Politika
AK Parti’li Elitaş: Bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir
AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısına katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş partililerle bir araya geldi. Burada konuşan Elitaş, “Türkiyede yeminle ilgili 2 olay hasıl oldu. 2 hadise yaşadık. Biri 18 Nisan 1999 tarihindeki yapılan seçimlerde Merve Kavakçı Hanımefendi’ye yemin ettirmeyen Cumhuriyet Halk Partili, Demokratik Sol Partili milletvekillerinin kürsüyü işgal edip arkasından Ecevitin ‘Burası devlete meydan okuma yeri değildir. Haddini bildirin buna’ diye yemin ettirilmeyen demokrasiye karşı durulan, anayasayı ihlal ettirmeye çalışan bir meseleyi gördük. İlk defa o zaman görmüştük. İkinciyi de anayasaya göre atanmış iki bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisindeki yemin etmesi için ortaya çıkardıkları engeli gördük. Ana muhalefet partisinin genel başkanı, Ana muhalefet partisinin grup başkanvekilleri, Ana muhalefet partilerinin temsilcileri, anayasa gereği yemin etmesi gereken iki sayın bakanın kürsüye gelmesini engellemek için kürsü işgal ediliyorlar. Demokrasi tarihinde görülmemiş bir iş. Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış bir iş. 18 Nisan 1999 seçimlerindeki hariç” dedi.
Elitaş sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben 23 yıl milletvekilliği yaptım. 15-16 yıl grup başkanvekilliği yaptım. Ama hiç kimsenin birbirini yemin etmesi için kürsüyü engellediğini görmedim. Eylemler yapılabilir. Kırmızı bayrak tutulabilir, bağırılabilir, protesto yapılabilir. Salon terk edilebilir. Ama kürsüde anayasal görevini yapmak için isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir. Cumhuriyet Halk Partisinin en büyük özelliklerinden birisi bu. Onlar sahip, millet maraba. Onlar ne derse olur, onlar yemin et derse yemin edilir, yemin etme demezse yemin edilmez. Düşünebiliyor musunuz; Atatürkün kurduğu partinin genel başkanı egemenlik bilakaydüşart milletin diyen, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, milletin tek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinden üstün bir irade yoktur diyen, kurucu liderin ortaya koyduğu iradenin dışında parlamento kürsüsünü işgal edip demokrasiyi ortadan kaldırmak için yaptığı eylem hayret verici bir şey.”