Türkiye
18 Mart’ın sedyedeki kahramanı, ‘Bırakın, düşman gemilerinin batışını izleyeyim’ demiş
Çanakkale Zaferinin 111inci yıl dönümü kutlamaları yaklaşırken, savaşa dair yeni anılar da gün yüzüne çıkıyor. Çanakkale Boğazını geçerek İstanbulu ele geçirmeyi hedefleyen müttefik donanmasına karşı yürütülen savunmada, Fransız zırhlısı Bouvetnin batışı, savaşın en kritik anlarından biri olarak kayda geçti. İstanbul Teknik Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümünden Öğr. Gör. Dr. Yusuf Ziya Altıntaş, bu tarihi anlara dair bazı ayrıntıların, o dönem Osmanlı hizmetinde bulunan Alman bahriye subayı Hermann Loreyin eserinde yer aldığını söyledi.
BU BÜYÜK SEVİNÇ, TABYALARDAKİ VATANPERVERLİK DUYGUSUNU ZİRVEYE TAŞIMIŞTI
Hermann Loreyin, 1inci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Donanmasında, özellikle Barbaros ve Turgut Reis zırhlılarında görev yapan bir Alman subayı olduğunu belirten Dr. Yusuf Ziya Altıntaş, “Lorey, savaş sonrasında hazırladığı kapsamlı eserlerle Çanakkale deniz muharebelerini Alman perspektifinden tarihe not düşmüştür. Rapora esas teşkil eden bilgileri veren Heinrich Wehrle ise Çanakkalede 8’inci Ağır Sahra Obüs Alayının komutanı olarak görev yapmış bir yarbaydır. Wehrlenin komutasındaki seyyar obüs bataryaları, düşman donanmasının boğaz içindeki manevralarını kısıtlayarak savunmanın en etkili unsurlarından biri olmuştur. Loreyin aktardığına göre; Yarbay Wehrle, Fransız devi Bouvetnin saat 13.50 sularında isabet alarak sadece 3 dakika içerisinde Çanakkalenin sularına gömülmesini tabyalardaki askerlerin gözünden şöyle rapor etmiştir: Bataryalardan neşeler yükseldi, Allah Allah nidaları ve zafer teraneleri göklere çıkıyordu. Topçular şarkı söylüyor ve oynuyorlardı Savaşın en dehşetli anlarında yaşanan bu büyük sevinç, tabyalardaki vatanperverlik duygusunu zirveye taşımıştı dedi. Dr. Altıntaş, Wehrlenin raporuna yansıyan en dikkat çekici sahnenin, ağır yaralı halde sedyede yatan bir Anadolu çocuğunun, Bırakın, düşman gemilerinin batışını izleyeyim demesi olduğuna dikkat çekti.
İTİLAF DONANMASI İÇİN TAM BİR BOZGUNLA SONUÇLANMIŞTIR
18 Mart Deniz Zaferi sadece topçuların isabetli atışlarıyla değil, aynı zamanda Nusret Mayın Gemisinin 7-8 Mart gecesi Erenköy Koyuna gizlice bıraktığı 26 mayının etkisiyle kazanıldığını hatırlatan Dr. Altıntaş, “Bouvetnin hızlı batışı tabyalarda büyük bir cesaret uyandırırken, ardından gelen Irresistible ve Ocean zırhlılarının da batarak saf dışı kalması İtilaf donanması için tam bir bozgunla sonuçlanmıştır. Bölgede görev yapan Alman subaylar, tabyalardaki Türk topçusunun ve mayın hatlarının bu başarısını bizzat müşahede ederek raporlarına yansıtmış, yaşanan bu tarihi direnişi dünya askeri tarihine birer gözlemci olarak kaydetmişlerdir. 18 Mart akşamı tabya ve bataryalarda yankılanan Allah Allah nidaları, kazanılan bu zaferin ve sarsılmaz savunma azminin bir nişanesi olarak tarihteki yerini almıştır” diye konuştu.