Türkiye
‘DİMGİ, Türkiye’de benzeri yapılmamış bir proje’
DİMGİ Projesinin kapanış forumu kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü Konferans Salonunda Dijital Medyanın Geleceği paneli düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel, “Dijital medya ekosisteminde yaşanan tüm değişiklikleri gerek basın yayın dünyası gerek iletişim fakülteleri ve akademi dünyası, gerekse öğrenci ve vatandaşlar açısından farklı odak gruplarına ayırarak yaklaşık 1 yıl süren bir proje yürüttük. Projede genç arkadaşlarımızın yeni medya kabiliyetlerini geliştirmeyi ve vaka analizleriyle günlük uygulamalarda karşılaştığımız pratikleri canlandırarak afet ve kriz iletişimi konusuna öncelik verdik. Önümüzdeki süreçte bizi nelerin beklediğini ve dijital medyada yaşanan gelişmeleri kültürel, sosyal, ekonomik olarak ilişkilerimizi nasıl etkileyeceğini ve çeşitlendireceğini inceledik. Proje süresince genç arkadaşlarımızın iletişim fakültelerindeki müfredattan medya kuruluşlarındaki gazete ve habercilik faaliyetlerini yürüten internet haber siteleri ve gazetelerimizdeki eksiklikleri de tespit etmiş olduk. Kamu kurumlarıyla hem üniversite camiasını hem genç arkadaşlarımızı hem de medya kuruluşlarını aynı ortamda buluşturarak eksiklikleri ve önümüzdeki süreçte de yapabileceğimiz aktivitelerin planlamasını yapmış olduk” ifadelerini kullandı.
HAREKET TARZIMIZ VE EYLEM PLANIMIZ OLACAK
Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2022 yılında Basın İlan Kurulu Yönetmeliğinde bir değişiklik ve akabinde 2023 yılında basın kartı yönetmeliğindeki değişiklikler ile basın yayın kuruluşlarının dijital dönüşümüne adaptasyonunu hızlı bir şekilde tamamlamış bulunuyoruz. Sadece medya kuruluşlarında değil, internet haber sitelerinde çalışan mensuplarımıza da basın kartı verip, internet haber sitelerinin de ilan ve reklam yönetmeliğinden faydalanabilir hale gelmiş olmasını sağladık. Önümüzdeki süreçte medya ekosistemini geliştirmek için hareket tarzımız ve eylem planımız olacak. Bu proje içerisinde yaklaşık 500 iletişim profesyoneli ile temas etmiş olduk. Ulusaldaki spiker ve muhabirlerden, yereldeki gazete ve akademisyen taraflarıyla ve karşılıklı etkileşim içinde projeyi yürüttük. Türkiyede benzeri yapılmamış bir proje olduğunu da gördük, yaklaşık 6 odak grup çalışmasıyla medya ekosistemin her dinamiğine bu çalışmada değerlendirmiş olduk. Çıktılarımızı ÖSYM, YÖK ve üniversitelerle, merkezi politikalara yansıması açısından da iletişim başkanlığı üzerinden Anadolu Ajansı, TRT ve Basın İlan Kurumu ile paylaşacağız.”
DİJİTAL MEDYANIN GELECEPİ İNSAN VE AHLAKLA İLGİLİ ODAK GEREKTİRİYOR
Açılışta konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ise “Her kapanış yeni bir başlangıçtır. Genç arkadaşlarımız için yeni bir yolun başındayız. Bazı projeler iz bırakır, etki ortaya koyar. Yeni başlangıçlara da zemin hazırlar. Bu proje de böyle bir izin başlangıcı” dedi. Kasapoğlu, hız ve gürültü çağının yaşandığını ancak sorumluluğun önemli olduğunu söyleyerek, “Ne kadar hızlı ve gürültü olursa olsun ölçülü bir şekilde ve anlamı yitirmeden var olmak, bu duruşu sergilemek hepimiz için sorumluluk. O yüzden bu projeyi çok kıymetli buluyorum” dedi.
DİRENÇ ALANI OLARAK DEĞERLENDİRMEK DURUMUNDAYIZ
Dijital medyanın sadece bir iletişim alanı değil, kamusal, kültür ve etki alanı olduğunu belirten Kasapoğlu, “Pek çok avantajla birlikte pek çok riski de barındıran bir alan. Bir anda hızlı yaygınlaşan bir bilgi var ve buna hızlı bir erişim var. Bilgi ile yanlış bilgi, dezenformasyon, manipülasyon var. Dijital medyanın geleceği teknolojiden önce esas itibariyle insan ve ahlakla ilgili bir odak gerektiriyor. Hayat bir değişim, dönüşüm ve dinamizmdir. Araçlar, platformlar değişir; algoritmaları farklı ortaya koyarsınız ama asıl olan ölçüyü, vicdanla yolu yürümektir. Bugün iletişimci olmak sadece aktarmak demek değil, korumak ve muhafaza etmek, doğruyu korumak demek. Beğeni uğruna gerçeği kurban etmemek, tıklanma uğruna güveni zedelememek demek. Dezenformasyon sadece yanlış bilgiden ibaret değil; ekonomiyi ve sosyal hayatı etkiliyor, toplumsal huzuru bozuyor, ülke güvenliğini tehdit ediyor. O yüzden bu alanı hep birlikte toplumsal bir direnç alanı olarak değerlendirmek durumundayız” açıklamalarında bulundu.
GENÇLER, BU PROJENİN ASIL ÜRETİCİSİ
Kasapoğlu, “Gençler, bu projenin asıl üreticisisiniz. Üretmek kadar o içeriği tüketmek, paylaşmak kadar doğrulamak da sorumluluk. Noktasına, virgülüne kadar kurulan her bir cümle sadece sizi değil bulunduğunuz toplumsal iklimi çok güçlü şekilde etkiliyor. Hedefimiz asla iyi içerik üretmek olmamalı, iyi içerik üreteceğiz ama bununla iyi düşünecek ve iyi ölçeceğiz. Sorumluluğu omuzlarımızda hissedeceğiz. Hiçbirimizin sorumsuzca davranmaya hakkımız yok. Sorumluluk bilinci ile üretirken de tüketirken de bu hassasiyetle var olmak çok kıymetli” dedi.
Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yükselin yaptığı Dijital Medyanın Geleceği başlıklı panele Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meral Özçınar, İZKA Proje ve İş Geliştirme Koordinatörü Cangül Kuş konuşmacı olarak katıldı.