Türkiye
Doğuştan bedensel engelli Tuğba, azmiyle önce memur sonra öğretmen oldu
6 çocuklu bir ailenin kızı olan bedensel engelli Tuğba Aydoğdu, 10 yaşında babasını kaybetti. Hem engelli olduğu için hem de babasının kaybı nedeniyle büyük zorluklar çeken Aydoğdu yılmadı ve eğitim hayatını tamamladı. Liseyi bitiren Tuğba Aydoğdu, daha sonra Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavında aldığı 85 puanla 23 yaşında Milli Eğitim Müdürlüğüne memur oldu. Memurluk sırasında Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü de kazanıp, mezun olan Aydoğdu, 8 yıl süren memurluğun ardından Fatih Meslek ve Teknik Anadolu Lisesine Adalet Bölümü öğretmeni olarak atandı.
ANNEMİN FEDAKARLIĞINI ASLA UNUTAMAM
Tuğba Aydoğdu, “Annemin fedakarlığını asla unutamam. Babam 35 yaşında iken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Maalesef bizim köy, eğitime kapalı bir köydü. Kız çocuğu okur mu? Bu kadar kız çocuğu nasıl eğitimine devam eder diye annem sürekli baskıya uğradı. Ama annem hiç yılmadı. Çünkü kendi okuma yazma bilmiyordu. Bize sürekli okumamızı söylüyordu. Ekonomik özgürlüğümüz de yoktu. Sadece babamdan kalan bir emekli maaşı vardı. Ona rağmen güçlükle de olsa hepimizi okuttu” dedi.
OKUMAKTAN HİÇ VAZGEÇMEDİK
Aydoğdu, “Ben hayatımda hep çabalayarak geldim. Okul ile evimizin arası 5 kilometre vardı. Biz kardeşimle her gün 5 kilometreyi yürüyerek giderdik. Biz okumaktan hiç vazgeçmedik. 5 kız kardeş, 4ümüz devlet memuru olduk. Kardeşimin 1i de özel bir hastanede çalışıyor. Bir de erkek kardeşimiz var. O da Down sendromlu. O bizim evimizin paşası, onun her istediği oluyor. O da eğitimi tamamlayıp, lise mezunu oldu. Benim ilk öğretmenim, annem. Ben anneme okulu bitirince söz vermiştim. Kursa gönderip okuma- yazma öğrettim. Şimdiyse annemin de bir sosyal hayatı oldu. Ben ne yapsan annemin hakkını ödeyemem. Eğitimimizi tamamlamamız için her zaman fedakarlıklarda bulundu. Biz de onun yolunda ve izinde bu yaşlara kadar gelebildik” diye konuştu.
ONLARI DUYMADIM
Aydoğdu, “İnsanların bazı bakışlarına maruz kaldım; ama vazgeçmedim. Çünkü benim çok değerli bir ailem vardı. Bana hiçbir zaman vazgeçmemem gerektiğini söylediler. Aslında Hukuk Fakültesinden mezun olup, avukat ve savcı olmak istiyordum. O olmadı ama Adalet Bölümü öğretmeni oldum. Öğretmenliğe atandıktan 6 ay sonra evraklarım eksik olduğu gerekçesiyle atamamı iptal ettiler. O dönemde çevremden bana, Senin fiziksel engelin var, o yüzden öğretmenliği yapamadın. Biz sana yapamazsın demedik mi? Başaramayacaksın. Keşke memurlukta devam etseydin dediler. Ben onları duymadım. Çünkü haklı olduğumu biliyordum. Mahkemeye başvurdum. 8 ay süren hukuki sürecin ardından haklı bulundum ve göreve geri iade edildim. Şu an mutlu ve öğrencilerimle birlikte hayatımı sürdürüyorum” dedi.