Sosyal medyada bizi takip edin

Türkiye

Bakan Tekin ‘Anadolu İrfanı Değerleri Kahvaltı Buluşmaları’na katıldı

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sabancı Öğretmen evinde gerçekleştirilen Anadolu İrfanı Değerleri Kahvaltı Buluşmaları programına katıldı. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekinin yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Alevi Vakıflar Federasyonları Genel Başkan Yardımcısı Bektaş Avcı ve çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşu (STK) üyesi katıldı.

Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini yazarken, kurgularken 2014ten itibaren 1’inci Maarif Kongresinde Mustafa Kemal Atatürkün söylediği, Milli seciyeyi esas alan bize ait bir eğitim politikası inşa etmek zorundayız kurgusundan hareketle hem müfredatı hem de toplumsal yaşantımızdaki her olayı her anı bu anlamda değerlendirmeye özen gösterdik. Yapmaya çalıştığımız şey şu, dünyada toplumsal yaşantılar teknolojik değişiklikler, siyasal kavramsallaştırmalar, ideolojik tanımlamalar çok sık bir şekilde değişiyor. Her değişen kavramsallaştırmanın kendi konjonktürel döneminde kendisini meşrulaştırmak için ya da politika uygulayıcıların kendi siyasal iktidarlarını devam ettirebilmek için ihtiyaç duydukları, bazen yarattıkları, bazen devam ettirdikleri çatışma kültürünün konjonktürel olduğunu görmemiz ve bu çatışma kültürünün toplumda yarattığı ayrışmayı ortadan kaldıracak adımlar atmak gerektiğini her ortamda ifade ettik” şeklinde konuştu.

‘DİNİ REFERANSLARLA YASAKSIZ BİR TÜRKİYEYİ İNŞA ETMEK CUMHURBAŞKANIMIZIN UYGULADIĞI BİR POLİTİKA’

Bakan Tekin, “Fakat bugün geldiğimiz noktada tek tipleştiren politikalar, ötekileştiren politikalar, ayrıştıran politikalar toplumda hem ciddi bir enerji israfına, emek israfına sebebiyet veriyor, hem toplumun bazı kesimlerini sürecin dışında tutacak, onları ayrıştıracak çatışma kültürünü devamlı hale getiriyor. Türkiyede bilhassa 1990lı yıllarda bunun sonuçlarını çok bariz şekilde gördük. Etnik ya da dini sebeplerle toplumda ayrışmanın varlığından, çatışmanın varlığından siyasal ya da ekonomik çıkar elde eden kitleler bu çatışmayı körükleyen, bu çatışmayı devam ettirmeye çalışan politikalar takip ettiler, edildi. Alevi, Sünni, Türk, Kürt başta olmak üzere bu çatışma kültürünün kendi siyasal ve ekonomik çıkarlarını devam ettirmek arzusundaki kişiler tarafından körüklendiğini, örneklerini hep beraber biliyoruz, yaşadık. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi kurulurken Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla dile getirdiği konulardan bir tanesi de bu Türkiyede toplumsal barışı zedeleyen, toplumsal barışın ortaya çıkmasını engelleyen ve belli siyasal grupların kendi siyasi iktidarları için toplumun içerisine ektikleri nifak tohumlarının temizlendiği, tedavi edildiği bir Türkiyeyi; yasaksız hem etnisite anlamında hem de dini referanslarla yasaksız bir Türkiyeyi inşa etmek Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001 yılından itibaren uyguladığı bir politika” ifadelerini kullandı.

YASAKSIZ BİR TÜRKİYEYİ BÜTÜN POLİTİK UYGULAMALARININ ODAĞINA YERLEŞTİRDİK

Yusuf Tekin, “Bunu şunun için anlatıyorum; Adalet ve Kalkınma Partisi yola çıkarken, Sayın Cumhurbaşkanımız bu yola çıkarken Türkiyede demokrasiyi, insan haklarını, yasaksız bir Türkiyeyi bütün politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir. Bu anlamda süreç içerisinde çok sayıda adım atıldı çok farklı konularla ilgili. Eğer Türkiyedeki azınlık vakıflarının gayrimenkullerinin iade edilmesinden tutun, en son geldiğimiz terörsüz Türkiye sürecine kadar… böyle şeylerin yapılacağı söylendiği zaman kimsenin ihtimal dahi vermediği çok sayıda düzenleme hayata geçirildi. Biraz önce arkadaşlarla sohbet ederken konuştuğumuz Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı bence bu anlamda Cumhuriyet tarihindeki en önemli devrimlerden bir tanesi. Ama bu tek başına değerlendirildiğinde belki çok anlamlı bir okuma yapamayabiliriz. O yüzden 2002den itibaren bu anlamda atılan demokrasi, insan hakları perspektifinden atılan adımların hepsiyle beraber düşünüp geldiğimiz noktayı ona göre analiz etmemiz gerekir. Terörsüz Türkiye bu açıdan çok güzel bir örnektir. 2002den itibaren belirli bir program dahilinde atılan adımlar sayesinde, Kürtçe konuştuğu için Türkiyenin en popüler sanatçılarından bir tanesinin sosyete ortamlarında linç edildiği bir Türkiyeden; resmi devlet okullarında Kürtçe derslerinin verildiği, resmi televizyon kanallarında Kürtçe konuşulduğu bir Türkiyeye geldik. Bunlar süreç içerisinde atılan önemli adımlar. 2023 yılında Bakan olarak göreve başladıktan sonra da bu konuda hükümetimizin bu politikasını devam ettirecek Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim görev alanımıza giren konularda politika önerileri seti oluşturabilecek bir dizi etkinliği hep beraber, bu salondaki arkadaşlarla hep beraber yaptık. Onlarca toplantı yaptık, yol haritaları oluşturduk. Ben bu süreçte yaptığımız çalıştaylara, etkinliklere, programlara, raporların yazılmasına katkı veren dernek, vakıf, konfederasyon, federasyon başkanlarına, dedelerimize hassaten teşekkür ediyorum. Şu an geldiğimiz noktada bu devrimi devam ettirecek ikincil adımları nasıl atabiliriz, neler yapabiliriz sorusunu artık daha kararlı bir biçimde sorduğumuz bir dönemdeyiz” dedi.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
  • Bakan Tekin: Yusuf Tekin: Yasaksız Türkiye politikası 2001’den beri uygulanıyor Fotoğraf: Esra GÜNTEPE

  • Bakan Tekin: Yusuf Tekin: Yasaksız Türkiye politikası 2001’den beri uygulanıyor Fotoğraf: Esra GÜNTEPE

  • Bakan Tekin: Yusuf Tekin: Yasaksız Türkiye politikası 2001’den beri uygulanıyor Fotoğraf: Esra GÜNTEPE

  • Bakan Tekin: Yusuf Tekin: Yasaksız Türkiye politikası 2001’den beri uygulanıyor Fotoğraf: Esra GÜNTEPE

Continue Reading
Reklam