Politika

Ankara – Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biz bölgemizin her karışında barıştan yanayız

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlararası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Erdoğan, “Göreve gelirken ülkemizi her alanda kalkındıracağımızı, yurdumuzu daha emniyetli, daha huzurlu, daha müreffeh, daha bayındır hale getireceğimizi, Türkiyenin itibarını uluslararası alanda artıracağımızı ifade etmiştik. Hangi makamda olursak olalım, hiçbir ayrım yapmadan Türkiye için aşkla koşacağımızın sözünü vermiştik. 23 yıldır milletimize olan ahdimize sadık kalıyoruz. 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ediyoruz. 23 yıldır aşkla koşuyor, aşkına koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi Atam izindeyiz deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiyeyi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Kabine Toplantından bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarını büyük bir coşkuyla devam ettirdiklerini, dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetlerini hız kesmeden sürdürdüklerini kaydetti.

TÜRK DÜNYASI ÇOK CİDDİ BİR GÜCÜ TEMSİL ETMEKTEDİR

Erdoğan, Türkiyenin dış politikasında Türk dünyasının müstesna bir konuma sahip olduğunu belirterek, “Yaklaşık 300 milyon nüfusa, 4,5 milyon kilometrekarelik bir alana ve 2 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan Türk dünyası çok ciddi bir gücü ve potansiyeli temsil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında hayata geçirdiğimiz projelerle bu devasa potansiyeli en güzel şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. 2026 yılında Türk Devletleri Teşkilatının 13üncü zirvesine Türkiyede ev sahipliği yapacağız” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

ULAŞTIRMADA DA HEDEFLERİMİZ BÜYÜK

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

30 Ocakta yapımı tamamlanan bölünmüş yolların 30 bininci kilometresini hizmete aldıklarını anımsatan Erdoğan, “Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye, bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için yol mu yiyeceğiz diyen, bölünmüş yollarla milleti bölecekler diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Biz her zaman şunu söylüyoruz, yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir. Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiyenin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz” diye konuştu.

HEDEFİMİZ 68 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ ELDE ETMEK

Küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı 2025 yılını enflasyondan ihracata, temel ekonomik göstergelerde ümitvar bir şekilde kapattıklarını dile getiren Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan veriler turizmde de yüzlerimizin gülmesine vesile oldu. Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi, 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre, 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri, kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız” ifadelerini kullandı.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

100 MİLYAR LİRA BÜYÜKLÜĞÜNDE FİNANSMAN PAKETİNİ DEVREYE ALIYORUZ

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankasının rezervlerinin artmaya devam ettiğini belirterek, “İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan, güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim. Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız. İmalat sanayimizi güçlü şekilde desteklemeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız istihdam koruma programında istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette, finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİlerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİlerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum” dedi.

ÇİRKİN İFADELERLE ÜLKEMİZE İFTİRA ATTILAR

Erdoğan, Suriyenin 911 kilometre ile Türkiyenin kara sınırlarının en uzun komşusu olduğunu, Suriyenin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip olunan kardeş bir ülke olduğunu kaydederek, “Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Yıllardır Türkiyenin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. Orta Doğu bataklığı dediler. Bize ne Suriyeden dediler. Suriye ile Türkiyenin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek, bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriyedeki gelişmeleri doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya, söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriyedeki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriyenin meşru yöneticilerini hedef alarak, insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye, Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken Kürt düşmanı gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlararası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

SURİYE HALKININ ÖNÜNDE YENİ BİR SAYFA AÇILMIŞTIR

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Türkiye olarak komşu Suriyenin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Yanı başımızda sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil; Arap, Kürt, Türkmen, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz. Bütün mücadelemiz önce Suriyede ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriyede barışa ve istikrara katkı veren, Suriyenin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriyenin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocakta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz” dedi.

NEFRETİ KÖRÜKLEYENLERİ ARAMIZA ALMAYACAĞIZ

Erdoğan, “Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır. Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır, Sel gider, kum kalır Suriyede de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türkün, Kürtün, Arapın, Nusayrinin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allahın izniyle gelecektir” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

BÖLGEMİZDEKİ SICAK GELİŞMELERİ ELE ALACAĞIZ

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Yarın Suudi Arabistan ve Mısırı kapsayan iki günlük bir ziyaret programının olduğunu söyleyen Erdoğan, “Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazzenin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz, İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz, inşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniyede olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz” dedi.

Aybala MELEK/ ANKARA, –

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version