Politika
Ankara – Toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri içeren teklif, TBMM’de
AK Parti, toprak koruma ve arazi kullanımına ilişkin düzenlemeleri de içeren, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini, TBMM Başkanlığına sundu.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlediği basın açıklamasında kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduklarını söyledi. Güler, mülkiyet hakkını anayasal güvenceler içerisinde ve kamu yararını da en üst seviyeye taşıyacak şekilde düzenleme oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. Güler, orman kadastrosu ve tapu mülkiyetinden kaynaklanan hukuki güvencelerin sağlanması ve sorunların çözümü noktasında önerilerde bulunduklarını belirterek, “Vatandaşımız ile devlet arasındaki kadastro ve tapu ihtilaflarını hukuki belirlilik ve hakkaniyet temelinde kökten bitirmeyi arzuluyoruz. Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle 10 yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek, mülkiyeti hizalı olan ve bugüne kadar dava konusu olmayan taşınmazların tapularını geçerli sayarak, vatandaşımıza iade etmeyi teklif ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere de ağaçlandırma suretiyle Orman Genel Müdürlüğüne saha tahsislerini yapmayı istiyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazların sahiplerine, aldıkları tazminat bedellerinin rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade etmeyi öneriyoruz. Bu stratejik adımla yargıya yeni bir yük getirecek halihazırda devam eden ve açılması için hazırlık yapılan toplam 80 bine yakın davayı engelleyerek, devletimizi tazminat bedelleri, birikmiş faizler, yargılama giderleri gibi masraflardan kurtarmış oluyoruz” dedi.
KOOPERATİFLERİN TARIM ARAZİSİ EDİNMESİNİ YASAKLIYORUZ
Gelecek yüzyılda insanlığın ve toplumun en fazla ihtiyaç duyacağı olan gıda güvenliğine ilişkin düzenlemeler yapılacağını belirten Güler, “Özellikle gıdayı milli servetimiz olarak görüyor ve gelecek nesillerimize de bırakacağımız kıymetli bir miras olarak gördüğümüz toprağımızı korumak istiyoruz. Çünkü gelecek yıllarda biliyoruz ki toprak güvenliği ve çevre, üst düzey bir duyarlılık sergilenmesi gereken alanlar olacak. Ayrıca doğrudan toplumumuzun ihtiyacı olan gıda güvenliğini de sağlamamız lazım. Bu kapsamda vatan toprağımızın her bir karışının üretimde kalması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanılmasının önüne geçmemiz gerekiyor. Özellikle de son yıllarda hobi bahçesi, kooperatif, şirket ve dernek çatısı altında maalesef tarım arazilerimize yönelik olarak hukuka aykırı bir şekilde müdahaleler oluyor. Bunların engellenmesi noktasında Tarım Bakanlığımızın ciddi mücadelesi var, buna katkı sağlayacak hukuki düzenlemeleri hayata geçirmeyi arzu ediyoruz. Vatandaşlarımızın özellikle gıda arz güvenliğini tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüştürmesine izin veremeyeceğimizi ifade ediyoruz. Bu doğrultuda tarımsal amaçlı alanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor, üretim disiplini ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini idari para cezasına çeviriyoruz. Bu yasağı ihlal eden firmalara her bir abonelik için 100 bin lira idari para cezası verilmesini öneriyoruz. Abonelik iptali sağlanmadığı sürece bu ceza her ay tekrarlanacak” diye konuştu.
DSİNİN HİDROELEKTRİK TESİSİ İNŞA ETME YETKİSİNİ UZATIYORUZ
Güler, teklifle Türkiyenin 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi için sera gazı tutum kapasitesinin artırmak amacıyla karbon yutak ormanlarının kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğüne tam yetki verildiğini ekledi. Güler, “Üretimde disiplin ve gıda arz güvenliğini temin etmeye çalışıyoruz. Tarımsal üretimde planlamayı önemsiyoruz, disiplini esas alıyoruz. Bu konuda şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak, hem arz güvenliğini hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanımı zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları, güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek zararın ortaya çıkmasını önlüyoruz. Şartlar uygunsa kayıt altına alınarak vatandaşımızın mağduriyetinin önüne geçmiş oluyoruz. Su yapılarında can güvenliği ve enerji yatırımlarını da daha disiplinli bir hale getiriyoruz. Baraj ve sulama kanallarının çerçevesinde can ve mal güvenliği tedbirlerini alma sorumluluğunu ilgili belediye ve idarelere yükleyerek belli bir koordinasyonu hedefliyoruz. Diğer yandan Devlet Su İşlerine stratejik, hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak, ülkemizin enerji arz güvenliği ve geleceği noktasındaki bir güvenceyi sağlıyoruz. Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftçiliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunu devam ettirebilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz” dedi.
ALKOL ÜRETİCİLERİ HİÇBİR ETKİNLİĞE DESTEK VERMEYECEK
Gençler ve ailenin korunmasına ilişkin anayasada devlete verilen yetki maddelerini aktaran Güler, şöyle devam etti:
“Düzenleme ile alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak hiçbir etkinliğe destek vermesine veya gizli reklam yapmasına izin vermiyoruz. Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici özel uygulamaları da yasaklıyoruz. 22 ila 06.00 saatleri arasında alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki idarelere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlamayı amaçlıyoruz. Vatandaşımız ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin de işyerlerinin vitrinlerinden temizlenmesini, reklamın da engellenmesini arzu ediyoruz.”
MAHKEMELER BİRİLERİNİN ŞOV ALANI DEĞİLDİR
Güler, CHPnin İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan iddianamede yer alan iddialara cevap vermesi gerektiğini ve kamuoyunun davanın TRTde canlı yayınlanması yerine iddiaların cevaplarını merak ettiğini ifade etti. Güler, “İddianamede yüzlerce iddia var ve her birinin delili var. Çıksınlar tek tek her iddianın karşısındaki o delillerin gerçek olmadığını bağımsız ve tarafsız mahkemelerin huzurunda açıklasınlar. Mahkemeler birilerinin şov alanı değildir. CHPde yıllardır avukatlık yapan ve hukukçu kimliğinde şüphe duymadığımız çok saygın hukukçular var. Birisi de demiyor ki, Pazartesi günü Ekrem İmamoğlu selamlama konuşması yapacak. Bakın bütün kanunları ters düz ediyorlar. Ceza Muhakeme Usulü Kanunu gereğince duruşmalar alenidir, duruşmaları mahkeme başkanı yönetir. Oranın düzeninden, güvenliğinden, sürecinden mahkeme başkanı sorumludur. Bir sanık, şüpheli burayı bir miting alanıymış gibi selamlama konuşması istiyor. Ayıptır, günahtır. Bizim mahkemelerimizi, yargılama usullerimizi böyle basitleştirmeyin” değerlendirmesinde bulundu.
BAYRAMDAN SONRA SÜRECİ DEVAM ETTİRECEĞİZ
Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili soru üzerine Güler, “Komisyonumuzun koordinatör grup başkanvekillerimizle görüşüyoruz. Bu hafta içi Meclis Başkanımız komisyon üyelerine iftar yemeği verdi. Orada da görüşüldü. İnşallah bayramdan sonra koordinatör grup başkanvekillerimizle bir araya gelerek yol haritası, ön bilgilendirme noktasında bir gelişme olacaktır. Biz rapor ve beklentilerimiz doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, kararlı duruşu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin takibini biliyoruz. İnşallah bayramdan sonra süreci devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı. Güler, TBMMnin önümüzdeki hafta çalışmayarak tatile gireceğini söyledi.
Haber-Kamera: Aliekber METE-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA,