Sosyal medyada bizi takip edin

Eğitim

Antalya- Bakan Tekin: Türkiye’de kimse kimsenin kılık kıyafetiyle uğraşmıyor

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiyenin 1990lı yıllardaki en önemli problemlerinden birinin başörtü sorunu olduğunu belirterek, “Bizim işimiz gücümüz yok, Başörtüsü örtsün örtmesin bu çocuklar diye tartışıyoruz. Şimdi çok şükür geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiyede kimse kimsenin kılık kıyafetiyle uğraşmıyor” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Antalyada Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü (KYGM) tarafından bu yıl 10uncusu düzenlenen Tematik Kış Kampları etkinliğinin Ahmet Hamdi Akseki Öğrenci Yurdunda yapılan Eğitimciler Kampı programına katıldı. Öğrencilerin karşısında olduğu için heyecanlandığını dile getiren Bakan Tekin, katılımcılara eğitim ve öğretim sürecinde 20 yılda yaşanan değişimi anlattı. 1990lı yıllarda Türkiyede eğitimin, en problemli alanlarından biri olduğunun altını çizen Bakan Tekin, okulların kalitesinin fiziki açıdan kötü, derslik başına düşen öğrenci sayısının dünya ortalamasının üzerinde, sınıfların kalabalık ve teknolojik yeniliklerin kullanılmasında da sorunlar yaşandığını belirtti.

DERSLİK BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISI ORTALAMA 20

Bülent Ecevitin başbakan olduğu dönemde Cumhuriyetin 100üncü yılına yönelik herkesten talep mektubu ve mektuplarda Türkiye Cumhuriyetinin 100üncü yılında neyi hayal ettiklerini yazılmasının istendiğini anlatan Tekin, şunları söyledi:

“29 Ekim 2023te PTT aracılıyla mektuplar, muhataplarına ulaştırılıyor. Bana gelen 2002 yılında yazılmış bir mektupta bir öğretmen, İnşallah Cumhuriyetin 100’üncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim diyor. Demek ki 70-80 kişilik sınıflarda ders anlatıyor. İnşallah Cumhuriyetin 100üncü yılında 45 kişilere kadar düşürmüş oluruz diyor. Peki, şu an Türkiyede derslik başına düşen öğrenci sayısı, okullarımızda ortalamamız 20 bandında. İlkokul, ortaokul ve liselerde maksimum 23. Bu OECD ortalamasının üstünde bir rakam.”

ZORUNLU EĞİTİM KADEMELERİNDE İNTERNET ERİŞİMİ VAR

Okulların fiziki şartlarının iyi durumda olduğunu belirten Bakan Tekin, başka bir öğretmenin mektubunda her okulda bir bilgisayar talebinden bahsettiğini anlattı. Bakan Tekin, “UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) bütün dersliklerinde internet erişimi, etkileşimli tahta olan dünyada neredeyse tek ülke Türkiye tanımlaması yapıyor. Şu anda 650 bin dersliğimizin tamamında, 12 yıl zorunlu eğitim kademelerinde internet erişimi var. Etkileşimli tahtalarla çocuklarımız dünyanın en büyük eğitim içerik portallarından biri olan EBAya erişim sağlayarak eğitim öğretim süreçlerine destek alıyorlar” dedi.

Bir öğretmenin de mektubunda İnşallah Cumhuriyetin 100’üncü yılında kimse kılık kıyafetimizle uğraşmaz şeklinde bir ifadeyle karşılaştığını anlatan Bakan Tekin, Türkiyenin 1990lı yıllardaki en önemli problemlerinden birinin başörtü sorunu olduğunu, gençlerin o dönemleri hatırlayamayacağını söyledi.

TÜRKİYENİN ANA PROBLEMİ, BAŞÖRTÜSÜYDÜ

Bakan Tekin, “1989-90, 90lı yıllarda Türkiyenin en önemli problemlerinin bir tanesi; üniversitelerde başörtülüler olabilir mi, olamaz mı? Birinci Körfez krizinden tutun etrafımız kaotik ilişkilerle dolu, Türkiyeden medet uman bir sürü komşumuz var. Biz ülkenin kalkınmasının, diplomatik ilişkilerimizin, etrafımızdaki savaşların, toplumsal barışın, her şeyin önüne başörtüsünü koymuştuk. Sanki insanlar, başını açtıkları zaman bütün problemlerimiz çözülecekmiş gibi. Türkiyenin ana problemi buydu. 1990lı yılların sonunda ben bir üniversitede araştırma görevlisiydim. Şununla çok karşılaştım. İki örnek vereyim. Mesela bir hastanede başörtülü olduğu için hasta, Burası kamusal alan, bu şekilde tedavi olamazsın diye geri çevrildi. Benim şahit olduğum bir uygulama. Elektrik faturası ödemeye gelen başörtülü vatandaşımız, Kamusal alana bu şekilde giremezsin diye ödeyemiyordu. Türkiye böyle bir dönemi yaşadı. O yüzden eğitim öğretim sürecinde bugünü düşünün arkadaşlar; Irakta, Suriyede, İranda, Ukraynada, Rusyada, Filistinde bu kadar kaos var. Bizim işimiz gücümüz yok, Başörtüsü örtsün örtmesin bu çocuklar diye tartışıyoruz. Şimdi çok şükür geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiyede kimse kimsenin kılık kıyafetiyle uğraşmıyor. Bütün bunlar, eğitim öğretimin fiziki ve teknolojik altyapısı ile ilgili olarak geldiğimiz noktayı göstermesi açısından önemli” diye konuştu.

NİTELİK AÇISINDAN AVRUPADA İLK 3TE

Bakan Tekin, eğitim ve öğretimde nitelik açısından Türkiyenin Avrupa ülkeleri arasında ilk üçte yer aldığını vurguladı. Türkiyede genel bütçenin ortalama 5te 1’ine yakınının eğitime ayrıldığını anlatan Bakan Tekin, eğitim ve öğretimin altyapısını fiziki ve teknolojik olarak modernize ettiklerini söyledi. Ders müfredatını öğrencilerin bilgiyi beceriye dönüştürmeleri üzerine kurguladıklarını belirten Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitimde müfredatı üçte bir oranında azalttıklarını söyledi. Eğitim ve öğretimde iyi insan olmak, temel haklara, insan haklarına saygı duymak gibi kavramların çocuklara aşılanması gerektiğinin altını çizen Tekin, “Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz var. Derslik başına düşen öğretmen sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitim öğretimde teknolojinin kullanılması, eğitim öğretim süreçlerinin demokratikleşmesi itibarıyla şu an göğsümüzü gere gere dünyanın her ülkesinde, uluslararası toplantıların tamamında bunları anlatabileceğimiz bir eğitim öğretim sürecine kavuşmuş olduk” dedi. Bakan Tekin, konuşması sonrasında öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Continue Reading
Reklam