Türkiye
Erkoyuncu, Konya Ovası’nın aldığı yağışı değerlendirdi
PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, 2026 üretim sezonunda Konya Ovası’nın aldığı yağışları değerlendirdi. Erkoyuncu, yağışların tarımsal üretim için sevindirici olduğunu söylerken su sorununun hala ciddi bir tehdit olduğunu belirtti. Erkoyuncu, “Verim için sadece yıllık yağış miktarı değil, yağışın bitkinin yetişme döneminde nasıl dağıldığı da önemli. Kar örtüsü hububat için hayati öneme sahip. Kar eridiğinde toprağa tamamen sızıyor ve bazı hastalıklarla zararlıları azaltıyor. Kar yağışının anlık ve mevsimlik etkisi yanında yıllık yüzey su alanlarını oluşturan baraj ve göllerde su birikmesine etkisi ve uzun yılları kapsayan yeraltı sularının beslenmesi ve yükselmesi açısından önemi paha biçilmezdir. Son yağışlar çiftçilerimizin umutlarını artırdı ama yeterli değil” dedi.
‘GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR’
Kasım-mart dönemindeki yağışların, baharlık ekilişler ve toprak hazırlıkları açısından uygun olduğunu belirten Erkoyuncu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Toroslar’daki kar örtüsünün yüzey sularını beslediğini ifade etti. Ancak üreticilerin sorunlarının sadece yağışla sınırlı olmadığını da söyleyen Erkoyuncu, gübrelemenin önemine vurgu yaparken, dünyada yaşanan gelişmelerin üreticinin maliyetlerini artırdığını aktardı. Erkoyuncu, “Mevcut toprak yapısı ve tarımsal sürdürülebilirlik ışığında, ülkemizde birim alandan yüksek verim elde edilmesi gübre ve bitki besleme ürünlerinin kullanımına doğrudan bağlıdır. Ancak gübre sektörü üretimde yüzde 40, ham maddede yüzde 95 oranında dışa bağımlılık ve son dönemde yaşanan İran ABD-İsrail savaşının da etkisiyle yüzde 70-90 aralığındaki öngörülemeyen fiyat artışları nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Gübre ve çiftçinin önemli bir maliyet kaynağı olan mazot da döviz kurlarından ve küresel jeopolitik gerilimlerden etkilenmektedir. Söz konusu durum çiftçiyi zorlarken, gübre kullanımını azaltmaya veya tamamen bırakmaya zorlamaktadır. Bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak verim ve kalite kaybı yaşanacağı, bunun da nihai tüketiciye gıda enflasyonu olarak yansıyacağı gerçeği ile karşı karşıya gelmiş durumdayız. Sürdürülebilir üretim için devlet sübvansiyonlarının artırılması ve destekleme ödemelerinin kullanım dönemlerine çekilmesi kritik önem arz etmektedir” diye konuştu. Erkoyuncu, toprağın organik madde açısından fakir olduğunu ve yağışlı geçen bu sezonda eksik gübrelemenin tamamlanması gerektiğini belirterek kış ve ilkbaharda yağan yağışların yaz boyunca da devam etmesinin verimli bir hasat için çok önemli olduğunu aktardı.
‘DIŞ HAVZALARDAN SU TEMİNİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR’
Konya Ovası’ndaki en büyük sorun olarak yeraltı suyunu gösteren Erkoyuncu, “İhtiyaç duyulan suyun neredeyse tamamı yeraltından geliyor. Çarşamba Çayı’na 3 yıldır su aktarılamıyor. Konya Ovası’nın geleceği için dış havzalardaki sular ovaya yönlendirilmeli. Beyşehir, Suğla, Ermenek ve Manavgat Çayı gibi kaynaklar ovaya kazandırılmalı. Yağışlar bu yıl iyi oldu ama yeterli değil” dedi.
Erkoyuncu, TARSİM sigortalarının önemine de dikkat çekerek, “Devletimiz kuraklık, dolu, sel ve yangın gibi afetlere karşı, üreticilerimize TARSİM sigortası aracılığıyla desteklerini sürdürmektedir. Üretici ortaklarımız da sigortalarını zamanında yaptırmalı ve olası risklere karşı hazırlıklı olmalıdır” ifadelerini kullandı.