Güvenlik
Sele kapılan otomobilde 2 kızı ölen anne: Bu, kaza değil cinayet
Menderes ilçesi Oğlananası Mahallesi Kısık Sanayi yolunda, Balımnaz Türkkal ve ablası Nergiz Türkkal ile Devran Y. (28) ve Tamer Demirdaşın (33) içinde olduğu otomobil, 5 Şubat akşamı dere üzerindeki köprüden geçerken iddiaya göre sele kapıldı. Sürüklenen otomobildeki Devran Y. ve sürücü Tamer Demirdaş kendi imkanlarıyla kurtuldu. İhbar üzerine bölgeye İzmir Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi ve AFAD ekipleri sevk edildi. Devran Y. gözaltına alınırken, Demirdaş ise kaçtı. Eğitimli köpeklerin de kullanıldığı arama kurtarma çalışmalarında, Balımnaz ve ablası Nergiz Türkkalın cansız bedenlerine ulaşıldı. Türkkal kardeşler, Hacılarkırı Mezarlığında toprağa verildi.
Jandarma ekipleri, hakkında Uyuşturucu imal ve satmak ve Hırsızlıktan suç kaydı ile yakalama kararı bulunan ve sele kapılan otomobili kullandığı belirlenen Tamer Demirdaşı yakaladı. Demirdaş, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Devran Y. ise serbest bırakıldı.
BALIMNAZ VE NERGİZ ARAÇTAN ATLAYAMADI
Şüphelilerden Devran Y. ifadesinde, “Konak Tepecik bölgesinden Balımnaz ve Nergizi aldık. Araçla Konak İnciraltı bölgesi taraflarında gezdik. Ardından aynı araçla Sarnıç bölgesi Yaşam Piknik Alanına geldik. Burada aramızda eğlendik. Saat 22.00 sıralarında Gaziemir istikametinden Torbalı istikametine doğru seyrediyorduk. Aracı yine Tamer sürüyordu. Sağ ön koltukta Nergis, sol arka koltukta ben oturuyordum. Balımnaz da yanımda oturuyordu. Menderes Torbalı yolu üzerinde hızımız 20-30 kilometreydi. Yağış çok fazla ve akıntı da vardı. Sonrasında biz arazilerin bulunduğu bir ara sokağa girdik. Burada bir anda akıntıya kapıldık. Aracın sol ön ve sol arka camlarını açtık. Ben ve Tamer, araç sele kapılınca camdan atladık. Ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı. Akıntından ne zaman çıktığımı hatırlamıyorum. Tam olarak çıkış yolu bulduğumda nerede olduğumu da bilmiyordum. Yolu bulduğumda gün ağarmıştı. Ardından Tamerin evine gittim. Ailesi Tamerin evde olmadığını ve gelmediğini söyledi. Bunun üzerine hemen Ayrancılar Jandarma Karakoluna gittim, olayı izah ettim” dedi.
ARABAYLA GEÇEBİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM
Tamer Demirdaş da ifadesinde şunları söyledi:
“Hakkımda önceden tutuklamaya yönelik yakalama olduğu için çevirme olan yolları tercih etmiyorum. Bu yolu devamlı olarak kullanmaktaydım. Biz olay yerine vardığımızda yağmur çiseliyordu. Yol üzerinde biraz su birikintisi olmuştu ancak ben arabayla geçebileceğimi düşündüm. Hızım yaklaşık 10-20 kilometreydi. Su birikintisine doğru aracı sürdüm. Tam su birikintisi üzerindeyken araç sağ ön kısmından batmaya başladı. Araç sağa doğru gitti. Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. Devran da araçtan çıktı. Ben sele kapılmaya başlayınca kendisine tutunarak kurtuldum. Araçtaki kadınların da kaçıp, kendilerini kurtardıklarını düşündüm. O an kendi can derdime düştüğüm için ne olduğunu anlayamadım. Daha sonra arkadaşımın evine gidip, sığındım. Olaydan 5-6 saat sonra arkadaşım, yeğenime haber vermiş. Kendisi bizi almak için eve geldi. Jandarmaya haber verilmesini sağlayan kişi benim. Ayrıca Devranın kolluk görevlilerine başvurmasını da ben kendim istedim. Tutuklamaya yönelik yakalamam olduğu için kolluk kuvvetlerine kendim başvuramadım” diye konuştu.
ÖLÜME TERKEDİLMİŞLER İDDİASI
Olayla ilgili soruşturma sürerken hayatını kaybeden Balımnaz ve Nergiz Türkkal kardeşlerin bakkal dükkanı işleten babaları İlker Türkkal, acılarının halen tazeliğini koruduğunu söyledi. Türkkal, “İki evladımı birden kaybettim. Küçük kızım, evli olan ablasının evinde kalıyordu. Devran ile yemeğe gitmek için evden çıkarken, ablasının da kendisiyle gelmesini istiyor. Ablasıyla birlikte arabaya biniyorlar. O sırada Tamer de onlarla. Menderesin Oğlananası Mahallesine gidip, bir restorana yemek yiyorlar. Sözüm ona İzmire dönüş yolunda, Kaza oldu diyorlar. Orası, İzmire dönüş yolu değil. Olayla ilgili birçok şüphe oluştu kafamızda. Kaza yapan bir insan, 12 saat sonra avukatıyla neden karakola gider? İkincisi, biri 16 diğeri 21 yaşındaki bir kız çocuğunu, ölüme nasıl bırakıp gidebilirsin? Hangi vicdana ve merhamete sığar. O an otomobilden kendi imkanlarınla çıktığında, dizine kadar suyun geldiğini iddia ediyorsun. Ama onları çıkartamadığını söylüyorsun. Araba sürüklenmiş yani koskoca adamlar çıkarken ufacık çocukları çıkartamamışlar. Çıkartamadığınızı da kabul edelim. Çevredeki evlerden neden yardım istemediniz? Neden kendi yakınlarınızı olay sonrası arayıp eşya istediniz? Neden 112yi aramadınız? Madem dereye uçtunuz da üstünüzde o telefon nasıl çalıştı? Kızım emniyet kemeri takmazdı. Cenazesi, emniyet kemeri takılı olarak bulundu. Mekan çıkışında montları üzerlerinde olan kızlarımın ikisinin de üstünde montları yoktu. Çantaları, cep telefonları da yok. Kızımın sadece cebinde çakmak çıkıyor. Yani tamamen orada ölüme terk edilmişler. Ya da öldürülüp oraya atıldı. Benim tahminim öldürülüp atıldılar. Ama nedenini hala daha öğrenemedik” dedi.
ADALET İSTİYORUZ
Devran Y. nin serbest bırakılmasına tepki gösteren İlker Türkkal, “Bir çukura veya lağıma kedi ya da köpek düşüyor biz ona seferber oluyoruz. Sen iki tane canı evinden alıp da ölüme bıraktığında nasıl serbest kalabilirsin? Sadece savcılarımızdan, hakimlerimizden bunun cevabını istiyoruz. Adalet istiyoruz” dedi.
‘BU KAZA DEĞİL, CİNAYET’
Anne Özlem Türkkal ise “Yavrularımın ikisi de şu an yok. Olayın kaza olduğu söylendi ama ben öyle olduğunu zannetmiyorum. Benim gözümde bu bir cinayet. Kızlarımı ölüme terk ettiler. Kaza olduğunu söylüyorlar ama kendileri kurtuldu. Benim çocuklarımı neden orada bırakıp, gittiler. Kendilerinin burnu bile kanamadı. Yetkililere sesleniyorum, ne olursunuz bu olayın peşini bırakmayın, araştırın. İki yavrumun neydi suçu, kabahati. Devran serbest bırakılmış, Tamer tutuklandı. Devran mağdur dediler. Benim çocuklarım mağdur değil miydi? Bu u bir kaza değil, cinayet” diye konuştu.