinde aynı problemler var ancak Muğlada hassasiyet gösteren ekoloji temsilcileri ve çevreciler var. Muğla bir turizm kenti, dünyanın nadir kentlerinden birisidir. Burada kömür ve mermer madenleri var. Yeni madenler de çıkarılabilir ancak 2025 yılında buradaki madenlerden elde ettiğimiz para 60 milyon dolar. Burası, bir tarım kenti ve tarımdan elde ettiğimiz para ne kadar? 525 milyon dolar civarında. Turizmden ise 2,5 milyar dolar civarında bir para elde ediyoruz. Demek ki bu şehir, bir turizm ve tarım kenti ama hükümet ne yapıyor? Ben burada termik santraller inşa edeceğim diyerek köylülerin arazilerine konmak, arazilerle birlikte ekolojik dengeyi bozmak, çevreyi, iklimimizi, suyu, havamızı, hayvanlarımızı ve insanlarımızın geleceğini tehlikeye atma noktasında. Burada maden ruhsatları veriliyor. Bu ruhsatlar da ihalesiz bir şekilde veriliyor. 3 sene içerisinde Türkiye genelinde toplam 11 bin 549 maden ruhsatı şirketlere devredilmiş. Bu ruhsatların sadece 1530 tanesi açık ve rekabetçi ihale yoluyla verilmiş. Geriye kalan yüzde 87si, 10 bin 12 ruhsat ise açık ve rekabet ihale ortamı olmadan kapalı bir komisyon mekanizmasıyla devredilmiştir. İhaleye çıkarılan madenlerin sayısı 1 milyon 500 bin hektara ulaştı. Bu rakam birkaç ilin yüz ölçümünden daha fazla” diye konuştu.

ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN YANINDAYIZ

Koçyiğit de maden yasası ile birlikte asırlık zeytin ağaçlarının söküldüğünü ifade ederek, “Zeytinimize el koyan, su havzalarını, hayvanları otlattığımız meraları, orman habitatını yok eden bir iktidar zihniyetiyle karşı karşıyayız. Bütün bunları ne uğruna yapıyorlar; birkaç maden şirketini, birkaç patronu daha fazla zengin etmek için yapıyorlar. Bize de köylüye ve zeytin üreticisine de Ne haliniz varsa görün anlayışını dayattıklarını ifade ediyorlar. Tabii bu mücadelenin en önünde gelen ve hayatını kaybeden Zehra Anayı anmak istiyorum. Hafızalarımıza kazınan görüntüsünü herkes çok iyi biliyor. Ağaca sarılarak aslında ağacın yaşam, insan ve emekle olan bağını çok iyi ortaya koymuştu. Ancak ne yazık ki yaşamını yitirdiği gün ve yasın olduğu zamanda bile bu talan politikası devam etti. Bu anlamıyla biz DEM Parti olarak şunu söylüyoruz; zeytin üreticisinin yanındayız, doğa talan politikalarına karşı AKPnin her şeyi para, maden ve rant olarak gören anlayışına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version