Sosyal medyada bizi takip edin

Türkiye

Kazada eşini kaybeden kadın, tazminatın 950 bin lirasını vermediği iddiasıyla avukat hakkında dava açtı

Yayınlanma tarihi:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

Kaza, 29 Mart 2025te Döşemealtı ilçesi Yeşilbayır Mahallesinde meydana geldi. Tevfik Köseoğlunun kullandığı 07 YM 151 plakalı otomobile, tali yoldan çıkan Z.B. yönetimindeki 07 AOP 273 plakalı otomobil çarptı. Tevfik Köseoğlu hayatını kaybetti, araçtaki eşi Gülşah Esma Köseoğlu ve 3 çocuğu ağır yaralandı. Yaklaşık 10 gün yoğun bakımda kalan Gülşah Esma Köseoğlu, kısmi felç geçirdi, beyin kanaması yaşadı ve bir kez kalbi durdu. Anne ile çocuklarının tedavisi devam ederken, kazaya ilişkin adli süreç başlatıldı.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

Aile, maddi sıkıntıları nedeniyle bir tanıdık aracılığıyla Erzurum Barosuna kayıtlı C.E. isimli avukatla anlaşıp, vekaletname verdi. Sigorta şirketinin 1 milyon 950 bin lirayı avukat C.E.nin hesabına yatırdığı, ailenin bu ödemeden 14 gün haberdar edilmediği daha sonra ortaya çıktı. Avukatın 1 milyon lira göndermesi, geri kalan 950 bin liralık tutar için çeşitli masraf kalemleri göstermesi üzerine aile, yeni avukatları aracılığıyla azilname verdi. Avukat C.E. hakkında baroya şikayetçi olan aile, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına da suç duyurusunda bulundu.

MAHKEME GÜNÜ YAKLAŞTIKÇA TEHDİTLER ALMAYA BAŞLADIK

Esma Köseoğlunun babası Vahdettin Güneş, mahkeme günü yaklaştıkça çeşitli tehditler almaya başladıklarını belirterek, “Kazada damadım hayatını kaybetti. Kızım ise uzun süre yoğun bakımda kaldı. Şu anda durumu iyi, fizik tedavi görüyor. Hastanedeki ameliyatları başarılı geçti. Kaza ile ilgili ciddi hukuki sorunlar yaşadık. Bir aracının vasıtasıyla bir avukatla anlaştık. Ne yazık ki bu avukat, çocuğumun belli bir miktar parasını zimmetine geçirdi. Biz de bunun üzerine suç duyurusunda bulunduk” dedi.

ORTADA ÜÇ YETİM VAR, ÇOCUKLARIN HAKKINI KORUYUN

Süreçten ailecek etkilendiklerini kaydeden Güneş, “Ayrıca bu süreçte sahte evrak düzenlendi. Biz bunları da Cumhuriyet Savcılığına sunduk. Savcılığımız gerekli incelemeleri yaptı ve mahkemeye iletti. Zimmete geçirilen parayla ilgili durum da net. Normalde trafik kazalarında ödenmesi gereken tazminat miktarı yaklaşık 2 milyon 700 bin lira. Ancak avukat, bu miktarın tamamını almamız gerekirken bize yalnızca 1 milyon lira verdi. Mahkeme sürecinde kimin haklı olduğu ortaya çıkacaktır. Ortada üç yetim çocuk var. Bu çocukların hakkını koruyun” diye konuştu.

UZLAŞMA YOLUYLA ÇÖZÜLMESİ YÖNÜNDE GİRİŞİMLERDE BULUNULDU

Müşteki avukatı Halit Çınar, “Avukatların soruşturulması izne tabi olduğundan Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni beklenmektedir. Maddi tazminat taleplerine ilişkin süreç ise hukuk davası kapsamında tüketici mahkemesinde devam etmektedir. Müvekkilimizin babası ile iletişime geçilerek, konunun uzlaşma yoluyla çözülmesi yönünde girişimlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda müvekkilimizin babasına uçak bileti alınarak Erzurum’a davet edilmiştir. Görüşme sırasında kendisine, süreci kendilerinin yürüteceği, şikayetlerin aile içinde konuşularak geri çekilmesi gerektiği ve bu şekilde iddiaların ortadan kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak sunulan tekliflerin makul bulunmaması üzerine müvekkilimiz, Ya kızımın parasını iade edersiniz ya da biz hukuki süreci sürdürürüz diyerek görüşmeden ayrılmış ve Antalya’ya geri dönmüştür” dedi.

MÜVEKKİLİMİZİN BABASI TEHDİT EDİLMİŞTİR

Tarafların uzlaşmaya çalıştığını ancak ilerleme olmadığını belirten Çınar, “Müvekkilimizin babası, Antalya’da bulunan bazı kişiler aracılığıyla aranarak tehdit edilmiştir. Kendisine yönelik ölüm tehdidi de dahil olmak üzere çeşitli tehditler yöneltilmiştir. Bu hususa ilişkin müvekkilimizin babası, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ayrıca bir suç duyurusunda bulunmuştur. Bu sürecin de takipçisi olacağız. Tüketici mahkemesinde görülen dava açısından ise dikkat çekici bir husus bulunmaktadır. Karşı taraf, alınan paraların sözleşmeye dayalı ve hukuka uygun olduğunu iddia etmektedir. Ancak tanıklarımız, ilk görüşmelerde bunun bir yardım kapsamında olduğu ve avukatlık ücreti alınmayacağının açıkça ifade edildiğini beyan etmişlerdir. Hakim bu beyanları dinlemiştir” diye konuştu.

EL YAZISIYLA SONRADAN DOLDURULMUŞ ALANLAR

Taraflar arasında hazırlanan sözleşmenin sonradan doldurulmuş olabileceğine de dikkati çeken Çınar, “Bu husus savcılık incelemesine konu edilmiştir. İncelenen belgede hem savcı hem de bilirkişi tarafından el yazısıyla sonradan doldurulmuş alanlar tespit edildiği belirtilmiştir. Bu konuda uzman kişilerden alınacak bilirkişi raporunun dosyaya ekleneceği ifade edilmiştir. Şu an için bu konuda kesin bir sonuç bulunmamakla birlikte, sözleşme üzerinde sonradan değişiklik yapıldığına dair gözle görülebilir emareler olduğu anlaşılmaktadır” dedi.

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Continue Reading
Reklam