Politika
Babacan: Savaşı barış anlaşmasıyla neticelendirmek, Türkiye ve bölge ülkelerinin hedefi olmalı
DEVA Partisi lideri Babacan, TBMMde, Yeni Yol Partisinin grup toplantısında konuştu. Babacan, ABD ve İran arasında geçmiş yıllarda nükleer teknoloji ile ilgili görüşmeler yapıldığını hatırlattı ve halihazırda ABD-İsrail ve İran arasında süren savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, “Bölgemizde yeni bitme şımarıklar da okyanus ötesinden gelip buralarda ahkam kesmeye çalışanlar da şunu çok iyi bilmelidir; İranda değişim ancak halkın iradesi ve talebiyle olur. Dış müdahaleler ile bir ülkeye demokrasi gelmez. Irakta ve Afganistanda gördük ve olmadı. İnanın artık bunların özellikle ABDnin demokrasi ile ilgili bir derdi kalmadı. ABD Dışişleri Bakanlığının içerisinde değerler birimi vardı yani insan hakları, özgürlükler ve demokrasi gibi değerlerin anlatılması ve yaygınlaştırılması isteniyordu. Trumpın ikinci döneminde yaptığı ilk işlerden biri bu birimi kapatmak oldu. Savunma Bakanlığının adını Savaş Bakanlığı olarak değiştirdiler. Bunlar iyi niyet ifadesi mi? Sen bu yüzyılın en büyük soykırımcısına destek veriyorsun, İran ve Lübnana karşı savaşları destekleyip ardından da Nobel Barış Ödülünü niye bana vermediler diyorsun. İnanılır gibi değil. İran belki gündemde ilk sırada ancak Lübnanda da ciddi bir katliam var. Sadece Lübnanın güneyinden değil Beyrut her gün bombalanıyor. Gerçekten de son derece tehlikeli giden bir gidişat var ve bölgesel olarak yayılma riski taşıyan bu savaşı, diplomasi masasını kurmak ve iyi bir ara buluculukla bu çatışmaları önce geçici ateşkes sonrasında kalıcı ve nihayetinde bir barış anlaşmasıyla neticelendirmek, Türkiye ve bölge ülkelerinin hedefi olmalıdır” ifadelerini kullandı.
MERKEZ BANKASI, MALİYE VE HAZİNE; SAĞLAM BİR EKONOMİK PAKET AÇIKLAMASI YAPMALI
Savaşın ekonomik sonuçlarının Türkiyeye yansımalarının olacağını işaret eden Babacan, “Türkiyeyi etkileyebilecek en önemli iki konu; enerji fiyatları ve tarımsal girdilerin fiyatlarıdır. Tam da böylesine sıkıntılı bir dönemde Merkez Bankası, Maliye ve Hazine; açık, şeffaf ve çok sağlam bir ekonomik paket açıklaması yapmalıdır. Bugüne kadar, Savaş başladı, şu tedbiri alıyoruz diye bir basın toplantısı duydunuz mu? Ülkenin Cumhurbaşkanından, ilgili bakanlarından, Merkez Bankasından, Biz şu tedbirlerle hazırız dediklerini duydunuz mu? Şeffaf olmayan ve karanlıkta yürüttükleri metotlarla arka kapıdan bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Merkez Bankası yeri geliyor döviz veya altın satıyor. Peki bu satışlarla ilgili açıklama yapılıyor mu? Hayır, hiçbir açıklama yok. Halbuki Türkiyenin ekonomide en başarılı olduğu dönemlerdeki en temel ilke şeffaflıktı. Merkez Bankasının tek bir dolarlık piyasa müdahalesi açıklanırdı, ilan edilirdi çünkü şeffaflığın olduğu yerde güven olur. Kur, faiz ve enerji fiyatları konusunda sağlam bir çerçeve oluşturulmalıdır. Türkiyenin şu anda açıklanmış bir döviz kuru rejimi yoktur. Yıllarca bu ülkede serbest ve dalgalı kur rejimi vardı. Ancak aşırı dalgalanmalarda Merkez Bankası müdahale ederdi. Oysa şu anda açıklanan bir kur rejimi yok. Merkez Bankası dövizi bastırmaya çalışıyor. Peki ne kadar bastırmaya çalışıyorsun, ne yapmaya çalışıyorsun, nerede tutmaya çalışıyorsun; bunu açıklayan var mı? Yok” diye konuştu.