Türkiye

ASFAT’ın kuruluşunun 8’nci yıl dönümü kutlandı

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

MSBye bağlı ASFATın kuruluşunun 8inci yılı nedeniyle Ankaradaki Gazi Orduevinde resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve ASFAT Yönetim Kurulu Başkanı Musa Heybet, ASFAT Genel Müdürü Mustafa İlbaş katıldı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

BAKAN GÜLERİN MESAJI OKUNDU

Resepsiyonda resmi ziyaret kapsamında Almanyada bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Gülerin mesajı okundu. Bakan Güler mesajında, “Küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler ve güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hale gelmesi, güçlü ve caydırıcı bir savunma sanayine sahip olmamızın stratejik bir zorunluluk olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu bilinçle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, savunma sanayinde yerlileşme ve millileşme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlenmekte, kritik ve stratejik projeler birer birer hayata geçirilmektedir. Bakanlığımıza bağlı ASFATta, kurulduğu günden bu yana yürüttüğü çok boyutlu ve etkin faaliyetlerle, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına, savunma sanayimizin kabiliyetlerinin geliştirilmesine ve ülkemizin stratejik bağımsızlığının güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamakta, üstlendiği sorumlulukları başarıyla yerine getirmektedir. Mühendislikten üretime, bakım idame faaliyetlerinden ihracata uzanan geniş faaliyet alanıyla ASFATımızın bundan sonra da Türkiye markasıyla küresel pazara damga vurmaya devam edeceğine şüphem yoktur. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda savunma sanayimizde milli teknolojilerin geliştirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve uluslararası alanda rekabet gücümüzün arttırılması için hep birlikte daha çok çalışacak, ülkemizi hak ettiği konuma taşıyacağız. Bu vesileyle ASFAT Anonim Şirketimizin kuruluşunun 8inci yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum” dedi.

HALUK GÖRGÜN: ASFATIN 2026 HEDEFİ BÜYÜKLÜĞÜ 5 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE TAŞIMAKTIR

Resepsiyonda konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ASFATın MSBye bağlı yapısıyla, savunma sanayii alanında kamusal güvencenin sahadaki ifadesi olduğunu belirterek, “Savunma sanayii; planlama, tedarik, idame, modernizasyon ve uluslararası iş birlikleriyle birlikte yürütülen bütüncül bir kabiliyet inşasıdır. ASFAT, bu bütüncül mimarinin kritik unsurlarından birisidir. Ben ASFATın rolünü tek cümleyle şöyle özetliyorum. Kabiliyeti sahada tutan kurumsal omurga olmak. Çünkü caydırıcılık; yalnızca en ileri teknolojiye sahip olmak kadar, o kabiliyeti ihtiyaç anında görevde tutabilmektir. ASFAT, bir taraftan geniş bir üretim ve idame ağına dayanıyor. ASFAT; askeri fabrikalarımızın ve tersanelerimizin kapasitesini, müttefik ülkelerin ihtiyaçlarına entegre çözüme dönüştürebilen; sahadaki ihtiyaçla sanayinin kabiliyetini aynı hedefte buluşturan bir köprü rolü üstlenmektedir. 2018’de 14 olan çalışan sayısı, günümüz itibarıyla 450lere ulaşmıştır. Proje ölçeği büyümüş, yürütülen proje sayısı 2025 yılında 78’a yükselmiştir. 2025 yılında elde edilen ciro; finansal raporlama standartlarına göre 560 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. ASFAT, Defense News Top 100 sıralamasında 2025 yılında 78’inci sıraya yükselmiş; 2026 yılında ilk 70 şirket arasında yer alma hedefini ortaya koymuştur. 2025 yılında 3 milyar dolar tutarındaki satış sözleşme bedeline ulaşan ASFAT’ın, 2026 hedefi bu büyüklüğü 5 milyar doların üzerine taşımaktır” dedi.

ORGENERAL BAYRAKTAROĞLU: ASFAT, SAVUNMA SANAYİMİZİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN KRİTİK BİR ÖNEME SAHİPTİR

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ise yaptığı konuşmada, “Tüm dünya güvenlik mimarisinin temellerini derinden sarsan jeopolitik gelişmelerinin yaşandığı bir dönemden geçmektedir. Bu süreçte Türkiye kararlı, ilkeli ve çok boyutlu bir diplomasiyle yol almaktadır. Güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru ve uluslararası ortamda oyun kurucu olan Türkiye, güçlü ve caydırıcı ordusuyla bu coğrafyada ve kritik dönemde artık küresel bir aktördür. Bu kapsamda; etki alanı 3 kıta ilgi alanı ise tüm dünya olan Türk Silahlı Kuvvetleri engin muharebe tecrübesi, yüksek manevra, ateş desteği, insansız hava araçları ve elektronik harp yetenekleri yetişmiş ve nitelikli insan gücüyle 2 bin 235 yıllık ordu tecrübesiyle yerli ve milli savunma sanayimizin üretimi silah ve sistemlerle her geçen gün imkan ve kabiliyetlerini arttırmakta son bir asrın en yoğun en etkili faaliyetlerini gerçekleştirerek özellikle terörle mücadele ve hudut güvenliğinde üstün başarı elde etmekte mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasında Kafkaslardan Karadenize, Orta Doğudan Afrikaya, Balkanlardan Akdenize kadar birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisine yönelik önemli görevler üstlenmektedir. Bu geniş görev yelpazesinin sahadaki en somut karşılığı ise harekat bölgelerinde ortaya çıkan ihtiyaçların süratle karşılanmasıdır. Özellikle harekat bölgelerinde büyük bir özveriyle görev yapan Kahraman Mehmetçiklerimizin başarısında yerli ve milli savunma sanayi üretimi silah ve sistemlerinin katkısı gerçekten çok büyüktür. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını yerli ve milli imkanlarla karşılamayı temel bir görev olarak benimseyen ASFAT, savunma sanayimizin sürdürülebilirliği ve stratejik bağımsızlığı için kritik bir öneme sahiptir” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

MUSA HEYBET: EĞER SİLAHINIZI ÜRETEMİYORSANIZ, KENDİ KADERİNİZİ TAYİN EDEMEZSİNİZ

Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve ASFAT Yönetim Kurulu Başkanı Musa Heybet ise ASFATın Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlık karakterinin savunma sanayindeki adı olduğunu söyleyerek, “Bu büyük yürüyüşün, bu milli uyanışın lideri ve mimarına savunma sanayimizi küresel bir güç haline getiren, imkansız kelimesini lügatımızdan sildiren, ASFATın kurulmasından her bir stratejik projesine kadar süreci bizzat takip eden ve himaye eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğana en derin minnet ve şükranlarımı arz ediyorum. Eğer bugün bu ambargolar karşısında diz çöken değil, ambargoları boşa düşüren bir ülkeysek, eğer bugün başkasının güvenlik şemsiyesinin altında değil, kendi çeliğimizin ve aklımızın gölgesindeysek, bu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, savunma sanayideki yöneticilerimizin, mühendis ve işçilerimizin yürütücüsü olduğu milli teknoloji hamlesi vizyonun bir neticesidir. Eğer savunma sanayiniz tam bağımsız değilse masadaki sözünüz sınırlıdır. Eğer kendi silahınızı üretemiyorsanız, kendi kaderinizi tayin edemezsiniz. İşte bu yüzden savunma sanayinde yerlilik ve millilik bizim için sadece bir teknik başarı değil, bu bir beka meselesidir” dedi.

SEKTÖRÜMÜZE YENİ KAPILAR ARALAYACAKTIR

ASFAT Genel Müdürü Mustafa İlbaş da, “8 yıl önce Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğanın imzasıyla başlayan bu yolculuk bugün gerçekleştirdiği ilk savaş gemisi olma özelliği taşıyan projeyle inanıyorum ki sektörümüze yeni kapılar da aralayacaktır. ASFAT bugün milli bütçeden pay almadan kendi projeleriyle kendi modernizasyonunu finanse eden kendi ayakları üzerinde duran dünyadaki nadir başarılı savunma sanayi modellerinden birisidir. Bu model verimliliğin şeffaflığın hesap verebilirliğin ve milli akılın birleşimidir” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Konuşmaların ardından ASFATın kuruluş yıl dönümü nedeniyle pasta kesilerek hatıra fotoğrafı çekildi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version