Sosyal medyada bizi takip edin

Türkiye

Antalya- ‘Anadolu arkeolojisinin annesi’nin külleri, vasiyeti üzerine gün yüzüne çıkardığı 2 bin 500 yıllık tümülüse serpildi(

Yayınlanma tarihi:

Güncelleme:

Son gelişmeleri kaçırmamak için Google News sayfamızı takip edin. Butona tıkladıktan sonra açılan sayfanın sağ üst tarafında yer alan yıldızlı "Takip Et" simgesine dokunmanız yeterlidir. Takip Et

ANTALYAnın Elmalı ilçesinde 40 yıl boyunca arkeolojik kazı çalışmaları yürüten ve onlarca eseri gün yüzüne çıkaran Prof. Dr. Machteld Johanna Mellinkin bedenine ait küller, vasiyeti üzerine gün yüzüne çıkarttığı 2 bin 500 yıllık Kızılbel Tümülüsüne serpildi. Elmalı ile gönül bağı kuran, Anadolu arkeolojisinin annesi olarak bilinen Prof. Dr. Mellinkin ismi ayrıca ikinci vatanım dediği Elmalıda bir caddeye verilerek ölümsüzleştirildi.

Hollandada 1917 yılında doğan ve doktora eğitimine kadar ülkede yaşamını sürdüren Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink, 1946 yılında eğitim için ABDye gitti. Eğitimi sırasında uzmanlaştığı Anadolu arkeolojisi ile ilk kez 1947 yılında geldiği Mersinin Tarsus ilçesindeki Gözlükule kazılarında tanışan Mellink, buradaki kazılarının ardından 1963 yılında Karataş- Semayükte kendi kazıları için Antalyanın Elmalı ilçesine geldi. Burada farklı kazı ve yüzey araştırmalarında yer alan Prof. Dr. Mellink, birçok arkeolojik eserin gün yüzüne çıkarılmasında büyük rol oynadı. Prof. Dr. Mellink tarafından keşfedilen Kızılbel ve Karaburun tümülüsleri, Anadolunun en iyi korunmuş boyalı mezar odaları olarak literatürde yerini aldı. Prof. Dr. Mellink, milattan önce 525 yılına tarihlenen, günümüze neredeyse hiç ulaşmamış duvar resim sanatının örneklerini yansıtan Kızılbel Tümülüsü ile milattan önce 475 yılına tarihlenen ve bölgedeki Pers etkisini en net gösteren buluntulardan biri olarak kabul edilen Karaburun Tümülüsünü gün yüzüne çıkarttı.

ANADOLU ARKEOLOJİSİNİN ANNESİ

Anadolu arkeolojisinin annesi olarak anılan Prof. Dr. Mellink ilçeye geldiği ilk yıllarda aracıyla kendisini kazı alanlarına götüren Abdullah Aytulum ve ailesiyle de uzun süre vakit geçirdi. Elmalıdan çıkarılan tarihi eserlerin ilçede sergilenmesi için Elmalı Müzesinin kurulması fikri ve ilçeye hastane yaptırılması için girişimlerde bulunan Prof. Dr. Mellink, ilçe halkıyla iyi ilişkiler kurdu. 40 yılı Elmalıda olmak üzere yaşamının 60 yılını Anadolu arkeolojisine adayan Prof. Dr. Mellink, daha sonra ülkesi ABDye döndü.

ELMALIYA GÖMÜLME VASİYETİ

Ülkesine dönmesine rağmen bölgeyle kurduğu bağı koparmayan Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink, yakınlarına öldükten sonra Elmalıya gömülmek istediğini söyledi. Elmalıdan uzak kalamayan Prof. Dr. Mellink, öz ailem diye bahsettiği Abdullah Aytulum ve ailesiyle bağlarını koparmadı ve 2003 yılında ziyarete geldi. Burada kazı süreçlerinde yaşadığı kazı evini, Aytulumun kendisini götürdüğü aracı da gören Prof. Dr. Mellink, 2006 yılında ABDde kaldığı bakım evinde 89 yaşında hayatını kaybetti.

KÜLLERİ ELMALIYA GÖNDERİLDİ

Yakınları, Prof. Dr. Mellinkin vasiyetini yerine getirebilmek için bedeninin küllerini Elmalıya gönderdi. Burada Prof. Dr. Machteld Johanna Mellinkin külleri, Aytulum ailesinin oğlu Sadık Aytulum ile buluşturuldu. Daha sonra Prof. Dr. Mellinkin bedeninin külleri, çok sevdiği Kızılbel Tümülüsüne, Sadık Aytulum tarafından serpildi. Böylelikle Prof. Dr. Mellinkin vasiyeti yerine getirilmiş oldu. Öte yandan 2023 yılında Prof. Dr. Mellinkin yeğeni Machteld Pell ise teyzesi hakkında yazdığı kitapla ilgili bilgilere erişebilmek için birkaç günlüğüne Elmalıya geldi.

İSMİ CADDEYE VERİLDİ

Ölümünün üzerinden geçen 20 senenin ardından Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü arkeolog Durmuş Altan ve Elmalı Müzesi Müdürü arkeolog Tahir Aksekili, Hollandaya giderek Prof. Dr. Mellinkin yakınları ile görüştü. Prof. Dr. Mellinkin hayatı hakkında bilgiler toplayan Altan, Elmalıda bulunan bir caddeye adının verilmesi için çalışmalara başladı. Elmalı Belediyesinin şubat ayı meclis toplantısında alınan karar ile kazılar devam ettiği dönemde tarihi eserlerin saklandığı deponun bulunduğu binanın olduğu caddeye Prof. Machteld Johanna Mellink ismi verilmesine karar verildi.

ANNEMDEN HİÇBİR FARKI YOK

Prof. Dr. Mellinkin küllerini Elmalıya döken Sadık Aytulum, “Mellink Hanım 1963te Elmalıya geldiğinde babam onları Kaşa götürmüş. Annem de bana hamileymiş, dönüşte benim doğduğumu söylüyorlar. Böylece samimiyetimiz gelişti. Elmalıda şimdiki bulunduğumuz yeri köylüler kazmış. Babam hocayı buraya getiriyor. 1 sene sonra burada çalışma başladı ve 35 sene kadar çalışmalar sürdü. Kendisi 40 sene burada yaşadı. Ben de onun kucağında büyüdüm sayılır. Aile gibi olduk. Şu anda benim kendi annemden hiçbir farkı yok benim için. Elmalıyı çok sevdi, Elmalıya çok yardımları oldu. Hastane falan yapılırken, en büyük maddi yardımları hep hoca hanım yaptı” dedi.

KÜLLERİNİ BEN DÖKTÜM

Duygu dolu anlar yaşadığını söyleyen Sadık Aytulum, “Elmalıya en son ölümünden 2 sene önce geldi. O zaman geldiğinde felçliydi. Ondan sonra da bir daha kendisini görmedim. Kendisi ABDde vasiyet yazmış. Biz 3 kardeşiz, ablam vardı, asıl hocanın her şeyine o koştu. Ona ev alması için bir miktar para gönderdi. Yeğenlerine bıraktığı vasiyetinde, Elmalıya gömülmek istediğini söylemiş. Mevtası buraya gelemediği için yaktırıp, küllerini gönderdiler. Kızılbel Tümülüsüne küllerini ben döktüm” diye konuştu.

40 YILINI ELMALIYA VERİYOR

Durmuş Altan, Elmalı Müzesindeki çoğu eserin Prof. Dr. Mellinkin gün yüzüne çıkarttığını belirterek, “Machteld Johanna Mellink, Anadolu arkeolojisinin annesi olarak biliniyor. Gerçekten hem bir Anadolu sevdalısı hem de Elmalı sevdalısı. İlk Elmalıyla tanışmasında Karataş- Semayükte milattan önce 3000 yılına tarihlenen 500 küp mezar buluyor. Milattan önce 525 yılına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü ile milattan önce 475 yılına tarihlenen Karaburun Mezarını buluyor. Bugün arkeoloji müzesine gitsek neredeyse bütün eserler, Mellinkin ortaya çıkardığı eserlerdir. Mellink toplam 40 yılını Elmalıya veriyor. Burada bir aileyi öz ailesi olarak kabul ediyor. Ve birçok sosyal sorumluluk projesinde hep en önde yer alıyor” dedi.

YAKINLARI DA ELMALIYA GELDİ

Prof. Dr. Mellinkin Elmalı Müzesinin kurulması için çok uğraştığını ancak kuruluşunu göremediğini söyleyen Altan, “Mellink, Elmalıdaki bir aileyi öz ailem, Elmalıya ikinci vatanım diyecek kadar da bir Elmalılı. Ben hem Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü olarak hem de bir arkeolog olarak Elmalıya yaptığı bu katkılardan dolayı bir sosyal sorumluluk projesi gibi başladım bu projeye. Mellinkin yeğenleri ile görüştük. 2023 yılında buraya davet ettik. Yaklaşık 3 gün burada mezarları, beraber vakit geçirdiği aileyi, kazı evini gezdik. Müze Müdürümüz Tahir Akseki ile birlikte Amsterdama gittik ve birçok temasta bulunduk. Mellinkin Elmalı ile yazdığı eserler, bizi gerçekten çok heyecanlandırdı ve duygulandırdı. Önce belediye başkanımıza konuyu taşıdım. O da çok sağ olsun yardımcı oldu. Bu konuyu Belediye Meclisine sunduk. Meclisimizden de Mellinkin adının bir caddeye verilmesi oy çokluğuyla kabul edildi. Şu anda Dışişleri Bakanlığımızla diğer yazışmalarımız da devam ediyor. O da gerçekleştikten sonra Mellinki bir caddede, bir sokakta inşallah ismini sonsuza dek yaşatacağız” diye konuştu.

BİR LİKYA ESİNTİSİ VAR

Prof. Dr. Mellinkin küllerinin serpildiği Kızılbel Tümülüsünün Elmalıda en son ziyaret ettiği yer olduğunu belirten Altan, şöyle dedi: “Mellinkin bir vasiyeti var. 2 çok büyük tümülüs buluyor. Bunlardan biri; Karaburun Tümülüsü, milattan önce 475 yıllarına tarihlenen. Bir de milattan önce 525 yıllarına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü. Karaburun Tümülüsünde Pers istilasının Elmalıya kadar geldiğini gösteren betimlemeler var. Ama niçin buraya dökülmesini istiyor küllerinin? Çünkü Kızılbel Tümülüsü yerel özellik gösteriyor ve aynı zamanda bir Likya esintisi var. O yüzden burada bile Mellink yerel betimlemeler olan Kızılbel Tümülüsüne küllerinin dökülmesini söylüyor.”

Haber: Semih ERSÖZLER – Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA, –

Son gelişmelerden ilk siz haberdar olmak için bizi takip edin.
Continue Reading
Reklam