Eğitim
Novartis Türkiye’den gençlere ‘Seninle Olur.’ programı
Novartis Türkiye ve Bilim Virüsü iş birliğiyle düzenlenen ‘Seninle Olur.’ programı başladı. Programa katılan 100 genç, etkinlikte programın değerlerini belirleyerek sürecin aktif paydaşları olarak konumlandı. Program, gençlerin iletişim, eleştirel düşünce, duygusal zeka ve stratejik düşünme gibi yetkinliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.
Gençler, program boyunca iletişim, eleştirel düşünce, duygusal zeka, stratejik düşünme ve hayal gücü gibi alanlarda eğitimler alacak; Novartis çalışanları ve yöneticileriyle mentorluk ilişkileri kurarak birlikte öğrenme fırsatı yakalayacak. Program, karşılıklı etkileşimi ve gençlerin kendi gelişimlerini yönlendirmelerini de amaçlıyor.
BARIŞ: GENÇLERİN KENDİLERİNİ KEŞFETMESİNİ SAĞLIYORUZ
Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, “Seninle Olur projesi, gençlerimiz için bir farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir çalışmadır. Gençlerimiz, eğitim hayatları boyunca çoğunlukla teknik bilgiye odaklanıyor. Ancak kariyerlerinin ilerleyen dönemlerinde, teknik bilginin ötesinde farklı yetkinliklere de ihtiyaç duyuyorlar. Bu noktada bir davranış değişikliği ve kişinin kendi yeni versiyonunu oluşturma çabası büyük önem taşıyor. Bu da bireyin kendine odaklanmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Biz, gençlerimizin kendilerine daha fazla odaklanabilecekleri ve kendi yeni versiyonlarını oluşturabilecekleri bir proje hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Projenin sonunda, katılımcıların ‘seninle olur’dan ‘benimle olur’ noktasına gelmeleri, yani kendi dönüşümlerini gerçekleştirmeleri, amacımıza ulaştığımızın göstergesi olacaktır. Novartis Türkiye olarak bu projede bir eğitim kurumu gibi konumlanmıyoruz. Kendimizi gençlerimiz için bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Projenin her aşamasında, kendi deneyimlerimizi, öğrenimlerimizi ve birikimlerimizi gençlerle paylaşmaya çalışacağız. Bu kapsamda projede çeşitli mentorluk ve deneyim paylaşımı aşamaları yer alıyor. Dolayısıyla Novartis olarak, sürecin tamamında gençlerin yanında olmayı hedefliyoruz” dedi.
Barış, sözlerini şöyle tamamladı:
“Seninle Olur ismi, bana göre bir duruşu simgeliyor. Gençleri cesaretlendiren, potansiyellerini ortaya çıkaran ve dönüşümlerine destek veren bir proje olacağına inanıyorum. Bu anlamda iddialılık da projenin önemli bir parçası olacak. ‘Seninle olur’ diyerek hem dönüşümü hem de iddialı olmayı desteklediğimizi ifade ediyoruz. Projeye 100’den fazla gencin katılması planlanıyor. Ancak asıl hedefimiz, sayıdan ziyade her bir bireyin kendi içinde bir değişim yaratmasıdır. Bir katılımcının önce proje arkadaşlarına, ardından çevresine etki etmesini; zamanla bir kişiden yüzlere, yüzlerden binlere ulaşan bir etki ağı oluşmasını amaçlıyoruz. Bu sürecin gerçekten bir çığır açmasını istiyoruz. Yıllar sonra farklı bir ortamda karşılaştığımız bir katılımcının, ‘Bu proje benim değişimime büyük katkı sağladı’ demesi, bizim için en büyük başarı olacaktır. Projenin böyle bir çıktıya ulaşması, bizleri de son derece mutlu edecektir.”
SÖKMEN: AMACIMIZ, GENÇLERİMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE DESTEKLEMEK VE DONATMAK
Novartis Türkiye İnsan ve Organizasyon Direktörü Özlem Sökmen de, “Projede öncelikli olarak davranış odaklı bir yapı kurmak istedik. Çünkü teknik bilginin okullarda fazlasıyla öğretildiğini ve günümüzde kolaylıkla erişilebilir olduğunu biliyoruz. Ancak davranış, iş hayatına hazırlık, kendini doğru ifade etme, farklı ortamlara uyum sağlama ve takım çalışması gibi konular gençler için büyük önem taşıyor. Bu alanlarda onları daha donanımlı hâle getirmeyi hedefliyoruz. Projeye oldukça fazla başvuru aldık. Neredeyse bine yakın başvuru arasından 100 kişiyi seçmek bizim için çok zor oldu. Tüm özgeçmişler ve okul notları gerçekten çok iyiydi. Ancak bizim için en önemli kriter motivasyondu. Katılımcıların kendilerini tanıma ve geliştirme çabası göstermeleri, seçim sürecinde belirleyici oldu. Bu unsurları ön planda tutarak değerlendirmelerimizi tamamladık. Bu çalışmayı herhangi bir karşılık beklemeden, tamamen içimizden gelerek yürütüyoruz. Amacımız, gençlerimizi en iyi şekilde desteklemek ve donatmak. Program sona erdiğinde, mezun olan katılımcıların açtığımız pozisyonlara başvurmaları bizim için büyük bir gurur ve onur kaynağı olur. Projeyi hem içerik açısından geliştirmeyi hem de faydalanacak öğrenci sayısını artırmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda programı sürekli iyileştirerek devam ettirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.
YÜCEBIYIK: 100 GENCİ GELECEĞİN İŞ DÜNYASINA HAZIRLAMAK İÇİN ONLARIN EN İNSANİ BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ
Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık da, “Bilim Virüsü, 2018 yılında çocuklara ve gençlere bilim, teknoloji ve yeni nesil beceriler kazandırmak; onları geleceğin belirsiz dünyasına hazırlamak amacıyla kurulmuş bir sosyal girişimdir. Bugün Avrupa’nın en iyi 100 sosyal girişimi arasında yer alıyoruz ve hem Türkiye’de hem de Avrupa’da hızla yayılıyoruz. ‘Seninle Olur’ programı ise Novartis Türkiye ile birlikte geliştirdiğimiz bir gelecek programıdır. Bu proje kapsamında, 100 genci geleceğin iş dünyasına hazırlamak için onların en insani becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz. İletişim, iş zekası, duygusal zeka, stratejik düşünce, eleştirel düşünce ve hayal gücü gibi alanlarda verilen eğitimlerle, üniversiteli gençlerimizi geleceğe hazırlıyoruz. Ayrıca gençlerimiz, Novartis Türkiye çalışanlarından alacakları mentorluklarla birlikte öğrenme, birlikte gelişme ve geleceği birlikte kucaklama fırsatı yakalıyor. Programımız, karşılıklı güçlenmeyi ve etkileşimi esas alan bir gençlik çalışmasıdır. Programa bini aşkın genç başvurdu. Bu başvurular arasından yaklaşık 100 katılımcı kabul edildi. Seçimler, tamamen gençlerin motivasyonlarına, kendilerini geliştirme ihtiyaçlarına ve kendilerine olan inançlarına göre yapıldı” diye konuştu.
Yücebıyık, “Programın sonunda gençlerin kazanacağı en önemli yetkinlik, adaptasyon becerisidir. Belirsiz iş dünyasına ve geleceğe uyum sağlayabilmelerini, özgüvenlerini güçlendirmelerini ve kendilerine olan inançlarını tazelemelerini amaçlıyoruz. Aynı zamanda değişime nasıl adapte olacakları konusunda onlara içgörü, bilgi ve deneyim kazandırmayı hedefliyoruz. Gençler, hayal gücü, eleştirel düşünce, iletişim ve duygusal zeka gibi alanlarda eğitim aldıktan sonra Novartis çalışanları ve yöneticileriyle mentorluk ilişkisi kuracak. Bu mentor-menti sürecinde önemli ölçüde deneyim, bilgi ve içgörü paylaşımı gerçekleşecek. Katılımcıların bu süreçten büyük fayda sağlayacaklarına inanıyoruz” dedi.