Tüm Haberler
İstanbul – Güngören’de silahla başından vurulmuştu; 16 yaşındaki kızının öldürdüğü ortaya çıktı
Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Sanayi Mahallesinde 5 katlı binanın 2nci katındaki dairede meydana geldi. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söyledi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsizin hayatını kaybettiğini tespit etti. Yapılan incelemede Dilsizin yanında silah da bulundu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
İddiaya göre, Murat Dilsizin kızı E.D. cenaze için gittiği Diyarbakırda kuzeni Büşra Dilsize babasını silahla öldürdüğünü söyledi. E.D., gece 02.00a kadar annesi ve babasının tartıştığını, babası uyuduktan sonra annesinin eline silah vererek babasını öldürmesini söylediğini, eldivenleri takarak kanepenin üzerine çıkıp uyuyan babasına ateş ettiğini kuzenine anlattı. Cinayetten sonra ise eldivenleri binanın havalandırmasına attığını ardından duş alıp kıyafetlerini yıkadığını annesinin ise silahı bir bezle temizleyip babasının yanına koyduğunu söyledi. Bunun üzerine Büşra Dilsiz savcılığa giderek şikayette bulundu. Anne Eylem Dilsiz ve abla Rojin Dilsiz gözaltına alındı.
GECE SİLAH SESİ DUYMADIK
Eylem Dilsiz ifadesinde kızı E.D.nin kendisini uyandırarak babasını vurduğunu söylediğini, gidip baktığında eşinin başından vurulmuş şekilde elinde silahla yattığını gördüğünü, bunun üzerine yatağına gittiğini, gece kimsenin silah sesi duymadığını, çocukları A.B.D. ve A.D.nin okula gitmesi üzerine polisi aradığını, polise eşinin intihar ettiğini söyledi. Sanık Rojin Dilsiz ise , “Olay günü saat 08.00 sıralarında uyandım, üzerimi giydim, babamı yatakta başından kanlar akarken yatar vaziyette gördüm ve bağırdım bunun üzerine kardeşim E.D. polisi aradı. Ben kardeşime babamızı vurması yönünde bir söylemde bulunmadım” dedi.
‘PARMAK İZİM ÇIKMASIN DİYE ELDİVEN TAKTIM’
E.D. ifadesinde; “Babam uzun zamandır bize işkence yapıyor, sürekli hakaret, tehdit ve darbediyordu. Olay günü yine annemle kavga ettiler ve ben yaşananlara daha fazla dayanamayacağımı düşünerek babama ait kanepenin altındaki silahı eldiven takarak aldım ve babamı vurdum. Parmak izimin çıkmaması için eldiven taktım, daha sonra eldivenleri tuvaletin penceresinden apartman boşluğuna attım. Babamı vurduktan sonra annem ve kardeşlerimin kaldığı odaya gidip yattım. Babamı vururken kimse uyanmadı, sabah kardeşlerim okula gittikten sonra annem, babamın odasına girip babamı ölü gördü. Anneme babamı vurduğumu söyledim annem telefonundan polis arayıp haber verdi. Polislere babamı benim vurduğumu söylemedimö dedi.
SAVCILIK EYLEMİN TEK BAŞINA GERÇEKLEŞMİŞ OLAMAYACAĞINI DEĞERLENDİRDİ
Savcılık tarafından, E.D.’nin kendi başına olay öncesinde parmak izinin çıkmaması için eldiven takması gerektiğini, eldiveni bulunmasının mümkün olmayan apartman boşluğuna atması, olaydan sonra duş alıp barut artığı bulaşmış olabilecek kıyafetlerini yıkaması gerektiğini düşünebilecek erginlik düzeyinde olmadığı değerlendirildi. Öte yandan olayın gece vakti hep birlikte ikamet ettikleri evde gerçekleşmiş olduğu halde aynı evin içinde bulunan annesi Eylem ve ablası Rojinin silah sesini duymamasının mümkün olmadığı, E.D.’nin olayın hemen ardından annesinin yanına gittiğinde babasını vurduğunu söylemesi ve Eylemin odaya gidip maktulün vurulduğunu gördüğü halde 112yi aramayarak sabah olmasını beklemesini iştirak halinde değerlendirdi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ
İddianamede, E.D., Eylem Dilsiz ve Rojin Dilsiz hakkında ‘Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah’ suçundan 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası istendi.
BABAMI GECE YARISI ÖLDÜRDÜLER
Öte yandan Murat Dilsizin oğlu Mehmet Dilsiz ise babasının ölümüyle ilgili, “Ben o sırada memleketteydim evde huzursuzluk çıkıyordu. Bunlar da babamı gece yarısı öldürdüler. Ceza almamak için iftira attılar. Suçu da kardeşimin üzerine attılar. İftira atıyorlar ama babam öyle birisi değildi” dedi.
KAVGA GÜRÜLTÜSÜ DUYMADIK
Esnaf Oktay Demirtaş Murat Dilsiz ile ilgili, “Komşumuzdu arada bir geçerken selam verirdi. Elinde bir şey olsa ikram etmeye çalışırdı. Bize göre iyi bir insandı bir kötülüğünü de görmedik komşu olarak. Kavga gürültülerini duymadık” dedi.