Türkiye
Çanakkale Savaşları’nda Alman Genelkurmay Başkanından Osmanlı ordusuna ‘cesur’ vurgusu
Çanakkale Zaferi’nin 111inci yıl dönümü kutlamaları yaklaşırken, savaşa dair yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümünden Öğr. Gör. Dr. Yusuf Ziya Altıntaş, Çanakkale Savaşları sırasında Harbiye Nazırı Enver Paşanın boğaz savunmasında yaşanan ağır cephane kıtlığı nedeniyle destek isteyip, baskı yaptığını söyledi.
ALMAN GENELKURMAY BAŞKANININ TELGRAFI İSTANBULA İLETİLDİ
Birinci Dünya Savaşının en önemli cephelerinden olan Çanakkale Boğazında 1915 yılı Mart ayında suların ısındığına dikkat çeken Öğr. Gör. Dr. Yusuf Ziya Altıntaş, “Müttefik Almanyanın en üst düzey askeri makamı olan Genelkurmay Başkanı Erich von Falkenhaynın bir telgrafı İstanbula iletildi. Eylül 1914ten itibaren Alman savaş makinesinin dümeninde olan Falkenhayn ve Almanya için Çanakkale savunması, sadece Osmanlı Devletinin bekası değil, aynı zamanda Alman İmparatorluğunun Avrupada kapana kısılmaması için hayati bir meseleydi. Eğer Boğazlar düşer ve İstanbul ele geçirilirse, Osmanlı saf dışı kalacak, İngiltere ve Fransanın yardım eli müttefikleri olan Rus çarlığına uzanacak, henüz tarafsız olan Balkan devletleri İtilaf blokuna katılacak ve Almanya-Avusturya ittifakı tamamen kuşatılarak mağlup edilecekti. Bu sebeple Berlin, 1915 Martının ilk haftalarında İtilaf filosunun artan bombardımanlarını ve cephane krizini büyük bir endişeyle takip etmekteydi. Boğaz savunmasında yaşanan ağır cephane kıtlığı, İstanbul ile Berlin arasındaki diplomatik trafiğin ana gündem maddesi haline gelmişti. Harbiye Nazırı Enver Paşa, Alman makamlarına sürekli baskı yaparak mühimmatın tükenmek üzere olduğunu, Sırbistan yolunun açılmasının bir hayat memat meselesi haline geldiğini ve acil destek gönderilmezse savunmanın çökeceğini bildiriyordu. Ancak Almanyanın önünde aşılması güç bir engel vardı: Sırbistan yolu kapalıydı ve tarafsız Romanya, askeri sevkiyata izin vermeyerek lojistik hattı tıkamıştı. Alman Savaş Bakanlığı ve Genelkurmay, teknik ve lojistik bazı yolları denese de, Çanakkaledeki topçu bataryalarının ihtiyacını karşılayacak miktarda mühimmatı cepheye ulaştırmayı başaramıyordu” dedi.
MANEVİ BİR MOTİVASYONLA CEPHEDE TUTMAYA ÇALIŞIYORDU
Genelkurmay Başkanı Erich von Falkenhaynın iletilen telgrafıyla ilgili de bilgi veren Dr. Altıntaş, “İşte bu stratejik açmazın ortasında Falkenhayn, Askeri Ataşe Leipzig aracılığıyla Enver Paşaya ilettiği mesajda, Osmanlı askerinin kahramanlığını adeta bir diplomasi aracı olarak kullandı. Falkenhayn, telgrafında cephane gönderilememesinin yarattığı gerginliği yumuşatmak istercesine, Çanakkale Boğazı cesurca savunulduğu takdirde kısıtlı cephane ile de ele geçirilemez. Ve Osmanlı ordusunda da cesur askerden bol bir şey yok… ifadelerine yer verdi. Alman Genelkurmay Başkanının bu sözleri, Osmanlı askerinin tartışmasız cesaretine bir övgü niteliği taşısa da aslında Almanyanın içinde bulunduğu lojistik acziyetin ve kendi menfaatlerini koruma çabasının bir yansımasıydı. Enver Paşanın mühimmat taleplerine karşı bir nevi moral desteği sunan Falkenhayn, maddi destek sağlayamadığı noktada müttefikini manevi bir motivasyonla cephede tutmaya çalışıyordu. Falkenhaynın bu telgrafındaki ifadelerini daha diplomatik bir dille Enver Paşaya iletmeyi tercih eden İstanbuldaki Alman yetkililer, Türklerin gösterdiği üstün çabanın her türlü övgünün üzerinde olduğunu belirterek, olası bir başarısızlığın sorumluluğunun aslında cephane gönderemeyen Almanyaya ait olduğunu da kapalı kapılar ardında itiraf etmekteydiler” diye konuştu.