Türkiye

Cevdet Yılmaz: Savunma sanayisinde 2028 hedefimiz 158 bin istihdam

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Savunma Sanayii Başkanlığı Savunma Sanayii Akademisi tarafından, Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında Ankarada Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesinin 2ncisi düzenlendi. Programa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiyenin kalkınma iradesinin bilgi üretme kapasitesini sahaya yansıtan, karar alma süreçlerini güçlendiren ve kurumsal yapıları uzun vadeli hedefler etrafında bütünleşen bir anlayışla şekillendirildiğini söyledi. Yılmaz, “Savunma sanayimiz, bu anlayışın güvenlik, teknolojik bağımsızlık ve küresel rekabet gücü üzerindeki etkilerinin en doğrudan hissedildiği alandır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz savunma sanayindeki gelişimi çok önceden görmüş, bu ihtiyacı görmüş ve çok önemli mesafeler almıştır. Bugün dünyada güç siyasetinin egemen olduğu bir ortamdayız. Tabiri caizse gücü gücü yetene. Uluslararası kurumların kurallarının sayılmadığı, uluslararası hukukun etkili olamadığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde özellikle ülkelerin kendi yetkinliklerine, milli, yerli yetkinliklerine dayalı bir gelişim çerçeveleri çok daha kritik hale gelmiştir” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

185 ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ

Savunma sanayinde aylık ihracatın 2 milyar dolar, yılık ihracatın ise 10 milyar doların üstüne çıkarak ilk defa çift haneli ihracat rakamlarına ulaşıldığını belirten Yılmaz, “Bu hepimize büyük bir gurur verdi. Bu konuda da emeği geçenleri yürekten tebrik ediyoruz. 185 ülkeye ihracat yapıyoruz, 230 kalemde çeşitlilik sağlamış durumdayız ve artık Türkiye küresel bir oyuncu. 3 bin 500ü aşkın firmamız var, 1400ün üzerinde proje yürütülüyor. Bu alanda 100 bin doğrudan istihdam var. 20 milyar doların üzerinde ciro büyüklüğüne ulaşmış durumdayız. Dolayısıyla her bakımdan güçlü bir sektör haline geldiğini söyleyebiliriz. Bunun da en önemli unsuru insan kaynağı. Bizim insan kaynağımızın yaş ortalaması 34. Amerikada, Avrupada bu 50nin üzerinde. Dolayısıyla gelecek bizde; genç, nitelikli, dinamik insan gücümüz var. Bu sürdürülebilirlik açısından çok kıymetli. Bizim 2028 hedefimiz 158 bin istihdam. Savunma sanayinde elde edilen yetkinlikler, zamanla ekonominin tamamına sirayet ediyor. Diğer sektörleri de etkiliyor, dönüştürüyor. Buradaki çaba sadece savunma sanayi ile ilgili değil, ekonomimizin tamamında teknolojiye dayalı yüksek katma değerli bir yapı inşa etmemiz açısından son derece önemli. Bu açıdan da daha bütüncül olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

FIRSATLARI TÜM TÜRKİYEYE TAŞIMAK LAZIM

Yılmaz, yetenek yönetiminin kamu, üniversiteler ve özel sektör tarafından ortak biçimde sahiplenilmesi gereken bir alan olduğunu söyleyerek, “Bu zirvenin en güzel taraflarından biri de bu. İşin içinde kamu, özel sektör ve üniversiteler var. Bunu bir araya getirmek işin anahtarı diye inanıyorum. Kamunun rolü; hedefleri ortaya koymak, standartları belirlemek, koordinasyonu sağlamak ve fırsat eşitliğini güçlendirmektir. Ülkemizin neresinde doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik geçmişten geliyor olursa olsun tüm gençlerimize bu alanın bir fırsat olarak sunulması lazım. Sadece metropollerde, belli okullarda ve çevrelerdeki insan kaynağına değil, bu fırsatları tüm Türkiyeye taşımamız lazım. Bir çocuğumuz hangi yöremizde doğmuş olursa olsun, Çalışırsam ben de ileride bu noktaya gelebilirim diyebilmelidir. Bunu dedirttirebildiğimiz zaman topyekun kalkınma dediğimiz hadise de gerçekleşmiş olur diye inanıyorum. Bu bakış açısıyla insan kaynaklarına yatırımı, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin de en stratejik alanı olarak görüyoruz” diye konuştu.

YERLİ PAYINI YÜZDE 80İN ÜZERİNE ÇIKARDIK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kendi bütüncül savunma sanayilerini kuramayan ülkelerin en kritik anda başkalarının şartlarına mahkum olacağını belirterek, “Önümüze çıkartılan her engeli, her ambargoyu, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yerli ve milli savunma sanayi hamlemiz için bir fırsat olarak değerlendirdik. Güçlü siyasi irade, milli ve özgün ürünleri önceleyen uzun dönemli Ar-Ge, yatırım ve tedarik planlamaları ile nitelikli insan kaynağına yatırımlar sayesinde savunma sanayisinde dünyanın gıpta ile izlediği büyük bir atılıma imza attık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını 23 yıllık süreçte yüzde 20lerden yüzde 80lerin üzerine çıkardık. Organize sanayi bölgelerimizde yer alan 60 bin öğrencimizin eğitim gördüğü 81 meslek lisesi ve 24 bin öğrencimiz bulunan 26 meslek yüksekokuluyla, mesleki eğitimi dört duvarla sınırlı bir anlayışın ötesine taşıyoruz” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

MİLLİ ÜRÜNLER, MİLLİ YETKİNLİKLE MÜMKÜNDÜR

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise savunma sanayinin yalnızca harp araçlarının ve platformların üretildiği bir sanayi kolu olmanın ötesinde ham yeteneğin jeopolitik bir güce evrildiği ve insan kaynağının milli bir stratejik varlığa dönüştürüldüğü en kritik akıl üretim üssü olduğunu söyledi. Görgün, “Milli Yetkinlik Hamlesi, bu stratejik dönüşümün insan kaynağı boyutunda kurumsallaşmasını hedefleyen bir gelecek vizyonudur. Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli çalışmamız ile savunma sanayi kuruluşlarında çalışma grupları oluşturularak insan yönetimi kapasitesinin sistematik şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu model, savunma sanayi alanında faaliyet gösteren şirketlerin yetkinlik mimarisinin kurumsal sürekliliğine katkı sunmaktadır. 2023 yılında yurt dışına giden 339 mühendisimize karşın, sadece 47 dönüş yaşanmışken, 2025 itibarıyla bu denge ilk kez pozitife dönmüş, 98 giden mühendisimize karşılık 190 değerli uzmanımız ekosistemimize yeniden katılmıştır. Başvuru sayılarındaki yaklaşık 3 katlık artış, bu dönüşümün toplumsal karşılığını da göstermektedir. Milli ürünler ancak milli yetkinliklerle mümkündür” ifadelerini kullandı.

Görgün, insan kaynağının, sektörün gidişatının belirleyicisi olduğunu ifade ederek, “Milli Yetkinlik Hamlemiz ise insan odaklı büyümenin, sürdürülebilir başarının ve stratejik bağımsızlığın anahtarıdır. Savunma sanayinde teknolojiyi üreten, yöneten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonu, teknik bilgiyle donanmış, stratejik bakış açısına sahip ve liderlik potansiyeli yüksek insan kaynağıyla mümkün olacaktır. 214 farklı eğitimle 3 bin 400ün üzerinde üniversite öğrencisine ulaştık. Bu sayı, binlerce yeni mühendisin, teknoloğun ve stratejik liderin ilk temas noktasıdır. 890dan fazla lise öğrencisini, 26 farklı eğitim aracılığıyla savunma sanayi ile tanıştırdık. Erken yaşta bu farkındalığı sağlamak, sadece bir kariyer değil, bir aidiyet yolculuğudur. TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, TEI, HAVELSAN, ASPİLSAN ve İŞBİR başta olmak üzere vakıf şirketlerimizde toplam 42 bini aşkın çalışanımız görev yapmaktadır. Bu çalışanlarımızın neredeyse tamamı lisans mezunu olup, yurt içi lisans mezuniyet oranı yüzde 98in üzerindedir. Şirketlerimizde, yurt dışı lisans mezunu 252, yurt dışı yüksek lisans mezunu 752 ve yurt dışı doktora mezunu 150 kişi görev yapmaktadır. Zirvemizin ana gayesi, yetkinliği yalnızca bireysel bir kabiliyet olarak görmemekte; bütüncül bir ekosistem olarak kurgulamaktır” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version