Politika

Ankara – Ömer Çelik: Ortaya çıkan vahşetten saldırıyı yapanlar sorumludur

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, MYKda ABD-İsrail ve İran arasında ateşkesin sağlanması ve istikrarın yeniden tesisi yönünde değerlendirmelerde bulunulduğunu aktardı. İsrailin, ABD ile önce İrana ardından Lübnana saldırdığını söyleyen Çelik, “İsrail ile Filistinli gruplar arasında çatışma çıktı şeklinde bazı başlıklar görüyoruz. Bunun anlamı şu demek; İsrail bazı Filistinli gruplara sebepsiz yere saldırdı demektir. Taraflara sükunet tavsiye ediyoruz diyorlar. Bu ne demek? İsrail zalimce saldırdı, Filistinliler buna ses çıkarmasın demektir. Çatışmada Filistinli kadınlar ve çocuklar hayatını kaybetti demek, aslında İsrail askerlerinin hedef gözeterek kadın ve çocukları öldürdüğünü saklamak için uydurulmuş bir literatür. Filistinde İsrailin arabası taşlandı demek, Fanatik bir İsraillinin aracını Filistinlilerin üzerine sürdüğünü ve bu neticede doğal tepkinin ortaya çıktığını saklamak demek. Kudüste sebebi bilinmeyen bir nedenle patlama oldu haberlerini görürsünüz, bunun anlamı İsrail askerlerinin Mescid-i Aksaya ya da başka bir yere ses bombalarıyla saldırdığı anlamına gelir. İsrailde hükümet krizi var deniyorsa demek ki birileri hükümet kurabilmek için yeni katliamlar başlatacak anlamına geliyor. Eğer Batıda ya da İsrailde bir siyasetçi veya bir medya organı, Kudüs İsrailin bölünmez başkentidir diyorsa, Filistinlileri yeryüzünden ve Kudüsten silmek için gayret gösteriyor anlamına gelir. Bunun sayısını yüzlerce çoğaltabiliriz. Bunun karşısında bizim doğruyu anlatmak için doğru literatür kullanmamız gerekiyor. Bu kavramların arkasındaki manipülasyonları görmemiz gerekiyor. Biz hem parti olarak hem hükümet içinde bütün bunlarla güçlü bir mücadele veriyoruz” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

BİRAN EVVEL ATEŞKES SAĞLANMALI

İsrailin insanlara mekansal soykırım, düşünsel soykırım, dinsel soykırım yaptığını kaydeden Çelik, “Mescid-i Aksada ibadet uzun zamandır yasak, bayram namazı da engellendi. Bu sadece İslam dinine dönük olarak değil, kendisi dışındaki herkese karşı bu saldırganlığı gerçekleştiriyor. Mescid-i Aksaya yapılan saldırı sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa yapılan saldırıdır. İran savaşı devam ederken gözümüzün birileri tarafından Gazzeden ve Batı Şeriadan uzaklaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Buna kesinlikle müsaade etmemek lazım. İsrail saldırganlığı Gazzeden sonra aynı şeyi Batı Şeriada da yapmaya çalışıyor, Lübnanda yapmaya çalışıyor. Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrailin ortaklaşa İrana yaptığı saldırıdır. Bu saldırı haksız, hukuksuz, gayrimeşru bir saldırıdır. Bunun hiçbir gerekçesi yoktur. Ortaya çıkan vahşetten bu saldırıyı yapanlar sorumludur. Bu vahşet sadece askeri yapıların hedef alınmasını değil, sivil altyapıların da hedef alınması şeklinde gerçekten suç olan yaklaşımın sistematik olarak işlenmesi şeklinde tezahür ediyor. Bir an evvel ateşkesin sağlanması, barış masasının kurulması herkes için en doğru olandır” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

ÇATIŞMALARIN ÇIKMAMASI İÇİN YOĞUN GAYRET GÖSTERİYORUZ

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Çelik, bölge ülkelerinin beraber hareket etmesi gerektiğini ve bölge ülkeleri arasında birbirine zarar verecek davranışların ortaya çıkmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bölge ülkeleri arasında askeri, siyasi, mezhepsel, etnik veya başka sebeplerle ihtilafların çıkması demek refahı ve güvenliği büyütmek yerine, refahın azalması, güvenliğin riske girmesi ve İsrail saldırganlığına yeni fırsatların doğması demektir. Bölge ülkeleri arasındaki her kriz İsrailin kendisine daha çok alan yaratmasına, daha saldırgan tutum üretmesine sebep oluyor. Kardeş ülkeler arasında çatışmaların çıkmaması için yoğun gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

KÜRT KARDEŞLERİMİZLE ÖRGÜTLERİN YAKLAŞIMINI AYRIŞTIRMAK GEREKİR

Çelik, basın açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çelik, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’nin Duhok’taki konutuna düzenlenen İHA saldırısına ilişkin, “Kuzey Iraktaki Kürt kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu, onların güvenliğini ve refahını önemsediğimizi burada bir kere daha ifade etmek isterim. Özellikle İsrail tarafının belli gruplarla görüşerek, belli aktörlerle görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz. Bunları istihbari olarak biliyoruz ama bizim istihbari olarak bilmemizin dışında bir kısmı açık kaynaklara da yansıdı zaten. Örneğin bazı oradaki örgüt temsilcileri bu temasın olduğuna ve yakın iş birliği içerisinde olduklarına dair açıklamalar yaptı. Biz gerek Iraktaki, gerek Suriyedeki, gerek İrandaki Kürt kardeşlerimizin refahını, güvenliğini ve onurlu kardeşçe bir geleceğini her zaman önemsiyoruz. Buna kıymet veriyoruz ve bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur. Burada tabii bir takım, Kürtler adına hareket ediyorum diyen örgütlerle oradaki Kürt kardeşlerimizi ayırmak gerekir. Burada İsrail ile paralel bir şekilde, bir takım İrandaki örgütlerin, bunlara bağlı unsurların paralel hareket etme şeklindeki bir takım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Yani arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını bunu sunarken Kürtler diye sunuyor bu örgütlerin bu yaklaşımını. Bu yanlış bir şeydir. Yani Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir. Bu çok önemlidir. İrandaki Kürt kardeşlerimiz bütün bu onlar başladığı andan itibaren son derece sağduyulu davrandılar. Kuzey Iraktaki Kürt kardeşlerimiz sağduyulu davrandılar. Ve bu savaşın haksız, hukuksuz zeminde gerçekleşen bu savaşın hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını, bundan uzak duracaklarını önemli Kürt kanaat önderleri ifade ettiler” açıklamasında bulundu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

KONU, FESİH VE SİLAH BIRAKMA MESELESİ

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuşan Çelik, “Çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Bizim partimizde kurduğumuz mekanizmalarımız var. Bu mekanizmalarımız, strateji heyetlerimiz bu konuyu sürekli olarak gündeminde tutuyor ve haftalık olarak bazen bir ya da birkaç kere toplanarak bu meseleler görüşülüyor ve değerlendiriliyor. Meclisin devreye girmesiyle birlikte bir devlet politikası olan bu süreç aynı zamanda Meclis boyutuyla da boyutlanmış oldu. Burada bizim açımızdan 3 boyutun değerlendirilmesi söz konusu. Birincisi, Cumhur İttifakının iradesi. Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru siyasi partiler olarak gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkinci boyut da Cumhurbaşkanımızın iradesinin ortaya koyulmasıyla bunun bir devlet politikası olmasıdır. Devlet kurumları burada üzerlerine düşeni yapıyorlar ve gayet uyumlu bir şekilde, koordine bir şekilde süreci ilerletmeye çalışıyorlar. Üçüncü boyut da tabii ki Yüce Meclistir. Yüce Meclisin kurulan komisyonla birlikte en sonunda komisyon çalışmalarının sonunda ortaya koyduğu bir rapor var. Bu rapora göre silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlemelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır. Her zaman söylediğim gibi burada Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge derken PKK terör örgütünün feshi ve bunun olması için de silahların bırakılmasının tamamlanması çerçevesinde bir yol haritasından bahsediyoruz. Meclisin komisyon raporunda da şekillenmiş bir yol haritası bu. Dolayısıyla burada her zaman başka tartışmalar devreye sokuluyor. Fakat o başka tartışmalar bunun konusu değil. Buradaki konu fesih ve silah bırakma meselesi” dedi.

CHPNİN EN BÜYÜK SORUNU CHP YÖNETİMİDİR

Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özelin ara seçim açıklamasına ilişkin, “Doğrusunu söylemek gerekirse bu dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın. Bütün bunun içerisinde CHPnin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın. Gerçekten Türkiyedeki ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP yönetimi var. Ve kendi konsolidasyonunu sağlayamamış, kendi bütünlüğünü sağlayamamış, herhangi bir politik üretimi olmayan, çok dar bir takım sıkıntılı tablolara sıkışmış, bizzat CHPliler tarafından gündeme getirilen yolsuzluk iddialarına diğer CHPlilerin cevap veremediği CHP yöneticilerini kastediyorum. Bir denklem var burada. Günün sonunda sürekli olarak bir CHP geleneğidir bu. Cumhuriyetin bütün değerlerini, demokrasinin bütün kurallarını kendilerinin kendi politik ihtiyaçlarına göre istedikleri gibi değiştirebileceklerini, kendilerine uyarlayabileceklerini söylüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır. CHPnin CHPye gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımıza haksızlık olacak şekilde kötü yönetildiğinden, kötü denklemlerin içine sokulduğundan bahsediyoruz. Benim söylediğim yanlış politikalardan bahsederken tutuyor bir gazeteci diyor ki; Ömer Çelik bunları söyleyerek geri planda, arka planda, kafasının arkasında sizi yargıyla mı tehdit ediyor diyor. Genel Başkan da bunun üzerine atlıyor. Bizi yargıyla tehdit ediyorlar, bizim karşımıza çıkamazlar diye. Yani okuduğu cümleyi anlamaktan aciz bir tabloyla karşı karşıyayız. Siyasi okuryazarlık problemi olan bir tabloyla karşı karşıyayız. Burada CHPnin en büyük sorunu CHP yönetimidir. Türk siyasi hayatının böyle bir sorunu yoktur. Seçimlerin nasıl yapılacağı, demokrasinin kuralları, Cumhuriyetin temel değerleri son derece açık ortadadır” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

İSRAİL BÜTÜN İNSANLIĞI HEDEF ALIYOR

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

İsrail meclisinin Filistinlilere yönelik idam cezasını yasalaştırmasına ilişkin konuşan Çelik, “Bahsettiğimiz, yani orta çağa dönüş dediğimiz, bütün değerleri ayaklar altına alan ve bütün dünya düzenini, şimdiye kadarki medeniyetin bütün kazanımlarını ortadan kaldıran bir yaklaşım bu. İlk baştan beri söylüyoruz. İsrailin buradaki hedefi, İsrail hükümetinin burada yaptığı şeyler sadece Filistinlileri hedef almıyor, sadece mazlumları hedef almıyor. Bütün insanlığı hedef alıyor, medeniyetin bütün kazanımlarını hedef alıyor. Son derece belki de yani parlamenter sisteme geçildi geçileli, bir parlamentoda alınmış en lanetli karardır, utanç vericidir. O kararı tabii lanetliyoruz ve kategorik olarak da reddediyoruz” dedi.

GELEN ELEŞTİRİLERİN HİÇBİR ÖNEMİ YOK

Çelik, KKTCdeki F-16ların Avrupa basınında eleştirilmesine ilişkin, “KKTCnin de yalnız kalmaması gerekir. Rum kesiminden gelen eleştirilerin ve Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok. Kurumsallaşmış ikiyüzlülüğün bir neticesidir bunlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürmanın ifade ettiği bu konularla ilgili görüşleri yüzde 100 doğrudur. Burada Türkiye, bütün bu savaşın dışında kendisini tutarken, bütün Akdenizde de bu kaosta hem Türkiyeyi hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ve garantör ülke olarak üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde, bütün bu çerçeveyi, bu savaşın dışında tutmaya, bütün bu kaosun, bütün bu güvenlik krizlerinin dışında tutmaya çalışıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, Sayın Cumhurbaşkanı bunları çok yerli yerinde ve doğru bir şekilde değerlendirerek, aslında bunlara cevap vermiştir. Bizim de cevabımız böyledir” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version