Türkiye

Adana- İklim değişikliği bu kez kuraklık değil, selle kendini gösterdi; uzmanından ‘yer altı barajı’ önerisi

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

ADANAda Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Burçak Kapur, “İklim değişikliğinin sonucu olan kuraklık yerini sele bıraktı. Son 1,5 ayda düşen yağış miktarı, 1 hidrolojik yıl içerisinde düşmesi gereken yağış miktarıyla aşağı yukarı eşit. Bu da sel felaketlerine yol açıyor. Böylelikle suyun büyük bir bölümü de maalesef boşa gidiyor. Suyu düştüğü yerde depolayabilmek için yer altı barajları yapılabilir” dedi.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!

Adanada son dönemde aralıklarla etkili olan sağanak ve dağlardaki karın erimesi sonucu barajlardaki su seviyesi arttı. Taşkın riskine karşı baraj kapakları açılarak kontrollü olarak su tahliyesi yapıldı. Buna rağmen Seyhan ve Ceyhan nehirleri taştı; nehirlerin çevresindeki binlerce dönüm tarım arazisi su altında kaldı.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burçak Kapur, meydana gelen sel felaketinin, aynı kuraklık gibi iklim değişikliğinin önemli bir yansıması olduğuna vurguladı.

BARAJLARDAKİ SU SEVİYESİ YÜZDE 90I GEÇTİ

Prof. Dr. Burçak Kapur, “İklim değişikliği; sıcaklığın artması, yağış rejiminin değişmesi gibi etkileri beraberinde getiriyor. Son 3 senedir bölgemizde bu etkileri kuraklık olarak yaşıyoruz. Bu süreçte çiftçiler sıkıntılar yaşadı, barajlardaki su seviyesi yüzde 4lere kadar düştü. Bu sene de çok farklı bir durum görüyoruz; iklim değişikliğinin sonucu olan kuraklık yerini sele bıraktı. Son 1,5 ayda yaşanan yağışlarla birlikte barajlardaki su seviyesi yüzde 90ı geçti” diye konuştu.

YAĞIŞIN DÜŞTÜĞÜ YERDE SUYU MUHAFAZA ETMELİYİZ

Prof. Dr. Burçak Kapur, “Son 1,5 ayda düşen yağış miktarı, 1 hidrolojik yıl içerisinde düşmesi gereken yağış miktarıyla aşağı yukarı eşit. Bu da sel felaketlerine yol açıyor. Böylelikle suyun büyük bir bölümü de maalesef boşa gidiyor. Burada dikkat etmemiz gereken nokta düşen yağış miktarını koruyabilmektir. İşte bu suyun boşa gitmesini engellediğimizde iklim değişikliğinin etkilerine karşı önlemler almış oluruz. Kuraklıkta; bitki deseni seçimi, ekim tarihleri, sulama uygulamaları, sensör kullanımı gibi önlemler alıyorsak, aşırı yağışların gelmesiyle birlikte de birtakım önlemler almamız gerekiyor. Amacımız, yağışın düştüğü yerde suyu muhafaza etmektir” dedi.

SUSUZLUK UYARISI

Aşırı yağışlarda suyu koruyup, depolayabilmek amacıyla alınması gereken önlemleri de sıralayan Kapur, “ÇED raporu ile birlikte barajlarımızın kapasitesi artırılabilir. Bunun dışında suyu düştüğü yerde depolayabilmek için yer altı barajları yapılabilir. Yer altı barajları çok kullanışlı, hiçbir yere zarar vermeden suyun depolandığı, normal barajlara göre buharlaşmanın daha az olduğu ve bu nedenle su kaybının çok daha az olduğu, istediğimiz anda istediğimiz yere yönlendirebileceğimiz bir su kaynağıdır. Su, kuru dere yataklarına yönlendirilebilir, gerekli durumlarda ihtiyaç oradan karşılanabilir. Tarla ve çiftçi bazında yapılabilecek depolama önlemleri ise bahçelerde ya da tarlalarda infiltrasyon havuzları, kontur hendekleri veya malçlama olabilir. Organik kompost gübrelerle toprağın su tutma kapasitesi artırılabilir. Bu şartlarda suyu daha iyi rezerve edebiliriz. Böylelikle kuraklık ya da aşığı yağışlar olarak iki türlü yaşadığımız iklim değişikliğinin etkilerine karşı önlem almış olacağız. Aksi takdirde gelecekte susuzluk gibi büyük problemlerle karşılaşabiliriz” diye konuştu.

Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Reklam yükleniyor...
Sizin için uygun reklam bulunamadı!
Exit mobile version