Sosyal medyada bizi takip edin

Türkiye

Antalya- ’40 günde yağan yağmur, 4 saatte yağmaya başladı, hassas kentleşme şart’

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

ANTALYAda son dönemde etkili olan sağanak, birçok noktada şu taşkınlarına neden oldu. Akdeniz Üniversitesinden (AÜ) Prof. Dr. Ethem Karadirek, “40 günde yağan yağmur artık 4 saatte yağmaya başladı. Doğa temelli çözümler, suya hassas kentsel tasarım, yeşil alanların artırılması, taşkın modellemeleri ve yağmur suyu hasadı ile yaşadığımız sorunları önemli ölçüde ortadan kaldırır” dedi.

Antalyada günlerdir etkisini sürdüren sağanak nedeniyle yollar göle döndü, birçok bölgede tahribat meydana geldi, zemin kat daireleri su bastı. Yaşanan taşkınları değerlendiren AÜ Mühendislik Bölümü Çevre Mühendisliği Fakültesinden Prof. Dr. Ethem Karadirek, bunun olağanüstü değil, iklim değişikliği ve plansız kentleşmenin bir sonucu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Karadirek, bilimsel verilerin yağış rejimindeki değişimi net biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Mevcut durumu hem küresel ölçekte dünyanın hem de Antalyanın şehirleşmesi açısından değerlendirdiğimizde, bu tür olaylarla karşılaşacağımız aşikar. Çünkü bilim yalan söylemez. İklim değişikliğiyle beraber yağış rejiminde çok önemli değişiklikler oldu. Eskiden 40 günde yağan yağmur artık 4 saatte yağmaya başladı. Dolayısıyla bu yağış rejimindeki değişim özellikle kentsel alanlarda taşkın olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

HASAT SİSTEMLERİ CİDDİ ÖNLEM

Şehirleşme ile birlikte çeşitli önlemler alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Karadirek, “Suya hassas bir tasarımımız yok. Antalya eskiden yedi arıktan oluşan bir şehirdi. Biz o arıkları yapay olarak kapattık. Çarpık kentleşme sebebiyle şehre yağan yağmuru tahliye etmekte zorluk çekiyoruz. Doğa aslında zorluk çekmiyor, bir yolunu buluyor. Fakat bulduğu yol bize uygun olmuyor. Bu nedenle taşkınlarla karşılaşıyoruz. Doğayla uyum içinde yaşamak bunun temel çözümü. Suyu absorbe edebileceğimiz alanları artırmamız lazım. Bu da yeşil alanların artırılması anlamına geliyor. Binaların üzerinde yağmur suyu hasadı yapmalıyız. O alana bina yapmamış olsaydınız, yağmur suyu toprakta filtre edilerek aşağıya inecekti. Bu nedenle hem yağmur suyunu alternatif su kaynağı olarak kullanmak hem de taşkını önlemek için hasat sistemleri ciddi bir önlem” diye konuştu.

YAĞIŞ REJİMİ DEĞİŞİYOR

İklim değişikliğinin etkilerini daha da artıracağına dikkati çeken Prof. Dr. Karadirek, “Her yıl Son yılların en sıcak yazıydı, En fazla taşkın olan kışıydı diyoruz. Küresel ısınmayla birlikte yağış rejimi, tekerrür süresi, frekansı ve şiddeti değişiyor. Dolayısıyla bunlarla sürekli karşılaşmamak için önlem almak gerekiyor. Doğa temelli çözümler, suya hassas kentsel tasarım, yeşil alanların artırılması, taşkın modellemeleri ve yağmur suyu hasadı ile yaşadığımız sorunları önemli ölçüde ortadan kaldırır” dedi.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Continue Reading
Reklam